<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533</id><updated>2012-02-16T03:43:01.773-08:00</updated><category term='Kara Tahtada Temizlik/ 4. sınıf - Tam metin'/><category term='Kara Tahtada Dans/4. sınıf- Tam metin'/><category term='özgeçmiş'/><category term='4. sınıf'/><category term='3. sınıf'/><category term='iletişim'/><category term='Akıllı Kurt/ 2. sınıf - Tam metin'/><category term='Bezgin/2. sınıf - Tam metin'/><category term='Dostluğun Gücü/3. sınıf - Tam metin'/><category term='Zıpzıp/2. sınıf - Tam metin'/><category term='Hırsız Bukalemun/3. sınıf- Tam metin'/><category term='Tembel Limon/2. sınıf - Tam metin'/><category term='Felsefe kitapları'/><category term='Kara Tahtada Şipşakçı/4. sınıf - Tam metin'/><category term='Çizgi Romanlar'/><category term='Kurnaz Horoz/2. sınıf- Tam metin'/><category term='5. sınıf'/><category term='Yardımcı Kitap'/><category term='Tembel Milton/3. sınıf - Tam metin'/><category term='2. sınıf'/><category term='Angut Kuşu/3. sınıf-Tam metin'/><category term='Beyaz Karga/3. sınıf - Tam metin'/><category term='Çeviriler'/><title type='text'>Özgür Sinan ve Filozof Tosbağa</title><subtitle type='html'>Çocuk kitapları yazarı Özgür Sinan, ilköğretim öğrencileri tarafından beğeniyle karşılanan Filozof Tosbağa'nın yaratıcısıdır. Filozof Tosbağa'nın yanısıra çok sayıda kitabı yayımlanan Özgür Sinan'ın kitaplarıyla ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
iletisim icin: ozgursinan456@gmail.com</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>55</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-7455330115671026296</id><published>2010-08-12T18:39:00.000-07:00</published><updated>2010-08-12T18:40:40.290-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iletişim'/><title type='text'>iletişim icin mail adresi</title><content type='html'>ozgursinan456@gmail.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-7455330115671026296?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/7455330115671026296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=7455330115671026296' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/7455330115671026296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/7455330115671026296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/08/iletisim-icin-mail-adresi.html' title='iletişim icin mail adresi'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-2743271123232875983</id><published>2010-06-29T01:58:00.000-07:00</published><updated>2010-06-29T03:48:04.285-07:00</updated><title type='text'>Filozof Tosbağa Nasıl Doğdu</title><content type='html'>"FİLOZOF TOSBAĞA" NASIL DOĞDU? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa'nın doğuş öyküsü, bir bakıma Özgür Sinan'ın çocuk kitabı yazarı haline gelmesinin de öyküsünü oluşturuyor. Bu nedenle konuyu okurlarımla paylaşmanın yararlı olacağını, beni ve yarattığım kahramanları anlamayı kolaylaştıracağını düşünüyorum.&lt;br /&gt; Her şey bir öğretmen arkadaşımdan gelen istekle başladı. Bir gün bana şöyle dedi:&lt;br /&gt; - Yıllardır büyükler için yazıp çiziyorsun. Yazdıklarını kaç kişi okuyor belli bile değil. Bu ülkede felsefe kitabını okuyan kaç kişi çıkıyor! Sen en iyisi çocuklar için öyküler yaz. Çocuklar iyi okurlardır, senin de hoşuna gidecek emin ol!&lt;br /&gt; Bu sözlerin karşısında her işin acemisinden gelen bildik itirazları sıralamaya başladım:&lt;br /&gt; - Çocuklar için yazmaktan ne anlarım ben!&lt;br /&gt; - Neden anlamayasın canım, bir felsefecinin çocuklardan anlamam demesi biraz garip oluyor.&lt;br /&gt; - Ama daha önce  çocuklara yönelik hiçbir şey yazmadım...&lt;br /&gt; - Daha önce yazı yazmayı da bilmiyordun, yüzmeyi de, birçok şeyi yapmayı da... Bunları nasıl öğrendinse bu işi de öğrenirsin. Yeter ki iste!&lt;br /&gt; - İyi de becerebilir miyim bakalım?&lt;br /&gt; - Bir dene. Beceremezsen sorun yok, "olmuyor işte" der, işin içinden çıkarsın. Ama neden beceremeyesin? Yıllardır o kadar kitabı boşuna mı okudun, çevirdin, öyküler yazdın? Yaparsın, yaparsın...Hele bir dene!&lt;br /&gt; - Diyelim yazdım... Kime okutacağım, yazdıklarımı kim basar?&lt;br /&gt; - Sen merak etme, benim yayıncı dostlarım var. Güzel bir şeyler yazarsan bastırtırız.&lt;br /&gt; Arkadaşımın bu sözleri üzerine konuyu düşünmeye başladım. Sonunda çocuklar için öykü yazmaya karar verdim. İyi ama ne yazacaktım? Bildik masalların ya da klasik öykülerin bir benzerini yazmak istemiyordum. Nasılsa bunları benden çok daha ustaca yazanlar vardı. Benim özgün bir şeyler yazmam gerekiyordu.&lt;br /&gt; Sonunda birçok yazarın başvurduğu bir yolda ilerlemeye karar verdim. İyi bildiğim bir konuyu anlatacaktım: kendimi!&lt;br /&gt; Bilindiği gibi bazı insanlar sık sık şöyle der: "Aaaah ah, biliyormusunuz benim hayatım bir roman! Bir yazsam var ya, ne biçim bir roman çıkar ortaya ..." Doğrudur, gerçekten de herkesin hayatından çok güzel bir roman çıkabilir. Çıkmasına çıkabilir de bu hayatı güzel bir roman olarak kim yazacak? Asıl sorun budur.&lt;br /&gt; Daha önce büyükler için değişik denemeler, makaleler, öyküler yazmıştım. Bakalım kendi çocukluğumu çocukların hoşuna gidecek biçimde yazabilecek miydim?&lt;br /&gt; Uzatmayayım. İlkokul günlerimi bir film şeridi gibi hatırlamaya çalıştım. Sonunda o dönemle ilgili olarak sınıftaki kara tahtanın benim için çok önemli olduğunu anladım. Bunun üzerine kendimi kara tahtanın yerine koymaya, onun ağzından bir ilkokul sınıfını ve o sınıftaki öğrencileri anlatmaya karar verdim. Böylece ileride ilk kitabımı oluşturacak "Kara Tahtadan Öyküler" ortaya çıkmış oldu.&lt;br /&gt; Öğretmen arkadaşım kara tahta öykülerini beğenmişti. Beni daha fazla teşvik etmeye başladı. Bunun üzerine yeni öyküler yazmak için düşünmeye başladım. Yine özgün bir şeyler yazmam gerekiyordu. Bu kez iyi bildiğim bazı bilimsel olayları öyküleştirmeye karar verdim. Örneğin imparator kelebeklerinin tırtıl evreleri bana çok çarpıcı gelmişti. Bu tırtıllar kış uykusuna yatmadan önce bir ağacın dalları üzerindeki yapraklardan beş tanesinin saplarını kemiriyorlardı. Birkaç gün sonra kurumaya başlayan yapraklar kıvrılıp bir kağıt rulosuna dönüşüyorlardı. Bizim tırtıl da bunlardan birisinin içine girip kozasını örüyor ve kış uykusuna yatıyordu.&lt;br /&gt; Burada önemli olan tırtılın bir tane değil de beş tane yaprağı rulo haline getirmesidir. Böylece tırtıl ağaçtaki kurumuş yapraklara saldıracak kuşları şaşırtmayı hedeflemektedir. Beş tane kurumuş yaprakla uğraşmak zahmetli olacağı için kuşlar her zaman bu yapraklarla uğraşmazlar. Bizim tırtıl da kışı geçirip kelebek olarak bahara merhaba der.&lt;br /&gt; İşte bu bu olaydan esinlenerek "Çokbilmiş Tırtıl"ın öyküsünü yazdım. Sonuç fena olmamıştı. Bu öyküyü okuyanlar da oldukça beğenmişlerdi. Artık yavaş yavaş ısınmaya başlamıştım. Özellikle hayvan kahramanların maceralarının yer aldığı  öyküleri ardı ardına yazmaya başladım. Yaklaşık iki yıl sonra İlkyaz Yayınevi benim ilk çocuk kitaplarım olarak "Kara Tahtadan Öyküler" ve "Çokbilmiş Tırtıl"ı bastı. Kitaplarla ilgili olumlu tepkiler gelince yayınevi benden yeni kitaplar istedi. Bunun üzerine ben de çalışmalarıma hız verdim.&lt;br /&gt; Çocuklar için öykü yazarken kendimce bazı ilkeler belirlemiştim:&lt;br /&gt; Birincisi, öykülerde çocuklara açık açık dersler verip bol keseden onlara öğütler vermeyecektim. Her insan gibi çocukların da kendilerine akıl verilmesinden, sık sık kendilerine şunu şöyle yap, bunu böyle yapma denilmesinden hoşlanmadıklarını biliyordum. Sıkıcı olmamak ve ciddiye alınmak istiyorsam çocuklara öncelikle hoş ve eğlendirici konulardan söz etmeliydim. &lt;br /&gt; İkincisi, her zaman basit ve yalın yazmaya çalışacaktım. Sözü dolaştırmamaya, söylemek istediklerimi en kısa ve en açık biçimde yazmaya özen gösterecektim. Çok malın haramsız, çok lafın yalansız olmadığını hiç unutmayacaktım.&lt;br /&gt; Üçüncüsü, çocukların düşünen ve sorgulayan bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunacak, onları düşündürüp sonuçlar çıkartmaya yöneltecek öyküler yazmaya çalışacaktım. Çocukların öykülerimi okurken eğlenip hoşça vakit geçirmelerini ama aynı zamanda bol bol düşünmelerini istiyordum.&lt;br /&gt; Zaman zaman üçüncü ilkem üzerinde özellikle düşünüyor, bu konuda neler yapabileceğimi araştırıyordum. Derken yavaş yavaş kafamda bir soru biçimlenmeye başladı: "Yazdığım kitaplarla çocukları felsefeyle tanıştıramaz mıyım?"&lt;br /&gt; Bu soruya ilk başlarda verdiğim yanıt olumsuzdu:&lt;br /&gt; "O kadar da değil canım! Bu ülkede temel eğitim müfredatında felsefe diye bir ders yok. Çocuklar felsefenin adını ancak lisede duyuyorlar! Lisedeki felsefe derslerinin ise bildiğimiz felsefi eğitimle bir ilgisi yok. Biraz ahlâk bilgisi, biraz düşünce tarihi özeti... Bu ortamda çocuklara felsefeden nasıl söz edilebilir ki!"&lt;br /&gt; Ne var ki, zihnimin bir köşesine felsefenin kılçıklı sorusu takılmıştı bir kere! Yazdığım öykülerde felsefi konuları işlemek için yollar aramaya başlamıştım. Felsefenin adından, felsefi kavramlardan ve konulardan söz etmeden çocuklara felsefi bilgiler veremez miydim?&lt;br /&gt; Bir gün felsefi bir yazı okuyordum. Yazı adalet üzerineydi. "Dağıtıcı adalet" ve "eşitlikçi adalet" anlayışlarını ele alıyor, tarih boyunca gündeme gelen değişik adalet uygulamalarını eleştiriyordu. Yazıyı okurken birden bu konuyu çocuklara anlatmak isteği içimde belirdi. Kuşkusuz çocuklara bu konuyu felsefi kavramlarla anlatamazdım. Peki ne yapacaktım?&lt;br /&gt; Bir ormanın kıyısındaki yamaçta bulunan havuçları birlikte toplayan bir keçi ile bir tavşan düşündüm. Bu iki arkadaş bütün gün canla başla çalışıp havuçları topluyorlar. Akşama doğru iş bitince de havuçları paylaşmaya karar veriyorlar. Keçi paylaşımda dağıtıcı adeletin uygulanmasını isterken, tavşan eşitlikçi adaletten yana oluyor. Her ikisi de kendi çıkarı için belli bir adalet anlayışının uygulanmasını istiyor. Tabii anlaşamıyorlar ve tartışmaya başlıyorlar. Bir süre sonra da tartışma kavgaya dönüşecek kadar kızışıyor.&lt;br /&gt; Öykünün burasında işin içine bir felsefecinin katılması gerekiyordu. Bu üçüncü hayvan keçinin ve tavşanın savunduğu adalet anlayışlarını sorgulayacak, bu anlayışların yetersizliklerini ve sınırlarını ortaya koyacak, sonunda da iki tarafın kabul ettiği bir çözüm bulacaktı. İyi de bu felsefeci hayvan kahraman kim olacaktı?&lt;br /&gt; Bunun üzerine bu role uygun bir hayvan aramaya başladım. Sayısız hayvanı düşünüyor ama bir türlü hiçbirisinde karar kılamıyordum. Arslan ya da kurdu alsam bunların adalet üzerine sözlerinin pek ciddiye alınmayacağı açıktı. Horoz ya da koyunu alsam da durum fazla değişmeyecekti... &lt;br /&gt; Bu role uygun düşecek hayvanda belli özellikler olmalıydı:&lt;br /&gt; - Bir kere bu hayvanı diğer bütün hayvanlar sevmeli ve saymalıydı. Dolayısıyla bu hayvanın hiçbir hayvanla kavgası dövüşü olmamalıydı;&lt;br /&gt; - Bu hayvan ağırbaşlı, saygı uyandıran, kimsenin görüşlerini ciddiye almamazlık edemeyeceği birisi olmalıydı;&lt;br /&gt; - Bu hayvan güçlü olmalı, kimseden korkmamalı ama bu gücünü bedeninden değil zekâsından almalı, uygun çözümler bulabilmeliydi;&lt;br /&gt; - Bu hayvan kendi kendine yeten, hiç kimseye muhtaç olmayan, bu yanıyla hayvanlar arasındaki hırgürlerden uzak, barışçıl birisi olmalıydı.&lt;br /&gt; En sonunda küçüklüğümde kırlarda sevgi ve hayranlıkla izlediğim kaplumbağada karar kıldım. Tavırları, ilerlemiş yaşı, sakinliği, ağırbaşlılığı ve o sevimli yüzüyle kaplumbağa tam bir felsefeci olabilirdi!&lt;br /&gt; Onun hiç kimseyle kavgası dövüşü olmazdı. Böyle olduğu için hayvanlar arasında hakemlik yapmasına kimsenin diyecek bir şeyi olamazdı. Sakinliği ve ağırbaşlılığı ile de zaten ideal bir felsefeci görüntüsü sunuyordu. Kafasını kabuğunun içine çekti mi dünyayla ilişkisini kesip kendisini düşüncelere bırakabilirdi. &lt;br /&gt; En sonunda keçi ile tavşanın adalet tartışmasını sonuca bağlayacak felsefeciyi bulmuştum. Biraz düşündükten sonra bu sevimli kaplumbağanın adının "Filozof Tosbağa" olmasına karar verdim. &lt;br /&gt; Filozof Tosbağa'nın ortaya çıkmasıyla birlikte çocukları felsefeyle tanıştırma düşüncem ete kemiğe bürünmeye başladı. Filozof Tosbağa sayesinde artık felsefi konuları rahatlıkla ele alabiliyordum. &lt;br /&gt; Örneğin kedilerden kaçıp canını zor kurtaran Cingöz Fare "Bu ne biçim yaşam, ne kadar şanssızım! Bize özgürlük yasak, özgürlük hep başkalarının malı olmuş!" diye mi yakınıyor? Filozof Tosbağa, tıpkı bir Sokrates gibi onunla tatlı bir sohbete girişip özgürlük konusunu ona enine boyuna anlatabiliyordu. &lt;br /&gt; Ya da biriktirdikleri cevizlerden yiyen minik sincabı cezalandırmak isteyen sincaplar karşılarında Filozof Tosbağa'yı buluyorlardı. Filozofumuz onlara suç ve cezadan ne anlaşılması gerektiğini anlatıyor, sonunda onları ikna ederek minik sincabın kurtulmasını sağlıyordu.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa'nın öyküleri beğeniliyordu. Onun öykülerinde doğrudan doğruya felsefenin f'si bile geçmiyordu ama işlenen konuların felsefi konular olduğu çok açıktı. Demek ki açık açık felsefeden söz etmeden çocuklara felsefe anlatmam olanaklıydı. Bunun üzerine Filozof Tosbağa'nın yeni kitaplarıyla başladığım işi sürdürdüm. &lt;br /&gt; Filozof Tosbağa doğduktan sonra çocukları felsefeyle tanıştırmak benim için artık daha kolay bir iş olmuştu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Özgür Sinan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            FİLOZOF TOSBAĞA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 4. Sınıf / Murat Yayıncılık, 2009, 2. Baskı, İstanbul, 32 sayfa&lt;br /&gt;   (Tam metin....)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ADALET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Keçi ile tavşan, bir havuç yığınının önünde bağıra çağıra tartışıyorlardı. İkisi aynı anda konuştukları için kimin ne dediğini anlamak olanaksızdı. O sırada Filozof Tosbağa oradan geçiyordu. Tavşan, onu görür görmez bağırdı:&lt;br /&gt; – Gel, gel!... Gel de şu açgözlüye bir şeyler söyle lütfen! Bu adaletsiz, hak tanımaz keçiye ben lâf anlatamıyorum. &lt;br /&gt; Keçi - Ben mi adaletsizim? Sen kendine bak, çıkarcı tavşan! Boyuna posuna bakmadan adaletsizlik yap, sonra da adalet diye ortalığı birbirine kat.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa yanlarına gelmişti. Önce ikisiyle de selâmlaştı. Ardından gülümseyerek:&lt;br /&gt; – Size ne oldu böyle, bu felsefe merakınız nereden çıktı? İkinizin dilinde de bir adalettir gidiyor. Adalet gibi zor konulara dalmayın, sonra yüze çıkamazsınız.&lt;br /&gt; Tavşan, bir solukta olanı biteni anlattı. Bulundukları bayırdaki havuçları birlikte toplamışlardı. Ama sıra, topladıkları havuçları paylaşmaya gelince anlaşamamışlardı. &lt;br /&gt; Tavşan – O ne kadar ter akıtıp yorulduysa ben de o kadar çalıştım. Bunları ikimiz birlikte çıkardık. O zaman ikiye bölmemiz gerekir. Yarısı ona, yarısı bana. Adaletli paylaşım böyle olur.&lt;br /&gt; Keçi– Hayır. Ben senden daha fazla topladım. Sen ancak üçte birini alabilirsin.&lt;br /&gt; Tavşan – Nedenmiş o? Sen olmasan ben yavaş yavaş onların hepsini yine toplardım. Sen benden irisin diye büyük pay mı alacaksın?&lt;br /&gt; Keçi – Söylediklerim yalnızca irilikle ilgili değil. Sen, bu havuçların yarısıyla on gün çalışmadan karnını doyurursun. Ama aynı miktar havuç bana üç gün bile yetmez. Sen ,bir gün çalışıp on gün karnını doyuracaksın, bense bir gün çalışıp üç gün... Ama ben havuçların üçte ikisini alırsam beş altı gün karnımı doyururum. Havuçların üçte biri de senin karnını beş altı gün doyurur. Asıl adaletli bölüşüm budur. Öyle değil mi Filozof Tosbağa?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Hımmm... Evet, ikiniz de haklı görünüyorsunuz. &lt;br /&gt; Tavşan – Filozof Tosbağa, hiç öyle şey olur mu? İkimiz de nasıl haklı oluruz? Yoksa senin bildiğin birden fazla adalet mi var? Ona başka, bana başka bir adalet mi uyguluyorsun?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa:– Önce şu adalet sözünü bir kenara bırakalım. Bu, tartışmada işimizi zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.&lt;br /&gt; Tavşan– Adaleti bir yana mı bırakalım? Ama burada tartıştığımız, kimin adaletli paylaşımı savunduğu. Adaleti bir yana bırakırsak neyi tartışacağız?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Birincisi, “İki kere iki dörttür” der gibi adaleti tanımlayamayız. Adalet öyle açık, ortada, herkesin üzerinde anlaştığı, kesin bir sözcük değil. Kimileyin birisi çıkar; “Ben buna karşıyım, çünkü bu adaletsiz.” der. Bu kişi, böyle diyerek aslında şunu demek istiyordur: “Ben buna karşıyım, çünkü bunu istemiyorum.” Bu sözlerin altını da kurcalayınca karşımıza şu çıkar: “Ben buna karşıyım, çünkü bu benim çıkarıma aykırı.” Sizin anlayacağınız, adalet böyle lastikli bir sözcük. İkincisi; adalet, adalet diye en çok bağıranlar, çoğu zaman adaleti en çok çiğneyenlerdir. Kendisinde adalet duygusu olmayanlar, sürekli “adalet” diye bağırıp bu açığı kapattıklarını sanırlar. Bu nedenle ikide bir adalet diyerek, bu tartışmada bir yere varamayız. &lt;br /&gt; Keçi – Filozof Tosbağa doğru söylüyor. Görünüşe bakılırsa benim adalet anlayışımla tavşanınki çok farklı. Sürekli aynı şeyleri yineliyoruz, ama bir sonuca ulaşamıyoruz.&lt;br /&gt; Tavşan – İyi ama o zaman bu sorunu nasıl çözeceğiz?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Çözeriz. Önce biraz sabırlı olup birbirimizin sözünü kesmeyelim. Karşımızdakini dinleyip ne söylediğini iyice anlayalım. &lt;br /&gt; Tavşan – Tamam, seni dinliyorum Filozof Tosbağa.&lt;br /&gt; Keçi – Sana güveniyorum Filozof Tosbağa, sen bu işi çözersin.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Ben tek başıma çözemem; ancak birlikte çözebiliriz. Ama biraz önceki gibi aynı anda konuşup, birbirimizi dinlemeden bağırıp çağırarak değil, sakin sakin tartışarak. Tamam mı, anlaştık mı?&lt;br /&gt; Keçi ile tavşan aynı anda bağırdılar:&lt;br /&gt; – Anlaştık!...&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa, tavşana dönüp:&lt;br /&gt; – “Birlikte çalıştık, o zaman havuçları yarı yarıya bölüşmeliyiz; çünkü herkes eşittir.” diyorsun. Keçi bir alacaksa sen de bir almalısın. O iki, sen bir alırsan bu eşitliğe aykırı olur, değil mi?&lt;br /&gt; Tavşan – Evet, böyle diyorum. Çünkü o da bir kişi, ben de. Eşitlik varsa böyle olmalı. Çalışmanın zahmetini eşit oranda çektik, ödülünü de eşit paylaşmalıyız.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Hımmm... Demek eşitlik varsa, ödüller de eşit paylaşılmalı, öyle mi?&lt;br /&gt; Tavşan – Evet, kesinlikle.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Peki sence cezalar da eşit olmalı mı?&lt;br /&gt; Tavşan – Anlamadım, ne cezası?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Diyelim şuradan birisi gelsin. “Hey, burası benim tarlam. Havuçlarımı kim aldı?” deyip keçiyi yakalasın. Sonra da ona bir araba sopa çeksin. Bu sırada işin içinde senin de olduğunu anlayıp seni de yakalasın. Şimdi, keçiye attığı dayak kadar dayağı sana da atmalı mı?&lt;br /&gt; Tavşan – Ama onun bizi dövmeye hakkı var mı?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Onun haklı olup olmadığını tartışmıyoruz. Belki haklı, tarla onun, havuçları o ekti; belki de haksız... Bunu boşver. Benim sorduğum şu: Birlikte yaptığınız bir iş için keçi dayak yedi. O işin sonucunu sen de paylaşacaksan, sen ne kadar dayak yemelisin? Keçi kadar dayak yesen olur mu?&lt;br /&gt; Tavşan – Olur mu, Filozof Tosbağa? Onun yediği dayağın yarısını yesem ben çoktan ölürüm. Bu da adaletsizlik olur.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Peki sen ne kadar dayak yemelisin ki eşitlik olsun?&lt;br /&gt; Tavşan – Keçinin canını yakan kadar, benim de canımı yakacak bir dayak yersem eşitlik sağlanır.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Keçiden daha az mı dayak yemelisin?&lt;br /&gt; Tavşan – Evet, onunki kadar yersem ölürüm, bu da haksız bir ceza olur. &lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – İyi ama dostum, ödül söz konusuyken eşitlik istiyordun. Ceza söz konusu olunca eşitliği niye kabul etmiyorsun?&lt;br /&gt; Tavşan şaşırmıştı, biraz kekeledi, ama diyecek bir şey bulamadı. Susup düşünmeye başladı. Bu durum, keçinin çok hoşuna gitmişti. Neşeyle:&lt;br /&gt; – Yaşa Filozof Tosbağa, nasıl da susturdun onu! Böylece kimin haklı olduğu ortaya çıktı, dedi.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Kimmiş haklı olan?&lt;br /&gt; Keçi – Elbette ki ben. Onun haksız olduğunu gösterdin. O haksızsa ben haklıyım demektir.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Sen de onun gibi haksız  ve yanılıyor olabilirsin. &lt;br /&gt; Keçi – Yanılıyor muyum? Nasıl olur Filozof Tosbağa?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Sana göre herkes durumuyla orantılı pay almalı, ancak o zaman eşitlik sağlanır değil mi?&lt;br /&gt; Keçi – Evet. Bir file, farenin yediği kadar yiyecek verilirse bu eşitlik değil, eşitsizlik olur.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Demek öyle. Peki, diyelim tavşanla bir elma bahçesine girdiniz. Canınız çekti, ağaçtan iki elma koparıp birini sen, birini tavşan yediniz. O sırada bahçe sahibi gelip sizi yakaladı. “Demek elmalarımı yersiniz ha!” deyip bir elmaya karşılık tavşanın bir dişini kırdı. Daha sonra da bir elmaya karşılık senin iki dişini kırdı. Bu cezalar eşit olur mu?&lt;br /&gt; Keçi – Olmaz.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Neden?&lt;br /&gt; Keçi – Bir elma için onun bir dişini kırdıysa, benim de bir dişimi kırmalı; çünkü ben de bir elma yedim.&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa – Havuçları paylaşırken tavşana bir tane, sana iki tane vermenin asıl eşitlik olacağını söylüyordun. Cezaya sıra gelince neden bir dişin kırılmasına karşılık iki dişin kırılmasına karşı çıkıyorsun?&lt;br /&gt; Bu kez şaşırma sırası keçideydi. Ne diyeceğini bilemiyordu, susmuştu.&lt;br /&gt; Tavşan – Bak, gördün mü, sen de benim gibi haksız çıktın. Peki şimdi ne olacak Filozof Tosbağa? İkimizin dediği de yanlış çıktı. Bu işin doğrusu nedir?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa biraz düşündü. Ardından konuşmaya başladı:&lt;br /&gt; – Bana kalırsa, madem ortak bir iş yaptınız, sonuçlandırmasını da ortak yapın. Havuçları paylaşmayın.&lt;br /&gt; Tavşan:&lt;br /&gt; – Paylaşmayalım mı? Havuçları atalım mı?&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa:&lt;br /&gt; – Hayır, birlikte tüketin. İkinizin belirlediği bir yere taşıyın. Daha sonra da acıktıkça gidip havucunuzu yiyin. Ortak iş yapanlar, birbirlerine güvenip saygı duyarlarsa daha iyi sonuç alırlar. İşin içine paylaşma, kuşku, kazanç hırsı girerse sorunlar çıkar. &lt;br /&gt; Keçi ile tavşan birbirlerine baktılar. Sonunda ikisi de gülmeye başladı.&lt;br /&gt; Tavşan – Tamam, en iyisi bu. Ama önce üçümüz şurada kendimize bir ziyafet çekelim.&lt;br /&gt; Keçi – Evet, bence de doğrusu bu. Haydi Filozof Tosbağa, havuçlara hücum!&lt;br /&gt;   - SON - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  ÇOKBİLMİŞ TIRTIL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 5. Sınıf / Murat Yayıncılık, 2. Baskı, 2009, İstanbul, 32 sayfa.&lt;br /&gt;   ( Tam metin....)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ormandaki tırtılların arasında, çokbilmiş bir tırtıl vardı. Her şeyi bildiğini sandığı için ona bu ad verilmişti. Çokbilmiş, aklına çok güvendiğinden başkalarının sözlerine hiç kulak asmazdı. Kim ne derse desin, kendi bildiğinden şaşmazdı.&lt;br /&gt;O yaz Çokbilmiş’le arkadaşları bol bol yaprak yemişlerdi. Hepsi tombiş tombiş olmuş, artık zorlukla hareket eder duruma gelmişlerdi. Zaten sonbahar gelince uykuya yatacaklardı. Ama daha önce her tırtılın kendisine yatacak bir yer hazırlaması gerekiyordu.&lt;br /&gt; Bunun için önce uygun yapraklı bir ağaç bulmak gerekiyordu. Uygun ağacı bulunca tırtıl, bir dala tırmanıp dalda yan yana duran beş altı yaprağın saplarını biraz kemirecekti. Birkaç gün sonra sapları kemirilen yapraklar kurumaya başlayıp yaprak sarması gibi kıvrılacaklardı. İşte o sırada tırtıl da yapraklardan birinin içine girip uykuya dalacaktı. İyice kuruyan yapraksa onu bir yorgan gibi saracaktı. Kışı bu biçimde uyuyarak geçiren tırtıl, ilkbaharda renkli bir kelebek olarak kurumuş yaprağın içinden çıkacaktı.&lt;br /&gt; Sonbahar gelince tırtıllar uyku hazırlığına başladı. Her tırtıl uygun bir dal bulup daldaki beş altı yaprağın saplarını kemirmeye başladı. Herkes bu işle uğraşırken birden Çokbilmiş’in sesi duyuldu:&lt;br /&gt; – Arkadaşlar, bir dakika durun! Ne kadar aptalca bir iş yapıyoruz böyle? Uyumak için bize bir yatak gerekli değil mi! O zaman ne diye beş altı yaprak hazırlıyoruz? Bence bu çok saçma... Ben, bir yaprak sapı kemireceğim, bana bir yatak yeter. Siz de boşuna uğraşmayın!&lt;br /&gt; Çokbilmiş’in bu sözleri üzerine tırtıllar arasında büyük bir tartışma başladı. Kimileri onu destekliyordu:&lt;br /&gt; – Çokbilmiş haklı! Beş altı yaprakla ne diye uğraşıyoruz? Bir yaprak yeterli, fazlasına ne gerek var?&lt;br /&gt; Kimileriyse bu düşünceye şiddetle karşı çıkıyordu:&lt;br /&gt; – Beş altı yaprak sapı kemirmeliyiz. Atalarımız binlerce yıldır hep böyle yapmış. Bunun bir anlamı, haklı bir nedeni olmalı. Doğada canlıların her davranışının haklı ve geçerli nedenleri vardır.&lt;br /&gt; Bu sözlere dudak büken Çokbilmiş, kendisini eleştirenlere şu yanıtı verdi:&lt;br /&gt; – Hıh, siz beni kıskanıyorsunuz! Böylesine basit bir şeyi düşünemediniz, şimdi de atalara sığınıyorsunuz. Dedelerinizin her yaptığını yapmak zorunda mısınız? Tutuculuğu bırakın, yenilikçi olun, yürekli olun! &lt;br /&gt; Ona karşı çıkanlar şöyle dediler:&lt;br /&gt; – Biz tutucu değiliz, yeniliklere de açığız. Ama bize beş altı yatak hazırlamanın yararsız bir iş olduğunu kanıtlaman gerekir. Oysa senin hiçbir kanıtın yok. Yalnızca kafana göre davranmak istiyorsun. Binlerce yıllık deneyim varken neden sana inanalım? Senin tavrın yenilikçilik değil, düpedüz akılsızlık!&lt;br /&gt; – Tamam, tamam, görüşürüz. İlkbaharda kelebek olup buluştuğumuzda kimin haklı olduğu ortaya çıkar!&lt;br /&gt; Bu konuşmalardan sonra tartışma bitti. Herkes kendi işine döndü.&lt;br /&gt; Tırtıllar ikiye bölünmüştü: Çokçular ile tekçiler. Çokçular, uygun bir ağaca gidip bir daldaki beş altı yaprak sapını kemiyor, ardından kuruyan yapraklardan birinin içine giriyorlardı. Tekçiler ise ayrı bir ağaca gidip bir dalda yalnızca bir yaprak sapını kemiriyor, ardından kuruyan o tek yaprağın içine giriyorlardı. Dolayısıyla çokçuların bulunduğu ağacın her dalında beş altı kurumuş yaprak sallanırken, tekçilerin bulunduğu ağacın her dalında bir tek kurumuş yaprak sallanıyordu.&lt;br /&gt;Bütün tırtıllar kurumuş yaprakların içine girip uykuya daldıktan sonra olanlar oldu. Ağaçlara gelen kuşlar, dallarda sallanan kurumuş yaprakların içinde ne olduğunu merak edip onları gagalamaya başladı.&lt;br /&gt; Çokçuların bulunduğu ağaçlara giden bir kuş, her daldaki beş altı kurumuş yaprakla fazlaca uğraşmak zorunda kalıyordu. Kuş, her kurumuş yaprak için bir uçuş yaptığından bazen dört beş uçuştan eli boş dönüyordu. Bazen ilk uçuşta bir tırtıl buluyor; ama sonraki dört beş uçuşu boşa gidiyordu. Dolayısıyla kuş, iki üç denemeden sonra çokçuların bulunduğu ağacı terk ediyordu. Böylece çokçuların çoğu, ilkbahara kadar uykularını sürdürme şansını yakalamış oluyordu.&lt;br /&gt; Oysa tekçilerin bulunduğu ağaca giden bir kuşun işi çok daha kolaydı. Hiçbir uçuşundan boş dönmüyor, her seferinde daldaki tek kurumuş yaprağın içinde uyuyan zavallı tırtılcığı afiyetle midesine indiriyordu. Böylece kuşlar, kısa sürede tekçilerin hepsini bir bir yuttular. Tekçilerin bir teki bile ilkbaharı göremedi. Çokbilmiş ve ona uyan tırtıllar, doğanın yasalarına karşı çıkmanın bedelini canlarıyla ödemişlerdi.&lt;br /&gt;    - SON -&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-2743271123232875983?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/2743271123232875983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=2743271123232875983' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/2743271123232875983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/2743271123232875983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/06/filozof-tosbaga-nasil-dogdu-filozof.html' title='Filozof Tosbağa Nasıl Doğdu'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-5666596153880136495</id><published>2010-06-28T12:21:00.000-07:00</published><updated>2010-06-29T02:28:50.141-07:00</updated><title type='text'>Eleştiriler-Değerlendirmeler</title><content type='html'>FİLOZOF TOSBAĞA VE ÇOCUKLARA FELSEFE !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Felsefeye ilişkin olumsuz önyargıları hepimiz biliriz. Bir tartışmada zor durumda kalan, karşısındakinin haklı eleştirileriyle bunalan kişinin son savunma çarelerinden birisi beylik bir demagojiye başvurur. Tartışmada köşeye sıkışan demagog, sesini yükselterek kendisini eleştirene şöyle bağırır: “Felsefe yapmayı bırak!”&lt;br /&gt; Sanki felsefe yapmak ayıp, utanılacak bir işmiş gibi!..&lt;br /&gt; Özgür Sinan, birçoklarının bilinçaltına işlemiş bu önyargıya bayrak açmış bir çocuk yazarı. Değişik yayınevlerinden yayınlanmış 100’ü aşkın çocuk kitabı var. Ancak bugünlerde yeni bir mecraya yönelmiş durumda. Birbiri ardına çocuklar ve gençler için felsefe kitapları yayınlıyor. &lt;br /&gt; 12 Eylül Anayasası ile yönetilen ülkemiz eğitim yaşamında bugün felsefenin f’si geçmiyor! Lise son sınıflarda adı “felsefe” olan bir ders var; ancak bu dersin içeriği ‘dinsel bir ahlâk bilgisi’ni aşmıyor. Felsefe tarihinin kimi önemli adlarının bazı görüşleri bağlamından ve içeriğinden kopuk, sıkıcı bir anlatımla öğrencilere sunuluyor. Bunlarla karşılaşan öğrenciler, eğer  öğretmenleri aydın ve yaratıcı felsefeciler değillerse, felsefeyle ilgili önyargıları pekişmiş olarak liseden mezun oluyorlar.&lt;br /&gt; Birkaç cümleyle özetlemeye çalıştığımız ülkemiz eğitim yaşamındaki felsefeyle ilgili bu olumsuz duruma isyan eden Özgür Sinan, ilköğretim ve lise öğrencileri için felsefe kitapları yazıyor. O, bu kitaplarda çocuklara doğrudan felsefe öğretmeye çalışmıyor. Tam tersine, onlara eğlenceli öyküler anlatırken felsefi bir bakış açısı kazandırmaya çalışıyor. &lt;br /&gt; Hayvan kahramanlarının yer aldığı eğlenceli öyküleri anlatırken, onların romanlarını yazarken, geçmişin büyük filozoflarının yaşamlarından kesitler sunarken ya da felsefi etkinlikleri anlatırken çocukları ve gençleri çok farklı düşüncelerle tanıştırıyor. Çocukların farklı düşünceleri kıyaslamalarını, eleştirel bakış açısıyla tanışmalarını, sorgulama yapmayı kavramalarını sağlamaya çalışıyor.&lt;br /&gt; Özgür Sinan ile kısa bir söyleşi yaptık:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Seyda - Kaç yıldır çocuk kitaplarıyla ilgileniyorsunuz?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - Yaklaşık on  yıldır çocuklar için kitaplar yazıyorum.&lt;br /&gt; Seyda – Neden çocuk kitapları yazıyorsunuz?&lt;br /&gt; Ö. Sinan – Başlangıç biraz tesadüf oldu. Bir öğretmen arkadaşın ricasıyla birkaç öykü yazdım. Bunların beğenilmesi beni teşvik etti. Ardından kendi çocukluk anılarımı öyküleştirdim... Zamanla yaptığım işin öneminin farkına varınca bu yolda  ilerlemeye başladım. İlk yazdığım kitap "Kara Tahta''dan Öyküler" idi. Bu 5 kitaplık dizide, kendi çocukluk anılarımdan yola çıkarak bir ilkokul sınıfındaki çocukların değişik hallerini, duygularını, tepkilerini Kara Tahta'nın ağzından anlatmaya çalıştım. Bu kitapların beğenilmesi üzerine yeni öykü kitapları yazdım. 10 kitaplık Özgürce Öyküler Dizisi böyle doğdu.&lt;br /&gt; Seyda - Kitaplarınız hangi yaş grubuna hitap ediyor?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - İlköğretim öğrencileri için  kitaplar yazıyorum. 1. sınıftan 8. sınıfa kadar...&lt;br /&gt; Seyda - Çocuklar için felsefe kitabı yazmak nereden aklınıza geldi?&lt;br /&gt; Ö. Sinan – İmza  günlerinde çocuklarla yaptığım söyleşiler bu konuda bana esin verdi. Felsefeci olduğum için bu söyleşilerde felsefeden yararlanıyordum. Çocukların bu düşüncelere sıcak ilgi gösterdiklerini fark edince onlar için felsefe kitapları yazmaya başladım. &lt;br /&gt; Seyda – Bu konuda kaygılarınız var mıydı?&lt;br /&gt; Ö. Sinan – Evet, başlangıçta çekincelerim ve kaygılarım vardı. Önümde hazır örnek olmaması, ilk başta beni biraz duraksattı. Ancak çocuklardan aldığım olumlu tepkiler üzerine bu konuya yoğunlaşmaya karar verdim. Yarım Elma Yayınevi'nin de teşvikiyle çocuklar için felsefe kitapları yazmaya başladım.&lt;br /&gt; Seyda - Çocuklar için felsefe denilince ne anlıyorsunuz?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - Aileler çocukları için her tür fedakarlığı yapıyorlar. Onları iyi beslemek, iyi giydirmek, beden ve ruh sağlıkları  için her tür masrafı göze alıyorlar. Ancak çocuklarının yaşamını belirleyecek akıl sağlıkları konusunu görmezden geliyorlar. Bana göre asıl olan, çocukların akıl sağlığını korumak ve geliştirmektir. Felsefe ise bunun en temel ve en doğru aracı konumunda. Akıl sağlığı denilince, ilk başta zihinsel özürlülük vb. düşünülüyor. Oysa akıl sağlığı dediğimiz çok yönlü ve eleştirel düşünmeye herkesin ihtiyacı var. En çok da çocukların... Yaşamıyla ilgili kararları, başkalarının buyruk ve tavsiyeleriyle almak zorunda kalan çocukların sonuçta ciddi olumsuzluklarla karşılaştıklarını görüyoruz. Çok "iyi" okulları bitirip iyi bir meslek edinen, ancak mutsuz birçok gencin varlığının temel nedeni budur. Bireyin kendi yaşamından hoşnut olması ve çevresiyle mutlu bir birliktelik oluşturabilmesi bakımından kendi kararlarını özgürce ve bilinçle alması gerekiyor. Bunun için de akıl sağlığının güçlü ve yerinde olması gerekiyor.&lt;br /&gt; Seyda – Felsefe ne işe yarar?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - Sürekli daha fazla tüketmeye koşullanmış, mutluluğu parada ya da malda mülkte gören, sonuçsuz bir koşunun çılgın koşucusu durumundaki doyumsuz bireyleri her yanda görmek olanaklı. Ne kadar çok tüketirse tüketsin, bir türlü mutlu olamayan birisi olmaktansa, mutluluğu sevgide, dostlukta, paylaşımda ve üretimde gören kendisiyle barışık bireyler haline gelebilmek... Bana göre felsefe bunun için kusursuz bir araç! Bu nedenle kendisiyle barışık ve mutlu bireylerin ortaya çıkmasında felsefenin katkısı büyük. Çocukları bu olanakla buluşturmayı bu yüzden istiyorum.&lt;br /&gt; Seyda - Okullarla ilişkileriniz nasıl?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - Kitaplarımı beğenen ailelerin ve öğretmenlerin çağrısıyla değişik okullara söyleşiler için gidiyorum.Çocuklarla yaptığım söyleşilerde onların bana yönelttikleri sorular, doğru yolda olduğumu gösteriyor. Çocuklar, felsefeyle ilgili olmasın çok değişik sorular soruyorlar. Bunları bir biçimde felsefi düşüncenin içine çekebildiğinizde her şey daha kolay oluyor. Böylece zor, anlaşılmaz ve soyut olanın felsefe değil, felsefenin uygun olmayan sunumları olduğunu görüyorum. Bu söyleşilerin bir olumlu yanı da çocukların felsefeye yönelik bir sorgulama ve merak duygusuyla dolmaları oluyor. Böylece felsefeyle ilgili olumsuz kimi yargıların da önünü almak olanaklı olabiliyor.&lt;br /&gt; Seyda – Çocuklardan nasıl tepkiler alıyorsunuz? &lt;br /&gt; Ö. Sinan – Çok hoş tepkiler alıyorum. Bazen hiç ummadığım sorular ve yorumlarla karşılaşıyorum. Fırsat sunulduğunda çocukların ne kadar yaratıcı olabildiklerini, aykırı ve olumlu düşünceler üretebildiklerini görüyorum. Çocuklardan olumlu tepkiler aldığımda elbette çok mutlu oluyorum; çünkü benim kitap yazmaktaki asıl amacım "soru soran ve sorgulayan çocuklar"ın yetişmesine yardımcı olmak.  Sınav merkezli, soyut "bilgi"ye, daha doğrusu kendisine sunulan seçenekler arasında tercih yapan birisi olmaya yöneltilen çocukların, bu cendereden kurtularak, soru soran ve araştıran birisi haline gelmelerine katkıda bulunmak benim esas hedefim.&lt;br /&gt; Seyda - Bu alanda ilk olmanızın ne tür zorlukları oldu?&lt;br /&gt; Ö. Sinan - İlk olarak, bu tür bir çabanın felsefeyi yozlaştıracağı ve basitleştireceği eleştirileriyle karşılaştım. Ancak bu tür eleştirilerin çocuklara güvenmeyen, onları eksik varlıklar olarak gören bir anlayışın ürünü olduğuna inanıyordum. Burada asıl sorunun, felsefenin yapısından kaynaklı bir zorluk olmadığını biliyordum. Sorun, konuları çocuklara nasıl anlatmaya çalıştığınızla ilgili... Onlara akıl veren, buyuran, "öğretmeye" çalışan, didaktik bir üslubun başarılı olmasına olanak yoktu. Felsefi konuları yaşamın içinde olaylarla birlikte sunduğunuzda çocukların bunu almaması diye bir şey olamaz. Türkçede bu konuda örnekler olmaması ilk başta beni biraz tereddüde yöneltse de sonunda aldığım olumlu geri bildirimlerle doğru yolda olduğumu anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       BEKRİ SEYDA,   gazeteci-şair&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                *****     ******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Merhaba Özgür Bey,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Mardin'de görev yapan bir felsefe öğretmeniyim. Kitaplarınızla bir tesadüf eseri karşılaştım. Oğluma kitap almak için kırtasiyeye girmiştim. Kitaplarınızı gördüm ve incelemeye koyuldum. &lt;br /&gt; Kitaplarınızı önce ben okudum ve çok beğendim. Özellikle ''Felsefeyi Sevmek" ve "Yaşanmış Filozof Öyküleri'' adlı kitaplarınız benim için tam bir kurtuluş oldu. Buradaki öğrencilerime felsefeyi sevdirmekte biraz zorlanıyordum ama kitaplarınız sayesinde öğrencilerim felsefeyi daha da sevmeye başladılar. Bütün öğrencilerim kitaplarınızı okudular ve merakla çıkacak diğer kitaplarınızı bekliyorlar. &lt;br /&gt; Oğluma gelince kitaplarınızı okurken çok eğleniyor bazen kahkahalarla gülüyor. Bu da sizin kitaplarınızın büyülü gücü olsa gerek. Okurken hem eğlendiriyorsunuz hem de düşündürüyorsunuz. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklara, sistemli düşünebilme, sorgulayabilme ve yaratıcı düşünebilme yeteneği kazandırma oldukça önemli.&lt;br /&gt; Kitaplarınızda bütün bu saydıklarım fazlasıyla var. Her kitabınızın öyküsü birbirinden özgün ve yaratıcı. Oğlum her kitabınızda yaşama dair yeni birşeyler öğreniyor, sorguluyor ve hayal dünyası genişliyor, yaratıcılığı artıyor.&lt;br /&gt;     Mardin'deki öğrencilerime, oğluma ve de bana kazandırdıklarınız için sonsuz teşekkürler Özgür Bey. Çıkacak yeni kitaplarınızı merakla bekliyor, çalışmalarınızın ve başarılarınızn artarak devamını diliyorum. &lt;br /&gt; Sevgiyle kalın...&lt;br /&gt;     Nuriye Paytoncu, felsefe öğretmeni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                            *****     ******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; FELSEFEYİ SEVMEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Felsefe çocukların çok sık olarak duyup kullandıkları bir sözcük değil kuşkusuz. Bunun nedeni de belli: ilköğretim müfredatında felsefeye yer yok! Çocuklarımıza felsefe okutmaya neden ihtiyaç duyulmadığını tartışmanın yeri burası değil kuşkusuz. Ancak felsefenin ısrarla ve bilinçli olarak yok sayılmaya çalışıldığı bir ülkede, çocuklar için felsefe kitabı yazmaya soyunduğu ve bunda başarılı olduğu için Özgür Sinan’ı kutlamadan geçmek de olmaz.&lt;br /&gt; Evet, ne yazık ki ülkemiz çocukları üniversite kapılarına gelene kadar felsefe hakkında doğru dürüst hiçbir bilgi edinemiyorlar. Sözüm ona liselerde bir felsefe dersi var ama bu dersin din ve ahlak bilgisi dersinden bir farkı yok ne yazık ki! Bu dersi gören çocukların felsefeden zevk almaları ve ona yönelmeleri olanaksız. Olsa olsa bu dersten çıktıklarında “Offff, bu ne kadar sıkıcı bir ders böyle!” diyorlar. &lt;br /&gt; Hal böyle olunca çocuklar çoğunlukla felsefenin adını bile duymadan ilköğretimi bitiriyorlar. Zaman zaman felsefeden söz edildiğini duyduklarında ise genellikle onun olumsuz, can sıkıcı, anlaması zor bir faaliyet olduğu sonucuna varıyorlar. &lt;br /&gt; Peki, gerçekte felsefe nedir?&lt;br /&gt; Özgür Sinan,  “Felsefeyi Sevmek” kitabında bu soruya çocukların anlayabilecekleri yalınlıkta bir yanıt veriyor. &lt;br /&gt; Bu kitabı okuyan çocuklar kadar onların öğretmenleri ve anne babaları da felsefe ile yeni ve farklı bir tanışıklık içine girdiklerini hissedecekler. Özgür Sinan felsefeyi çocukların ilgisini çekecek şekilde, günlük olaylarla ilişkisini kurarak anlatıyor. Bunu yaparken kitaptaki anlatımı akıcı kılmak için Bay Yazar ile Bay Sağduyu arasındaki sohbetlerden yararlanma yoluna gidiyor. Bu da okuru oldukça rahatlatıyor. &lt;br /&gt; Bay sağduyu, Bay Yazar’ı köşeye sıkıştıran sorular sorarak anlatıya canlılık kazandırıyor. Onun soruları karşısında Bay Yazar bir felsefeci ya da filozofa yakışır bir olgunlukla muhatabını ciddiyetle dinliyor, eğer haklıysa  onun  haklılığını teslim etmesini biliyor.&lt;br /&gt; Kitapta felsefenin o bildik ya da birçok kitapta görülen soyut ve karmaşık dilinden özenle uzak durulmuş olması çocuklar açısından büyük bir kolaylık sağlıyor. Böylece felsefe yapmanın sanıldığınca karmaşık ve uzun bir mesai gerektiren bir iş olduğu yanılsamsı tuzla buz oluyor. Değişik düşünce ve görüşler zevkli bir sohbetin eşliğinde birbirleriyle kıyaslanıyor.&lt;br /&gt; Ama felsefe söz konusu oldu mu genel geçer fikirlerin ömrü pek fazla uzun olmaz; çünkü felsefe işin aslında doğru yerden başlamaktır.&lt;br /&gt; Çocuklar felsefeyle tanıştıkça kendilerini doğal olarak bir serüvenin içinde bulurlar.&lt;br /&gt; Çünkü felsefe bir serüvendir.&lt;br /&gt; Ya da sonsuz oyun oynama isteğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Metin Sevinç, Felsefe öğretmeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   *****     ******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; FİLOZOF TOSBAĞA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Filozof Tosbağa hasta amcasını ziyaret etmek için uzun bir yolculuğa çıkar. Başına bela gelmeyecek patikalardan, güzel yiyecekler bulabileceği koruluklardan geçerek, elbette hayvan dostlarıyla ayaküstü sohbetler etmeyi ihmal etmeden Pınarlı Yamaç’a varır. &lt;br /&gt; Çok yorulmuştur, derin bir uykuya dalar. Sabah olunca güneşin ilk ışıkları soğuktan gerilmiş tombiş ayaklarını ısıtmaya başlar. Kuş cıvıltıları ve böcek vızıltıları arasında uyanır. Güne çok iyi başladığını hisseder ve keyfini hiçbir şeyin bozamayacağını düşünür.  Ancak bunları düşündüğü sırada ensesinin dibinde korkunç bir gürültü kopar.&lt;br /&gt; Ödü patlayan Filozof Tosbağa, bayır aşağıya yuvarlanmaya başlar. Yuvarlanır, yuvarlanır, yuvarlanır.... Sonunda bir kaplumbağanın başına gelebilecek en kötü olay başına gelir: ters dönmüştür! Artık ayakları üzerine basma imkânı kalmamıştır. Gövdesi gökyüzüne doğru çakılı kaldığından olay akışı kesintiye uğramıştır. Bir başka deyişle felsefe yapma zamanı geliyordur. Bunun için bir şey daha gereklidir: Sohbet edecek birisi!... &lt;br /&gt; Filozof Tosbağ’ının tepe taklak yuvarlanmasına neden olan sesin sahibi karga, yani kitabın sevimli kahramanı Bücürük, tepenin başından uçarak filozofumuzun üstüne konar. Eski dostu Bücürük , filozofumuzu kurtarmaya çalışır ama başaramaz. Bücürük Karga’nın büyük uğraşlarının sonunda yorgun düşmesiyle günlük telaşları sona erer ve felsefe başlar.  Ama o bildik ürkütücü felsefi soyutlamaların başdöndürücü karmaşasıyla değil. Çocukların anlayabileceği, neredeyse felsefi olmayan yalın bir dille....&lt;br /&gt;  Filozof Tosbağa içinden geçtiği ormanların, karşılaştığı, bildiği hayatların ardındaki gerçekleri bir sır perdesini aralar gibi gün yüzüne çıkarır. Kral Aslan’ın ya da Kel Kartal’ın diğer canlıların hayatları pahasına mutlu ve başarılı bir hayat sürmeleri felsefenin akıl dolu soruları karşısında yıkılır. Hiç kimse nefret uyandırıp bir başkasını zora sokacak bir şey yapmamalı, vb...&lt;br /&gt; Bücürük’ün kafası karışır ve önünde yeni bir ufuk açılır. Sonra, hayatın çirkin yüzü kendini bir kez daha gösterir. Bücürük’ün bir hastalık yüzünden derdine çare olması için başvurduğu Büyücü Kertenkele tarafından kandırıldığını öğreniriz. Kavramlarla evreni temaşa eden Filozof Tosbağa olayı bir bakışta kavrar.&lt;br /&gt; Kısa bir söyleşinin ardından Filozof Tosbağa, Büyücü’nün şarlatanlığını Bücürük’ün gözleri önüne seriverir. Onun yorumları karşısında Bücürük bir kez daha aydınlanır ve düşünmenin, akıl yürütmenin tadına varır.&lt;br /&gt; Onlar aralarında sohbet ederken, Bücürük’ün babası Akşar gelir yanlarına. Komik çözüm önerileriyle, teşebbüsleriyle Yunanlı filozofların şaraba su katması gibi anlatıya tatlı bir serinlik gelir. Baba Akşar, oğluyla beraber filozofumuzu ayakları üstüne kaldırmak için kendini paralamaya başlar. Terler, yorulur, paralanır, tüyleri dökülür ama başarılı olamaz; çünkü felsefe henüz bitmemiştir.&lt;br /&gt; Çocukların bağımsız düşünmesine izin vermeyen aile yapısından, cahillerin felsefeye tam da cahil olmaları yüzünden düşmanlık beslediklerinden bahseden yeni bir tartışma güzergâhı açılır. Evet, Filozof Tosbağa ters dönmüştür ama hayata dosdoğru bakıyordur. Ta ki tarla faresi Cingöz gelene kadar...&lt;br /&gt; Özgür Sinan, bizde görülmemiş bir işi başarıyor! Çocukları felsefi tartışmaların içine çekiyor, onları felsefi konularla uğraştırıyor. Üstelik ürkütmeden, can sıkmadan, en önemlisi de felsefeyi sevdirerek...   &lt;br /&gt;                    Mesut Özil, felsefeci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                      *****     ******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; YAŞANMIŞ FİLOZOF ÖYKÜLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; "Yaşanmış Filozof Öyküleri" kitabı bir çocuk kitabı olarak tasarlanmış ve yazılmış olabilir. Ancak bu kitabın bir çocuk kitabı olmanın ötesine geçtiğinden eminim, çünkü kitapta ele alınıp işlenen konular felsefenin dolaysız ve asli konuları durumunda. Üstelik burada anlatılan olayların, daha doğrusu bize sunulan öyküler ve kahramanlar  felsefe tarihinin büyük ustalarının gerçek yaşamlarından alınmış. Durum böyle olunca büyük bir filozofun yaşarken verdiği tepkileri izlerken insan heyecenlanmadan edemiyor.&lt;br /&gt; Sokrates'in pazardaki bir satıcıyla yaptığı sohbetin sonunda ortaya çıkan anlamlı dersin, yalın sonucun yalnızca çocukları ilgilendirdiğini, biz büyükler için zaten bilinen, basit bir düşünce olduğunu söylemek olanaklı mı? Tüketmeye koşullanmış, mutluluğu yalnızca maddi mal, mülk ve olanakların sonsuz çeşitliliğinde arayan günümüz erişkinlerinin Sokrates'in şu sözleri üzerinde durup biraz düşünmeleri gerekiyor:&lt;br /&gt; "Burada hiç ihtiyacım olmayan ne kadar çok mal var böyle!"&lt;br /&gt; Günümüz insanları bu basit ve yalın gerçeğin farkına varmış olsalar bugün gezegenimizin daha yaşanabilir, daha hakça bir paylaşımın söz konusu olduğu, acılardan kurtulmuş, daha müreffeh bir yer olacağından kuşku duyabilir miyiz?&lt;br /&gt;İnsanın kendi kendisiyle barışık olmasının, mutluluğun insanın kendi elinde olduğunun, açıksözlülük ve dobralığın eşsiz örneği Diogenes'in yalın tepkisinin yalnızca çocukların hoşuna gideceğini söylemek olanaklı mı? Diogenes'in kibirli ve saygısız adama verdiği yanıttaki hazırcevaplık ve kendine güven biz büyüklere de çok şeyler anlatıyor.&lt;br /&gt; Uzun sözün kısası, Özgür Sinan bu küçük kitapta benzersiz bir iş yapmış. Felsefe tarihinin büyük adlarının gerçek yaşamlarından sunduğu güzel bir buket ile çocuklara olduğu kadar biz büyüklere de eşsiz bir felsefe ziyafeti sunmuş. Kitaptaki kısacık öyküleri okurken felsefenin öneminin farkına varıyor, felsefe ile uğraşmanın sanıldığınca zor bir iş olmadığını, tam tersine felsefenin yaşamın bizzat içinde olduğunu şaşkınlıkla fark ediyoruz.&lt;br /&gt; Büyük filozofların günlük yaşamlarında verdikleri tepkilerin ve ortaya koydukları tavırların aslında felsefenin yaşamla nasıl iç içe olduğunun açık bir kanıtı olduğunu bize gösterdiği için Özgür Sinan'a teşekkürler. Bu kitap sayesinde çocukların felsefeye yönelik ilgilerinin artacağını, felsefenin önlerinde açacağı ufukları hissedeceklerine eminim.&lt;br /&gt; Özellikle öğretmenlerin bu kitabı okuyarak felsefe tarihinden benzer örnekleri devşirmek ve öğrencilerine aktarmak için belli bir çaba içine gireceklerini umuyorum.  Bunu nereden mi biliyorum? Bir öğretmen olarak benim ilk aklıma gelen bu oldu da ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Deniz Tuna, ilköğretim öğretmeni, Bakırköy-İstanbul.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-5666596153880136495?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/5666596153880136495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=5666596153880136495' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/5666596153880136495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/5666596153880136495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/06/elestiriler-degerlendirmeler.html' title='Eleştiriler-Değerlendirmeler'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-7049293465859696085</id><published>2010-01-03T11:27:00.001-08:00</published><updated>2010-01-03T11:31:00.548-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 6. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DvunCm_zI/AAAAAAAAAwA/rOZHtU3W0aM/s1600-h/06-yalan.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DvunCm_zI/AAAAAAAAAwA/rOZHtU3W0aM/s320/06-yalan.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422597535387025202" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 16pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size="4"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;YALAN VE YALANCI &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;    &lt;/span&gt;&lt;i&gt;Özgür Sinan&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;b&gt;İÇİNDEKİLER:&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;* Yalancıktan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Sözde Yalan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Neden Yalan Söylenir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Beyaz ve Pembe Yalan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Kırmızı ve Kara Yalan&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-7049293465859696085?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/7049293465859696085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=7049293465859696085' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/7049293465859696085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/7049293465859696085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/cocuklar-icin-felsefe-dizisiafacanlar_3512.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 6. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DvunCm_zI/AAAAAAAAAwA/rOZHtU3W0aM/s72-c/06-yalan.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-2396668828136474850</id><published>2010-01-03T11:19:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T11:31:00.552-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 5. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DuAj9RooI/AAAAAAAAAv4/3UDX8BTbHXQ/s1600-h/04-dogru.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DuAj9RooI/AAAAAAAAAv4/3UDX8BTbHXQ/s320/04-dogru.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422595644773737090" border="0"&gt;&lt;/a&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;font color="blue" size="4"&gt;&lt;b&gt;&lt;font class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;font style=""&gt;&lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;&lt;/font&gt;&lt;/del&gt;&lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;          &lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;font style="" color="blue" size="4"&gt;&lt;b&gt;DOĞRU-YANLIŞ&lt;font style=""&gt;   &lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;font color="blue" size="4"&gt;&lt;b&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;font style=""&gt;                         &lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;           &lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;  &lt;/font&gt;&lt;i&gt;Özgür&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;font style="font-style: normal;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sinan &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;&lt;font style=""&gt;  &lt;/font&gt;İçindekiler: &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;* &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;font style="font-style: italic;"&gt;Hangi Doğru?&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-style: italic;" class="MsoNormal"&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;* Her  Gerçek Doğru mu?&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;" class="MsoNormal"&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;* Doğruya Ulaşma Yolları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;" class="MsoNormal"&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;* Gerçeğin Biçimleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;font style="font-style: italic;"&gt;            * Doğrunun Biçimleri&lt;/font&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;font style=""&gt;                                                                     &lt;/font&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;* Gerçeğe Uygunluk&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;font style=""&gt;                                                                         &lt;/font&gt;*&lt;/i&gt;&lt;font style="" lang="EN-US"&gt;&lt;i&gt; Yanlışla Öğrenmek&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;font style="" lang="EN-US"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;font class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/del&gt;&lt;/font&gt;&lt;font class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/del&gt;&lt;/font&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;font class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-02T22:49"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt;&lt;/del&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;font style=""&gt;&lt;/font&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;font style="font-style: normal;"&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 18pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;font style=""&gt;            &lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;font style="" lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-2396668828136474850?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/2396668828136474850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=2396668828136474850' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/2396668828136474850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/2396668828136474850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/cocuklar-icin-felsefe-dizisiafacanlar_2913.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 5. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DuAj9RooI/AAAAAAAAAv4/3UDX8BTbHXQ/s72-c/04-dogru.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-1972388942670418859</id><published>2010-01-03T11:09:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T11:17:23.231-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 4. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DseRfkrXI/AAAAAAAAAvs/ApP9si0Yn2s/s1600-h/03-ozgurluk.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DseRfkrXI/AAAAAAAAAvs/ApP9si0Yn2s/s320/03-ozgurluk.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422593956190137714" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;     &lt;font style="color: rgb(204, 0, 0);" size="4"&gt;  			&lt;/font&gt;&lt;font style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);" size="4"&gt;ÖZGÜRLÜK&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;                   			     Özgür Sinan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;İçindekiler:&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	&lt;font style="font-style: italic;"&gt;* Özgürlük Ne Değildir?&lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Seçme Yetisi  ve Özgürlük	&lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Güç ve  Özgürlük&lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Özgürlük Koşulları&lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Kendine Yetme&lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Zorunluluğun Bilgisi &lt;/font&gt; &lt;font style="font-style: italic;"&gt;	* Sorumlu ve Ölçülü  Olma&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;       		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Özgürlük Ne Değildir?&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Aydınlık İlköğretim Okulu’ndaİlköğretim Okulu’nda deprem güçlendirme çalışmaları yapılacaktı. Bu yüzden öğrenciler üç ay yakındaki başka bir okula gitmek zorundaydılar. Tam gün eğitim gören Aydınlık İlköğretim Okulu öğrencileri yarım günlük eğitime geçecekti. Yeni okulda hepsi sabahçıydı. Erkenden okula  gitmek zorundaydılar.	&lt;br /&gt;	Düşünce eğitimi öğretmeni  Hilmi, Bey, 4/B sınıfına girdi. Yoklamayı yaptıktan sonra çocuklara baktı. Sınıfta değişik bir hava vardı. Çocukların yüzleri asıktı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ne oldu çocuklar, neden somurtuyorsunuz böyle?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, biz ne zaman özgür olacağız?  Neden bizim istediklerimiz yapılmıyor?&lt;br /&gt;	- Ne oldu?&lt;br /&gt;	- Okulumuzu üç ay kapatıyorlar... Deprem güçlendirme çalışması yapılacakmış. Ama biz okulumuzun üç ay kapanmasını istemiyoruz.&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- Evet, biz aşağıdaki okula gitmek istemiyoruz.&lt;br /&gt;	Gül:&lt;br /&gt;	- Zaten biz çocuklar hiçbir yerde özgür değiliz... Evde de böyle, sokakta da... İstediklerimiz hiç yapılmıyor. Bize özgürlük yasak!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bakıyorum bugün hepiniz özgürlükten söz ediyorsunuz. İyi ama bu özgürlük nedir?&lt;br /&gt;	Öğretmenin sorusuna yanıt veren çıkmadı. Çocuklar biraz şaşırmış, birbirlerine bakıyorlardı.&lt;br /&gt;	Öğretmen, sorusunda ısarlıydı:	&lt;br /&gt;	- Evet, özgürlük nedir? Kim söyleyecek?&lt;br /&gt;	Sonunda bir parmak kalktı. Didem:&lt;br /&gt;	- Özgürlük, istediğin gibi davranabilmektir. Yaptıklarına kimse karışmazsa özgürsün demektir.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Evet, örneğin ben özgür değilim. Ödevlerimi bitirmeden sokağa çıkamıyorum. Halı sahaya da tek başıma gidemiyorum.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Ben de özgür değilim. Kendi başıma alışveriş merkezine gidemiyorum.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki küçük kardeşin balkona çıkmak isteyince ya da elini elektrik prizine sokmak isteyince ona izin veriyor musunuz?&lt;br /&gt;	Çocuklar  “hayııııır” dediler.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki ana caddeden arabalar vızır vızır giderken, canınız istedi diye karşıdan karşıya geçebilir misiniz?&lt;br /&gt;	Çocuklar yine “hayıııııııır” dediler.&lt;br /&gt;	- Peki, şunlara yanıt verin bakalım: Canınız istedi diye sokağa pijamayla çıkabilir misiniz? Canınız istedi diye parktaki çiçekleri kopartabilir misiniz? Canınız istedi diye cadde ortasında top oynayabilir misiniz?&lt;br /&gt;	Çocuklar  “hayıııııır” dediler.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu biçimde canınızın istediği ama yapamadığınız başka şeyler yok mu? Biraz düşünün bakalım.&lt;br /&gt;	Çocuklar biraz düşündükten sonra parmak kaldırmaya başladılar. İlk söz alan Ayşe oldu:&lt;br /&gt;	- Soğuk havada ince giysilerle sokağa çıkamayız; çıkarsak hastalanırız.&lt;br /&gt;	Öğretmen, eline tebeşir alarak tahtaya Ayşe’nin söylediklerini yazdı:&lt;br /&gt;	- Evet, diğer örnekleri bekliyorum. Vereceğiniz örnekleri tahtaya yazacağım.&lt;br /&gt;	Bundan sonra çocuklar saymaya, öğretmen de onların söylediklerini tahtaya yazmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Canımız istiyor diye yalnızca çikolata ve şeker yiyerek yaşayamayız.&lt;br /&gt;	- Tuvaletimizi sokağa yapamayız.&lt;br /&gt;	- Soluk almadan duramayız.&lt;br /&gt;	- Otoyolda bisikletle gidemeyiz.&lt;br /&gt;	- Gemi yanaşmadan iskeleye atlayamayız.&lt;br /&gt;	- Balkonda teybin sesini sonuna kadar açarak müzik dinleyemeyiz.&lt;br /&gt;	- Batman gibi havada uçup uçakları durduramayız.&lt;br /&gt;	- Ecza dolabından istediğimiz ilacı  alıp yutamayız.&lt;br /&gt;	- Süpermen gibi koca arabaları kaldırıp uzağa atamayız.&lt;br /&gt;	- Örümcek Adam gibi düz duvarlara kolayca tırmanamayız.&lt;br /&gt;	- Paramız yoksa vitrinlerde gördüğümüz ve canımızın istediği eşyaları alamayız.&lt;br /&gt;	- Tatil günü okula gelemeyiz.&lt;br /&gt;	- Balıklar gibi suyun altında yüzemeyiz.&lt;br /&gt;	- Kuşlar gibi gökte uçamayız.&lt;br /&gt;	- Ödevlerimizi yapmazsak sınıfımızı geçemeyiz.&lt;br /&gt;	- Sokakta yatamayız.&lt;br /&gt;	Öğretmen, çocuklara yeter işareti yaptı:&lt;br /&gt;	- Tehlikeli bir ana caddede bisiklet sürmek, gemi yanaşmadan iskeleye atlamak doğru mu?&lt;br /&gt;	- Haaaayıııııııııııır...&lt;br /&gt;	- Peki bir depremde yerle bir olacak çürük bir binada ders görmek doğru mu?&lt;br /&gt;	Bazı çocuklar “değiiiiiiiiiiiiiiiil” derken bazıları susmuştu.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bazılarınız neden sustu? Çürük binada ders yapmak doğru mu?&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- “Doğru değil”  dersek okulumuzun kapanmasını kabul etmiş oluruz. Ama biz aşağıdaki okula gitmek istemiyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ama çocuklar  göz göre göre tehlikeye atılmak da olmaz. Nasıl ana caddedeki arabaların arasına atılmıyorsak çürük binalara da girmemeliyiz.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Ama biz aşağıdaki okulu istemiyoruz öğretmenim!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Tamam da evde de her istediğiniz oluyor mu? Canınızın her istediğini anneniz babanız size alıyor mu? Ya paraları yoksa? Ya olanakları yoksa?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- O zaman bizi ikna ediyorlar. O istekten vaz geçiyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, yaşamda hiç kimsenin her istediği olmaz. Herkesin uymak zorunda olduğu bazı kurallar, yasaklar ya da engeller vardır. Bunların varlığını kabul etmemiz gerekir. Her istediğimizin olmasını istemek özgürlük değildir.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- O zaman hiç kimse özgür olamaz, öyle mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bilmiyorum. İsterseniz bu sorunun yanıtını birlikte aramaya çalışalım. Ne dersiniz, birlikte arayalım mı?&lt;br /&gt;	Bütün çocuklar bağırdı:&lt;br /&gt;	- Arayalıııııııııııım...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Dünyada hiç kimse canının istediği her şeyi yapamaz. Bu nedenle, özgürlüğü canımızın istediğini yapmak olarak görmemeliyiz.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Peki özgürlük nedir  öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bakalım, birlikte arayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Seçme Yetisi ve Özgürlük	&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Öğretmen, tahtanın yanına gitti. Biraz önce tahtaya yazdıklarını çocuklara işaret ederek konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Az önce canımız istese de yapamayacağımız birçok olaydan söz ettik. Bunların hepsi aynı mıydı çocuklar?&lt;br /&gt;	Çocuklardan ses çıkmadı. Hepsi az önce öğretmenin tahtaya yazdıklarını okuyor, bunlar arasında bir ayrım yapmaya çalışıyorlardı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- İsterseniz size yardımcı olayım. Şimdi, bana canımız ne kadar isterse istesin, hiçbir biçimde yapamayacağınız olayları söyleyebilir misiniz?&lt;br /&gt;	Kısa bir  bekleme oldu. Çocuklar  tahtayı dikkatle  okudular. Sonra da saymaya başladılar:&lt;br /&gt;	- Batman gibi havada uçup uçakları durduramayız.&lt;br /&gt;	- Soluk almadan duramayız.&lt;br /&gt;	- Tatil günü okula gelemeyiz.&lt;br /&gt;	- Süpermen gibi koca arabaları kaldırıp uzağa atamayız.&lt;br /&gt;	- Örümcek Adam gibi düz duvarlara kolayca tırmanamayız.&lt;br /&gt;	- Balıklar gibi suyun altında yüzemeyiz.&lt;br /&gt;	- Kuşlar gibi gökte uçamayız.&lt;br /&gt;	Öğretmen, bu olayların yanına daire içinde 1 rakamını yazdı:&lt;br /&gt;	- Çocuklar bunlara Doğal Engeller diyelim. Gördüğünüz gibi bunları yapmak hiç elimizde değil. Bunları yapamıyoruz diye, özgür değiliz diyebilir miyiz?&lt;br /&gt;	- Haaaaayııııııııııır...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Şimdi ikinci tür engelleri, yani Toplum Engellerini yazalım. Bunları yapıp yapmamak elimizdedir. Ancak yararımızı düşünerek bunlara karar veririz. Örneğin bile bile soğuk havada incecik giysilerle sokağa çıkmayız. Neden?&lt;br /&gt;	- Çünkü hasta oluruuuuuz...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, doğru. Şimdi bu tür engelleri sayın bakalım.&lt;br /&gt;	Çocuklar saymaya, öğretmen de onların söylediklerinin yanına daire içinde 2 rakamı yazmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Ödevlerimizi yapmazsak sınıfımızı geçemeyiz.&lt;br /&gt;	- Sokakta yatamayız.&lt;br /&gt;	- Canımız istiyor diye yalnızca çikolata ve şeker yiyerek yaşayamayız.&lt;br /&gt;	- Tuvaletimizi sokağa yapamayız.&lt;br /&gt;	- Otoyolda bisikletle gidemeyiz.&lt;br /&gt;	- Gemi yanaşmadan iskeleye atlayamayız.&lt;br /&gt;	- Balkonda teybin sesini sonuna kadar açarak müzik dinleyemeyiz.&lt;br /&gt;	- Ecza dolabından istediğimiz ilacı  alıp yutamayız.&lt;br /&gt;	- Paramız yoksa vitrinlerde gördüğümüz ve canımızın istediği eşyaları alamayız.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yalnız bunların bazılarını yapanların olduğunu unutmayalım. Örneğin isteyen öğrenci ödevlerini yapmaz.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- O zaman da sınıfta kalır.&lt;br /&gt;	Gül:&lt;br /&gt;	- Bazı insanlar sokakta yatıyor.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Ama onların evi yok. Evleri olsa sokakta yatmazlar ki!&lt;br /&gt;	Serdar:&lt;br /&gt;	- Evlerinden kaçan çocuklar var. Ben birisini tanıyorum... Kendi evlerine gitmek istemiyor.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Bizim karşı apartmanda birisi var... Hafta sonları balkonda teybin sesini sonuna kadar açıyor.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Vitrinlerdeki malları para vermeden  alan hırsızlar var.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Yakalanırlarsa hapse atılıyorlar!&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Yakalanmasalar bile yaptıkları doğru değil. Haksızlık.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Gördüğünüz gibi çocuklar, Toplum Engelleri konusunda seçme ya da tercih yapma olanağımız var. Bunların bazıları tümüyle keyfimize kalmış  seçimler. İsterseniz hiç ödev yapmazsınız, o zaman sınıfta kalırsınız. Ya da Tunçların düşüncesiz komşusu gibi teybin sesini sonuna kadar açabilirsiniz. Ancak  o zaman başkalarına zarar vermiş olursunuz. Hırsızlık yapanların seçimi de böyle kötü bir seçim. Bu seçimleri yapmakta özgürüz.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Seçme yapabilmek özgürlük müdür, öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- İnsan, her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi yasasına, kendi düşüncesine dayanarak karar verebilseydi özgür olabilirdi.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Ama bu olmaz ki öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Yemek yemeden duramayız. Tuvalete  gitmeden  duramayız. Uyku uyumak zorundayız...&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Tahtaya yazdıklarınız ortada... Bunların çoğu bizim dışımızdaki engeller. Onlar olmadan kendi başımıza karar  veremiyoruz.&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Ama bazen istediğimizi seçebiliyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Örnek verebilir misin?&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Hafta sonu sinemaya gittik. Dört salon vardı. Hangisine gideceğimize ben karar verdim. Tamamen kendim verdim bu kararı. Annem babam da ona uydular.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Beden öğretmeni o ders oynayacağımız oyunu oylamayla belirliyor. Çoğunluk neyi isterse onu oynuyoruz. Bu özgürlük, değil mi?&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Peki azınlık ne olacak? O oyunu oynamak istemeyenlerin özgürlüğü yok mu?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- “Hamama giren terler” diye bir söz var. Başkalarıyla oyun oynamak isteyen kişi, kendi özgürlüğünden fedakârlık yapmayı baştan kabul etmiş olur.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- O zaman oyun oynamamak özgürlük mü oluyor?&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Eğer yaptığın seçim seni mutlu kılıyorsa, seni sıkıntıya sokmuyorsa özgürlük sayılabilir.&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Teneffüste kantinden bisküvit alacaktım. Bir sürü bisküvit vardı. Sonunda karamelli bisküvit aldım. Bu özgür bir seçim mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu seçimin koşullarına bakmak gerekir.&lt;br /&gt;	- Neye bakacağım?&lt;br /&gt;	- Paran olmasa bisküvit alabilir  miydin?&lt;br /&gt;	- Alamazdım.&lt;br /&gt;	- Peki parayı nereden aldın?&lt;br /&gt;	- Annem verdi.&lt;br /&gt;	- Demek ki bu konuda annene bağlısın. Dolayısıyla oradaki seçiminde tam olarak özgür değilsin.&lt;br /&gt;	- Nasıl yani?&lt;br /&gt;	- Annen sana para vermemiş  olsaydı, bisküvit almaya niyet bile etmezdin. Dolayısıyla karamelli bisküviti bisküviyi seçmene gerek kalmazdı.&lt;br /&gt;	- Özgür olmak için bisküvitin bisküvinin parasını benim mi kazanmam gerekiyor?&lt;br /&gt;	- Parayı sen kazansan bisküvit seçimindeki özgürlüğün artardı.&lt;br /&gt;	- Ama tam özgür olamazdım, öyle mi?&lt;br /&gt;	- Evet.&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	- Çünkü bu kez de para kazanmak zorunda kalırdın. Bir şeyi özgürce yapabilmek için  başka bir şeyi yapmak zorunda kalırsan ne değişir? Yine senin dışında bir şeyler seni zorlamış, engellemiş, yönlendirmiş olur. Buna da özgürlük denmez.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- O zaman hiç kimse özgür olamaz... çünkü herkes birilerine ya da bir şeylere bağımlıdır. 	&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir bakıma Didem haklı... Başkalarına muhtaç olmadan yaşayamıyorsak hiç kimse bütünüyle özgür olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Güç ve Özgürlük&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	 Zeki:&lt;br /&gt;	- Bence güçlü insanlar özgürdür.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- Çünkü onların kimseye ihtiyacı yoktur.&lt;br /&gt;	Serdar:&lt;br /&gt;	- Güçlüler, her istediklerini yaparlar.	&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki kimdir bu güçlü insanlar?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Polisler çok güçlüdür. Herkes onlardan korkar. Televizyonlarda izliyoruz. Onları görünce göstericiler hep kaçıyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Polisler her istediklerini yapabilirler mi?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Yaparlar. Belediye arabasına bile para vermeden biniyorlar.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Ama taksiye binemiyorlar!..  Özel arabalara da binemezler.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Tabii binemezler. Bir polis suç işlerse cezaevine atılır. Televizyonda gördüm, suç işleyen polisi arkadaşları aldı götürdü.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Bizim kiracımız polis. Hep durumundan yakınıyor. Bazen kirayı geç ödüyor. O zaman babamdan özür diliyor.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Metin haklı. Polisler belediye arabalarına biniyorlar; çünkü az para kazanıyorlar. Her istediklerini yapamazlar.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Bence generaller güçlüdür. Ben askeri komutan olacağım. O zaman özgür olacağım.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Askerler çok mu güçlü sanki!&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Dedem emekli subay. Ben orduevine gittim. Orada general gördüm... Onlar da başkaları gibiler.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Polislerle askerlerin  bir farkı yok ki! Silahları var, ama o silahları istedikleri zaman kullanamazlar.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, hem polis, hem de asker devlet görevlisidir. Uymaları gereken yasalar ve kurallar vardır. Bunlara uymadıklarında  görevden alınırlar.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- O kadar güçlü  insanlar değiller mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Değiller. Sonuçta onlara emir verenler başkaları. Örneğin generallerin hepsi başbakana bağlıdır. Ondan emir alırlar.&lt;br /&gt;	Serdar:&lt;br /&gt;	- Başbakana ne diyeceksiniz? O da mı güçsüz?&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Başbakan her istediğini alabilir mi? Büyük zenginler kadar parası var mı?&lt;br /&gt;	Gül:&lt;br /&gt;	- Yok. Başbakanın arabası bile kendinin değil. Devletin arabasını kullanıyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Seçimlerde yenilirse başbakan bir daha göreve gelemiyor. Halk ona oy vermezse hiçbir gücü kalmaz. Başbakan, görevdeyken yetkileri güçlü olduğu için güçlü gözüküyor. Ancak bu geçici bir durum.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Peki büyük zenginler? Onlar her istediklerini alabilirler? Her istediklerini yaptıramazlar mı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yaptıramazlar. Örneğin dünyanın en zengin insanı bile olsan, eğer şeker hastasıysan birçok davranış sana yasak olur. Herkesin yediği çikolatalardan bir tanesini bile yiyemezsin.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Gözleri bozuksa gözlükleri olmadan bir gazeteyi bile okuyamaz. Her zaman gözlüğe muhtaç olur.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Peki hiçbir hastalığı yoksa. Çok sağlıklıysa?&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Yine de her istediğini yapamaz. Yasalar var, kurallar var... Zenginim diye trafikte kırmızı ışıkta geçebilir mi?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Zengin diye bizim evimizi elimizden alabilir mi? Zengin olmak yasalara uymamayı getirmez?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- O zaman güçlü hayvanlar özgürdür? Örneğin ormanlar kralı arslan bence özgürdür.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Çünkü ona kimse karışamaz. Ormanda istediğini yapar.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Tüfekli bir avcı karşısına çıkınca ne yapacak?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- İnsanları karıştırma... Ben arslanın hayvanlar arasında  özgür olduğunu söylüyorum.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Arslan her istediğini yapamaz. Örneğin bir kuş gibi göklerde uçamaz. Dolayısıyla bir kuşun yaptığı birçok davranışı yapamaz.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- O zaman kartal özgürdür. O göklerin kralıdır.&lt;br /&gt;	Gül:&lt;br /&gt;	- Ama o da denizlere giremez. Denizlerdeki birçok davranış onun için olanaksız. Bir kartalın denizde özgürce davranacağını düşünmek biraz zor.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Peki öğretmenim, güçlüler özgür değilse kim özgür?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Düşünün bakalım. Bu dersin adı felsefe... Bu derste kendi aklınızı kullanmayı öğreniyorsunuz.  Bilmediklerinizi sorgulayarak aramalısınız.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, sanırım biz özgürlüğü yanlış yerlerde arıyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, bu doğru bir tespit gibi görünüyor Ece.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Peki nerede aramamız gerekiyor özgürlüğü?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bunu anlamak için buraya kadar konuştuklarımızı düşünün. Özgürlüğü nerelerde aradık?&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- İlk önce canımızın istediğini yapmakta aradık. “Ne istersem yaparsam, özgür olurum” dedik.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Ama öyle olmadı. Canımızın her istediğini yapamayacağımızı anladık.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- “Seçme yapabilmek özgürlüktür” dedik. Ama onun da tam olarak özgürlük olmadığını anladık.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Güçlü olmak da özgür olmaya yetmiyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bol yemek yemek, bol paranın olması, gezip tozmak, çok malı olmak... Bunlar da özgür olmak için yeterli değil, öyle değil mi?&lt;br /&gt;	Sınıftan toplu yanıt geldi:&lt;br /&gt;	- Eveeeeeeet...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- O zaman başka konulara bakmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         		 &lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Özgürlük Koşulları &lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Sınıftaki bütün  çocuklar merakla öğretmene bakıyorllarardı. O da gülümseyerek çocukları süzüyordu. Öğretmen konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, şimdi size bir soru soracağım. Kafesteki bir kuşu dışarıya bıraksak. O kuş özgür olur mu?&lt;br /&gt;	Çocuklar, düşünmeye başladılar. Bir süre sessizlik oldu. Daha sonra Aysel söz aldı:&lt;br /&gt;	- Olur. Artık onu engelleyen hiçbir şey yoktur. İstediği yere gidebilir. Özgürdür.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- İstediği yere gidemez ki? İnsanların olduğu yerlere giderse onu hemen yakalarlar.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Yırtıcı kuşların yanına da gidemez.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Kediler bile onu yakalayabilir. Çok dikkatli olmalı.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Ama kafeste tutsaktı. Kafesten çıkınca özgür olur bence...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Kuşun doğal ortamı dışarısıdır. Onun doğadaki halini göz önüne almalıyız. Kafesten bırakılınca eski doğal  ortamına döner. Serbestçe uçabilir. Oysa kafeste uçamıyordu...&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Bu özgürlük değil mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Az önce tartıştık. Değil. Çünkü o kuş her istediğini, engellenmeden yapabiliyor mu? İstediği yere gidebiliyor mu,  istediği yiyeceği alabiliyor mu?&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- O zaman hiçbir canlı tam olarak özgür olamaz öğretmenim. Her canlının uymak zorunda olduğu bazı yasaklar, kurallar, engeller var. Yaşaması için bunlara boyun eğmesi gerekir.&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- O zaman cansız olanlar özgürdür! Örneğin su.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Su mu özgürdür? Neden?&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- Ona hiç yasak yok!... İstediği yere gider. Buhar olur uçar, her yeri aşar. Buz olur denizlerde  dolaşır.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Ama su düşünmez. Düşünmeyen, yaptığının farkında  olmayan özgür olmaz. Bence  kendini özgür hisseden özgürdür!&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Seni bir odaya kapatsalar ve orada yaşasan ne olacak? “Ben özgürüm” dediğin için özgür mü olacaksın?&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Eğer dışarıya çıkmayı istemiyorsam, orada özgürüm demektir.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- O zaman hapisteki bir insan yaptıklarından pişmansa özgür mü olur? “Ben bu cezayı hak ettim, burada kalmam doğru” deyince özgür mü olur?&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Evet, orada kalmaktan memnunsa özgürdür.&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	- Kimse hapiste kalmaktan memnun olmaz!&lt;br /&gt;	Öğretmen, Okan’a döndü:&lt;br /&gt;	- Senin savunduğun özgürlük  olmuyor. Bu, özgürlükle ilgili kısıtlamaları kabullenme ve haklı görme oluyor.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Ama öğretmenim, hiçbir canlının tam özgürlüğü olamaz demedik mi? O zaman ne yapacağız?&lt;br /&gt;	Buse, eliyle tahtada yazılanları işaret etti:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, yaşamımızda bunlar gibi yüzlerce kural, engel, sınırlama, yasak varken nasıl özgür olabiliriz?&lt;br /&gt;	Öğretmen, elindeki cetvelle tahtada yazılanları gösterdi:&lt;br /&gt;	- Öncelikle bunlar arasında yaptığımız ayrımın iyice farkına varmak gerekiyor. Neydi bunlar çocuklar?&lt;br /&gt;	Gül:&lt;br /&gt;	- Doğal Engeller ve Toplum Engelleri.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki başka engeller yok mu? Çevremizdeki kuralları, engelleri, sınırlamaları ve yasakları yalnızca doğa ya da toplum mu koyuyor? Kendimizden kaynaklananlar yok mu?&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Olmaz mı, öğretmenim... Hem de çok var.&lt;br /&gt;	Öğretmen, eline tebeşiri alıp tahtanın yanına gitti. Bireysel Engeller  yazıp altını çizdi:&lt;br /&gt;	- O zaman, şimdi insanların bireysel tercihlerinden kaynaklanan engelleri yazalım.&lt;br /&gt;	Bunun üzerine  çocuklar konuşmaya başladılar:&lt;br /&gt;	- Bizim evde oyuncaklar  ikiye ayrılır. Evde oynananlar ve dışarıda oynananlar. Dışarıda oynanan oyuncakları odama sokmam. Onlar balkonda durur.&lt;br /&gt;	- Bizim eve sigara girmez. Dış kapının üzerinde bile uyarı var. O nedenle bize gelen misafirler evde sigara içmeyi teklif bile edemezler.&lt;br /&gt;	- Bizim evde balkonda ve balkonun yanındaki odada sigara içilebilir.&lt;br /&gt;	- Ben hiç bamya yemem. O yüzden annem bamya satın almaz.&lt;br /&gt;	- Ben de kereviz yemiyorum. Babam da yemiyor. Bizim eve kereviz girmez.&lt;br /&gt;	- Bizim evde katı yağ hiç kullanılmıyor. Annem sıvı yağ kullanıyor.	&lt;br /&gt;	- Babam işe bisikletle gidiyor. Arabasını da sattı. Bizim ailede herkes yürümeyi çok sever.&lt;br /&gt;	- Ben okula belediye otobüsüyle geliyorum. Babam servise vereceğimiz parayı bana harçlık olarak veriyor.&lt;br /&gt;	- Annem az giyilmiş elbiselerden yeni elbiseler dikiyor. Biz yeni giysiye fazla para harcamıyoruz.&lt;br /&gt;	- Biz tatil için deniz kıyısına gitmiyoruz. Her zaman yaylalara gidiyoruz.&lt;br /&gt;	- Ben yazın yüzme kursuna gidiyorum. Başka kurslara gitmem.&lt;br /&gt;	- Ben kot patolon giymeyi hiç sevmiyorum. Bizim evde zaten kimse kot pantolon giymez.&lt;br /&gt;	- Ben çizgi roman okumayı çok seviyorum. Başka kitapları almıyorum.&lt;br /&gt;	Öğretmen, eliyle yeter  işareti yaptı:&lt;br /&gt;	- Gördüğünüz gibi çocuklar... Bu liste böyle uzar gider. Yazmaya devam etsek saatlerce devam etmemiz gerekir. Tek tek insanların tercihlerinden kaynaklanan sayısız kural, engel, sınırlama ve yasak var.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Bu kadar engelin ortasında nasıl özgür olunabilir?&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Evet, bu dünyada özgürlük olamaz!&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Neden olmasın? Daha özgürlüğün ne olduğunu bulmadık ki!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Kaya doğru söylüyor çocuklar.  Henüz özgürlüğü tanımlamadık. Özgürlüğün ne olduğunu ortaya koymadan “bu dünyada özgürlük olmaz” dememeliyiz.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Ama her şey ortada öğretmenim! O  kadar çok  engel, kural, sınırlama, yasak var ki!..&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Örneğin neler var?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Bağımlılık... Kendim para kazanmıyorsam, anneme babama bağlıysam özgür olamam.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Dışardan etkilenme... Çevremden çekinip bir şey yapamıyorsam özgür olamam.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Engellenme... “Denize girilmez” tabelası varsa, orada denize giremem.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Zorlanma... Bahçede herkes bir oyun oynarsa ben de mecburen o oyuna katılırım.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, bunların hepsi var. Peki bütün bunlara rağmen özgür olamaz mıyız?&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Nasıl olabiliriz? Bence olamayız.&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	- Bence de olamayız.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Özgür olup olamayacağımızı anlamak için özgürlük koşullarına bakmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;	Çocuklar “özgürlük koşulları neymiş?” der gibi birbirlerine baktılar.	&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;        		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Kendine Yetme &lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, özgür olabilmek için belli koşullara sahip olmak gerekir. Şimdi bunlara yakından bakalım. Önce bazı karşılaştırmalar yapalım. Hazır mısınız?&lt;br /&gt;	Sınıftan “hazırıııııııııııız” yanıtı geldi.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir denizyıldızı mı daha serbesttir bir yunus mu?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Yunus.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	- Çünkü yunus denizde serbestçe dolaşabilir.  Ama denizyıldızı kumun üstünde durur.&lt;br /&gt;	- Yani yunusun hareket alanı daha geniştir, öyle mi?&lt;br /&gt;	- Evet.&lt;br /&gt;	- O zaman canlıları serbestlik bakımından sıralayabilir miyiz?&lt;br /&gt;	- En az serbest olanlar bitkilerdir. Daha sonra tekhücreli hayvanlar gelir. Onlardan sonra basit hayvanlar... Böcekler, solucanlar, kurtçuklar gelir... Sonra sürüngenler gelir. Kertenkele, kaplumbağa, yılan. Daha sonra...&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Kuşlar gelir... çünkü onlar da yumurtlayarak çoğalır. Ondan sonra da memeli hayvanlar gelir. Fareler, köpekler, kediler, koyunlar, atlar, inekler... Sonra da maymunlar, goriller ve insanlar gelir...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yani basitten karmaşığa göre canlılar geliştikçe serbestlikleri de artar, öyle mi?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Evet. En serbest olan ise insandır; çünkü doğada en gelişmiş canlı insandır.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Altı aylık bebek, 8 yaşında çocuk ve 20 yaşında bir adam. Bunları nasıl karşılaştırabiliriz?&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Bebek çok bağımlıdır. Annesi ve büyükleri olmadan yaşamını sürdürümez. 8 yaşında çocuk ondan daha serbesttir. Ama o da birçok konuda ailesine bağlıdır. 20 yaşındaki adam ise çok daha serbesttir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Demek ki insanlar arasında  ilk ayrım yaş konusunda oluyor.&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	- Elbette. Bu yüzden biz çocuklar özgür olmadığımız için yakınıyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki yaştan sonra insanlar arasında fark yaratan neler var?&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Aile ve akrabalar... Tek başına yaşayan bir insan ile kalabalık bir ailesi olan birisinin durumu aynı olmaz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ne fark vardır?&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Tek başına yaşayan adamın işi zordur. Her sorunu kendi çözmesi gerekir. Oysa kalabalık ailesi olan adama yardımcı olacak ailesinden birçok kişi vardır.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Doğru. Ancak bazı örneklerde bunun geçerli olmadığı da doğru. Kişi çok başarılıysa büyük bir aileye ihtiyacı olmayabilir.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Kalabalık ailesi olanların hep rahat ve başarılı oldukları da doğru değil. Öyle olsa gecekondularda yaşayanlar hep rahat ederlerdi.&lt;br /&gt;	Öğretmen&lt;br /&gt;	- O zaman başka konulara da bakmak gerekir.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Nerede yaşandığı da önemli. Köyde, uzak dağların eteklerinde yaşayanlarla şehirlerde yaşayanlar bir olmaz. Şehirlerde yaşayanlar birçok olanaklara sahiptir.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Ama o olanaklara ancak parası olanlar sahip oluyor.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Evet, iyi bir işin yoksa, çok para kazanamazsan şehirde olman bir şeye yaramaz. Bir doktor bir köylüden daha serbesttir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- O zaman serbest hareket edebilmek için çok paramızın olması mı gerekli?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Evet.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir köyün yakınında bir orman düşünelim. Ünlü bir doktor ile bir köylüyü ayrı ayrı ormana bırakmış olalım. Ormanda yolunu bulmakta hangisi daha başarılı olur? Parası çok olan doktor mu, parası az olan köylü mü?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Elbette köylü...&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	- Çünkü o ormanı iyi bilir. Oralarda yaşadığı için deneyimlidir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, bu söylediklerimizi toparlayalım. Denizyıldızından  insana kadar doğal koşulların  büyük önemi var. Gelişmiş canlılar daha rahat hareket ediyorlar, daha serbestler. Bu bakımdan insan en gelişkin canlı.  İnsanlar için ise yaşın, yakınların, yaşanılan çevrenin, paranın önemli olduğunu gördük. Bütün bunlardan sonra özgürlüğün birinci koşulunu söylüyorum.&lt;br /&gt;	Öğretmen, tahtanın yanına gitti ve tahtaya “Kendine Yetme” yazdı. Sonra sınıfa döndü:&lt;br /&gt;	- Bir insan kendine yetme konusunda ne kadar gelişkinse, özgürlük ona o kadar yakındır. Kendine yetemeyen insanların özgürlüğe ulaşma şansları azalır. Bu nedenle, bir  hayvana karşı insanın, bir bebeğe karşı bir çocuğun, bir çocuğa karşı yetişkin bir insanın, olanakları kısıtlı bir insana karşı olanakları geniş insanın özgürlük alanı daha geniştir.		&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;         		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Zorunluluğun Bilgisi&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Çocuklar dikkatle öğretmeni dinliyorlardı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Birinci koşulu anladınız mı?&lt;br /&gt;	O sırada Buse parmak kaldırdı:&lt;br /&gt;	- Kendine yetmeyi anladık, öğretmenim. Özgürlüğün ikinci koşulu nedir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Az önceki ormanda yol bulma örneğine yeniden bakalım.  “Doktor mu, yoksa köylü mü yolu bulabilir?” diye sormuştum. Sizde “köylü” demiştiniz, değil mi?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Evet.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ancak doktor doğa sporlarına düşkün birisiyse iş değişebilir. Oryantasyon, yani yön bulma kurslarına katılmışsa yolunu köylüden çok daha kolay bulabilir.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Oryantasyon nedir  öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Doğada yön bulma sporu... Ormanlarda, açık alanlarda yapılan bir spor bu. Bizim doktorumuz bu sporu yapıyorsa ormanda o köylüden çok daha başarılı olacaktır.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Nasıl?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Doğanın işleyişini öğrenir.  Güneşin, ayın, yıldızların hareketlerini kavrar. Onların zorunlu işleyiş bilgisinden belli sonuçlara ulaşır. Bunu ona sağlayan nedir?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Bilgi!&lt;br /&gt;	Öğretmen, tahtanın yanına gitti ve  “Zorunluluğun Bilgisi” yazdı:&lt;br /&gt;	- Evet, bilgi. İnsanların kendilerine yetmeleri bakımından bilgi çok önemli. İnsanlar içinde yaşadıkları dünyanın sınırlarını bilmek zorundalar. Bunların ne kadarını değiştirebileceğini bilince ona uygun hareket ederler.&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	- İnsanlar depremi önleyemez.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, önleyemez. Ancak depreme dayanıklı binalar yapmayı öğrenerek depreme karşı koyabilirler. Bunu öğrenmezlerse deprem onlara büyük zarar verir.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Çevremizdeki zorunlulukları bilirsek neden özgür olalım?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yalnızca bu bizi özgür yapmaz. Ancak özgürlük alanımızı genişletir. Bilgili olursak deprem bölgesine ev yapabiliriz. Bilgimiz yoksa depreme yenilir, o bölgeye ev yapamayız.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Bilgili olmak bizi özgürlüğe daha fazla yaklaştırıyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet. Eski insanlarla günümüz insanlarını karşılaştırarak bunu daha iyi  görebiliriz.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Eski insanlar bizden çok güçlülerdi. Çok da dayanıklı.&lt;br /&gt;	Serdar:&lt;br /&gt;	- Nereden biliyorsun?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Hafta sonu babamla Topkapı Müzesi’ne gittik. Orada padişahlarla sadrazamların kullandıkları silahlar vardı. Onların kullandıkları kılıçları bugünün insanları yerinden kaldıramaz. Gürz denilen üzeri çivili ağır demir topuzlar var. Görseniz şaşarsınız! Belki 40 kilo... Onları ellerine alıp savaşta sopa gibi sallıyorlarmış!..&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Buse haklı. Gerçekten eski insanlar beden yapıları bakımından bizden çok daha güçlü ve sağlıklı idiler. En azından onlar bizim gibi suni gıdalar yemiyorlardı. Yedikleri her gıda doğal ve sağlıklıydı.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Onlar tatlıyı meyvelerden ya da baldan alıyorlardı. Bizim gibi işlenmiş şeker yemiyorlardı. Bizim yediğimiz şekerler hiç sağlıklı değil.&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Kullandıkları yağlar da sağlıklıydı. Bugün saf zeytinyağını nereden bulacaksınız da yiyeceksiniz!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Eski insanlar  beden olarak sağlıklı ve güçlüydüler, ancak doğa karşısında güçlü değillerdi. Yolculukları atlarla yapıyorlardı. Arabayı, uçağı bilmiyorlardı. Elektrikten haberleri yoktu. Bütün bunları bize sağlayan nedir?&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	 - Bilgi elbette... Bugün denizlerin binlerce metre altına dalıp  dalabiliyor ya da   uzaya gidebiliyoruz. Doğanın zorunluluklarının neler olduğunu biliyoruz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- O zaman bilgili  birisiyle bilgisiz birisini özgürlük bakımından karşılaştıralım bakalım.&lt;br /&gt;	Çocuklar, peşpeşe yorumlar yapmaya başladılar:&lt;br /&gt;	- Bilgili birisi bedenine gelecek zararları önleyebilir. Hangi yiyeceklerin sağlığına zarar verebileceğini bilir ve önlem alır. Bu da onu daha serbest kılar.&lt;br /&gt;	- Bilgili kişi, nerelerde  kendisine yararlı şeyler bulabileceğini bilir. Bilgisiz olansa boşu boşuna dolaşır durur.&lt;br /&gt;	- Bilgili olursak başkalarına daha az bağımlı oluruz. Bilgisiz olunca her adımda birilerinden yardım bekleriz. Bu da bizim hareketlerimizi sınırlandırır. Bizi bağımlı kılar.&lt;br /&gt;	- Bilgili olduğumuzda başkalarının bilmediği birçok gelişmenin farkına varırız. Eski insanların yararlanamadıkları birçok  doğal kaynağı biz bugün kullanabiliyoruz.&lt;br /&gt;	- Bilgili kişi başkalarını olduğu kadar kendisini de iyi tanır. Kendini iyi tanıyan, neler yapabileceğini iyi bilir. Bu da onun rahat hareket etmesine neden olur.&lt;br /&gt;	- Bilgili olununca her şeyi yapmak daha kolay olur. Böylece zamandan kazanırız. Bilgisiz birisinin beş saatte yapacağını biz bir saatte yapabiliriz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu söylediklerinizi tamamlayacak bir  konuyu da ben ekleyeyim. Bilgi bizim kendimizle barışık olmamızı sağlar. Bu da özgürlük alanını genişletmek bakımından çok önemlidir.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Kendimizle barışık olmak, ne demek öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- “Ben niye böyleyim”, “Neden benim gözüm şu renk değil”, “Neden boyum bu kadar kısa ya da uzun”, “Ben neden böyleyim” türünden yakınmalarla kendilerini boşa üzenler kendileriyle barışık değildir.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Kendisiyle barışık birisi nasıl olur?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Kendisiyle barışık kişiyi  size şöyle anlatabilirim: kendisine güvenir, tercihlerinden pişman olmaz, yaptıklarının  arkasında durur, yaptıklarını cesaretle savunur, yanlış yaptığında kabul eder ve özür diler, zor kararları kendisi alır...  Bunları yapabilmek için çok bilgili olmak gerekir. Bilgisiz birisinin özgürce davranma olanakları kısıtlıdır.&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;          		&lt;font style="font-weight: bold;"&gt;Sorumlu ve Ölçülü  Olma&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Sözlerini bitiren öğretmen, yeniden tahtanın yanına gitti. Tahtaya “Sorumlu ve Ölçülü Olma” yazdı. Sonra sınıfa döndü:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, özgürlük alanını genişleten üçüncü koşul “sorumlu ve ölçülü olmak’tır. Şimdi bunu inceleyelim. Büyüklerinizin uyarılarına karşın yaptığınız ve pişman olduğunuz davranışlar oluyor mu?&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	 - Oluyor, öğretmenim. Ben yazın deniz kenarında güneşte fazla kalıyordum. Annem beni hep uyarıyordu, ama onu dinlemedim. Sonradan öyle fena yandım ki onbeş gün hiç güneşe çıkamadım.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Ben de çok dondurma yiyince boğazım davul gibi şişti. Yazın sıcağında bir hafta hasta yattım.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Ben de sokak köpeklerini çok seviyordum. Annem dikkatli olmam için beni hep uyarıyordu. Sonunda köpeklerden uyuz kaptım. Uyuz hastalığından kurtulana kadar çok zorluk çektim.&lt;br /&gt;	Öğretmen, parmak kaldırıp söz almak isteyen diğer çocukları susturdu:&lt;br /&gt;	- Anlaşılan bu türden sorunları hepiniz yaşıyorsunuz. Peki  bu olumsuzluklar ortaya çıkınca büyüklerinizi suçluyor musunuz?&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- Hayır, nasıl suçlayabiliriz ki! Onlar bizi uyarıyorlar. Annemin dediklerine uysam, güneşte nar gibi yanmazdım.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Ben de annemi dinlemeyip fazla dondurma yedim, ama iki hafta ağzıma dondurma alamadım.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Sonuçları olumsuz ve acı da olsa bunlara sabırla katlanıyorsunuz. Neden?&lt;br /&gt;	Ayşe:&lt;br /&gt;	- Çünkü onlarla ilgili seçimi kendimiz yapıyoruz. Sorumluluk bize ait. Kendim ettim, kendim buldum.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yaptığımız seçimin sonucunun ne olacağını önceden bilmeliyiz. Bilgimiz yeterli ise doğru seçim yapabiliriz, yani özgürce davranırız. Ayrıca yaptığımız seçimle ilgili sorumluluk yalnızca bizimdir.  Bunun farkındaysak yine özgürce davranmış oluruz.&lt;br /&gt;	Ece:&lt;br /&gt;	- Ama öğretmenim, her zaman böyle olmuyor. Bazen annem bana sorumluluklarımı hatırlatıyor. Bazen de beni susturup “bu seni ilgilendirmez” diyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Örnek verebilir misin?&lt;br /&gt;	Zeynep:&lt;br /&gt;	- Örneğin evde temizlik varsa bana hep  sorumluluklarımı hatırlatıyor. “Kocaman kız oldun, artık sen de sorumlulukların yerine getir” diyor. Benden birçok iş  yapmamı istiyor. Ama akşam eve biraz geç gitsem hemen “Sen küçücük çocuksun, bu saatlerde dışarıda ne işin var” diyor.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Benim babam da öyle. Bana arabayı yıkatırken “sen büyüksün, artık sorumluluk almalısın” diyor. Ama arabayı sürmek isteyince bana “sen daha çok küçüksün” diyor.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Okulda da böyle öğretmenim. Teneffüste bahçede biraz koşsak, oyun oynamak istesek hemen öğretmenler bizi uyarıyor: “Artık kocaman oldunuz, küçücük çocuklar gibi oynamayın. Sorumlu olun” diyorlar. Ama ne zaman okuldan dışarı çıkmamız gerekse “Olmaz, siz küçüksünüz; dışarıya çıkamazsınız” deniyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, verdiğiniz bu örnekler elbette sizin özgürlük alanınızı genişletmiyor. Tersine özgürlüğünüzü kısıtlıyor. Dolayısıyla bunlara karşı mücadele etmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Nasıl mücadele edeceğiz?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu derste öğrendiklerinizi kullanarak. Haklılığınızı ortaya koyarak. Büyüklerin içine düştükleri çelişkileri onlara göstererek. Onları tutarlı davranmaya davet ederek.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Bu dedikleriniz işe  yarar mı gerçekten?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette. Büyükleriniz mutlaka yaptıkları hataların farkına varacaklardır. Yalnız ölçülü olmanız koşuluyla...&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Ölçülü olmak ne demek öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Geldik bir başka özgürlük koşuluna! Özgürlük alanımızı genişleten bir diğer konu da “ölçülü olmak”tır çocuklar.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Hesapçı olmak mı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hayır. Ölçülü olmak, kendi varlığına, vücut yapına, gücüne, olanaklarına uygun yaşamaktır.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Aşırı ve fazla isteklere kapılmamak yani...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, tam da o. Çünkü her şeyin fazlası zararlıdır. Örneğin bal çok yararlı bir besindir. Ancak iki kilo balı birden yerseniz besin zehirlenmesinden ölürsünüz.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Çok su içersek?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Erişkin bir insan  bir anda7-8 kilo su içerse ölebilir.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Fazla şeker yemek de zararlı.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Fazla spor yapmak da... Herkes maraton koşamaz, hazırlanmadan koşmaya kalkan çatlar!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bunun belirten atasözlerimiz bile var. “Azı karar, çoğu zarar” ya da “aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz”, “az olsun, benim olsun”.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Ayağını yorganına göre uzat!&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Çok yemek yemeyi, su içmeyi, spor yapmayı anladım. Ancak çok fazla para ya da eşya istemek neden özgürlüğü kısıtlıyor, onu anlamadım?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Fazla isteklerin sonu yoktur... Diyelim aşırı istekleri olan birisisin. İlk olarak iyi bir araba ve ev almak istedin. Onları alınca bu kez daha iyi markaların peşine düşersin. Yat istersin, helikopter istersin, uçak istersin. Yazlık istersin, villa istersin. Oysa bunların sonu yoktur... O zaman da bir türlü tatmin olamazsın. Hep kısıtlandığını düşünürsün.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Peki ne yapmalı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- İsteklerimizi maddi nesnelerde, eşyada, parada, malda yoğunlaştırmamalıyız. Manevi konularda yoğunlaştırmalıyız.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Nelerde yoğunlaştırmalıyız?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Duygusal dostluklarda, sevgide,  dayanışmada, dostlarla eğlenmede, oynamada... Bunlara ulaşmak daha kolaydır. Bu tür isteklerimize ulaşınca özgürlük alanamız da genişler.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- İsteklerimizi ölçülü kılarsak, özgürlük alanımız genişler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                             				-  SON –&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-1972388942670418859?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/1972388942670418859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=1972388942670418859' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/1972388942670418859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/1972388942670418859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/cocuklar-icin-felsefe-dizisiafacanlar_03.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 4. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DseRfkrXI/AAAAAAAAAvs/ApP9si0Yn2s/s72-c/03-ozgurluk.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-6175009086662399772</id><published>2010-01-03T10:38:00.001-08:00</published><updated>2010-01-03T10:52:52.695-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 3. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DlKhY2gHI/AAAAAAAAAvg/ODvuhU5Xy0s/s1600-h/05-adalet.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DlKhY2gHI/AAAAAAAAAvg/ODvuhU5Xy0s/s320/05-adalet.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422585920278134898" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;font size="4"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;ADALET&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;							Özgür Sinan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	İçindekiler:&lt;br /&gt;&lt;br style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;	* Ah Eşitlik!&lt;/span&gt;&lt;br style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;	* Oh Eşitlik!&lt;/span&gt;&lt;br style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;	* Eşitlik ve Adalet&lt;/span&gt;&lt;br style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;	* Hak ve Adalet&lt;/span&gt;&lt;br style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;	* Adaletin Sağlanması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     		&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ah Eşitlik!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Hilmi öğretmen derse girdiğinde sınıfta büyük bir gürültü vardı. Çocuklar hararetli  hararetli bir konuyu tartışıyorlardı. Öğretmen yoklamayı alıp sınıf defterini imzalarken de gürültü hiç eksilmedi.&lt;br /&gt;	İşini bitiren öğretmen sınıfa döndü ve merakla sordu:&lt;br /&gt;	- Eveeeeet, şimdi bana sorunun ne olduğunu biriniz anlatsın bakalım?&lt;br /&gt;	Sınıftaki çocuklar birden susup merakla öğretmene bakmaya başladılar. Hepsinin bakışlarında ‘ne  sorunu?’ der gibi bir hal vardı.&lt;br /&gt;	 Sonunda Didem konuştu:&lt;br /&gt;	- Ne sorunu öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ben de onu soruyorum çocuklar, sizi böyle konuşturan ne sorununuz var? Sınıfa girdiğimden beri vıdı vıdı konuşup duruyorsunuz. Bu kadar hararetle neyi tartışıyorsunuz? Söyleyin de merakım yatışsın.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Aaaaaaaaah eşitlik, sen neredesin?&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Aaaaaah aaaaaah evet, eşitlik! Ama biz de bir gün büyüyüp eşit olacağız değil mi öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Anlaşıldı, yine dert dinleyeceğiz! Söyleyin bakalım, küçük olduğunuz için bu kez size ne haksızlık yapıldı?&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, sanayii müzesine geziler düzenleniyormuş. Büyük sınıflar gidiyor ama bizler gitmiyormuşuz.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Çünkü o müzeyi gezmek için yaşımız küçükmüş... İleride onlarla ilgili dersleri görünce o tür gezilere gidebilirmişiz.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- Bir tek müze değil ki öğretmenim, geçenlerde sinemaya da gidemedik.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Geçen yıl da Çanakkale gezisine götürülmedik.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Yalnızca okul  böyle değil ki! Biz küçüklere her yerde ayrımcılık yapılıyor. Bize karşı adil davranılmıyor.&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- Evet, her zaman küçüklerin hakkı yenir!&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Bu dünyanın adaleti nedense hep çocuklara karış karşı işliyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ooooooo çocuklar, siz bugün çok dolusunuz. Sürekli koca koca laflar ediyorsunuz. Sizi gören de herbirinizin adalet ve hukuk profesörü olduğunu sanacak.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Ne sanması öğretmenim, ne sanması! Biz o dediklerinizin profesörü çoktan olduk bile...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Vay canına, acıların çocuğu Metin’e bakın arkadaşlar!&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Hepimiz öyleyiz öğretmenim, hepimiz. Bir anlatsak size şaşarsınız...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Anlatın öyleyse... Siz yapılan eşitsizlik ve haksızlıklar nelermiş bir duyalım bakalım. Buyurun çocuklar, sizi dinliyorum.&lt;br /&gt;	Bunun üzerine sınıftaki çocuklar kendilerine yapılan haksızlıkları ve ayrımcılıkları sıralamaya başladılar:&lt;br /&gt;	- Bizim evde televizyon kumandası benim elime hiç geçmez... Ben bu konuda en sonuncuyum. Ancak o an televizyonun karşısında kimse yoksa kumandayı elime alabiliyorum. Haksızlık bu.&lt;br /&gt;	- Televizyonda bazı  filmler oynayacağı zaman ben odama yollanıyorum. Bu bana yapılan bir haksızlık.&lt;br /&gt;	- Otobüste, metroda hiçbir zaman koltuğa oturamıyorum. Bir büyük gelince hemen ona yer vermem gerekiyor. Bu haksızlık.&lt;br /&gt;	- Bazı yiyecek ve içecekler bana verilmiyor. Bana zararı dokunurmuş ama büyüklere nedense zararı dokunmuyor? Bence bu haksızılık.&lt;br /&gt;	- İstediğim giysileri giyemiyorum, “büyüyünce giyersin” deniyor.&lt;br /&gt;	- Saçımı istediğim gibi uzatamıyorum.&lt;br /&gt;	- Takılar takmama izin verilmiyor.&lt;br /&gt;	- Dövme yaptıramıyorum.&lt;br /&gt;	- İstediğim kadar dondurma yiyemiyorum.&lt;br /&gt;	- Okulun tiyatro salonunda koltuklara ikişer ikişer oturmak zorunda kalıyoruz.&lt;br /&gt;	- Sevmediğim yiyecekleri yemek zorundayım, “büyüyünce istemezsem onları yemezmişim ama şimdi yemek zorundaymışım.”&lt;br /&gt;	Öğretmen bir el işaretiyle çocukları susturdu:&lt;br /&gt;	- Tamam çocuklar, bu kadar haksızlık yeter! Böylece bugünkü dersin konusu belirlenmiş oldu. &lt;br /&gt;	Çocuklar merakla sordular:&lt;br /&gt;	- Nedir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bugün adalet konusunu işleyeceğiz.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Çok güzel! Ne zamandır bunu bekliyordum!&lt;br /&gt;	Şaşıran öğretmen:&lt;br /&gt;	- Neyi bekliyordun?&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Adalet konusunu öğrenmeyi... Böylece artık ablamı susturabilirim belki.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ablan seni susturmak için adaletten mi söz ediyor?&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Evet!  Annem “Ne zaman biriniz bakkala gitsin” dese ablam beni gönderiyor. Ben buna karşı çıkınca da bana...&lt;br /&gt;	O sırada Damla söze karıştı:&lt;br /&gt;	- Ay evet, benim annem de ne zaman “Biriniz şu bulaşığı yıkasın” dese ablam beni mutfağa gönderiyor.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Bizim evde de ne zaman alışverişe gidilse abim ağabeyim hemen fırlıyor. “Benim giysilerim küçüldü, yenisini alalım” diyor. O zaman da onun eskilerini mecburen ben giyiyorum. Bence bu adaletsiz bir durum.	&lt;br /&gt;	Öğretmen, Aysel’e dönerek sordu:&lt;br /&gt;	- Peki sen ona karşı çıkınca ablan ne diyor?&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- “Bu dünyanın adaleti böyle, büyük balık küçük balığı yer. Sabret, büyüyünce sıra sana gelir” diyor. Şimdi adaleti öğrenince ona yanıt verebilirim herhalde... Öyle değil mi öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, anlaşılan ablan adaleti işine geldiği gibi yorumluyor. Ablanın sözünü ettiğinin adaletle bir ilgisi yok. Peki o bunları söyleyince sen ne diyorsun?&lt;br /&gt;	- Ben de ona  ikimizin eşit olduğunu söylüyorum. Böyle ayrımcılık yapmamasını söylüyorum.&lt;br /&gt;	- Peki o ne diyor?&lt;br /&gt;	- Önce elini açarak bana doğru uzatıyor. Sonra da “Bak, beş parmağın beşi bir mi? Sen annenle eşit misin de benimle eşit olduğunu söylüyorsun?” diyor. O zaman da ben bir şey diyemiyorum.&lt;br /&gt;	- Aysel, ablanın eşitlik anlayışını daha sonra tartışacağız.&lt;br /&gt;	- Peki şimdi neyi tartışacağız?&lt;br /&gt;	- Önce eşitlikten ne anladığımızı, eşitliğin  iyi mi, kötü mü olduğunu tartışacağız. Sonra da eşitlikle adalet ilişkisini...&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	 - Eşitlik önemli midir öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette önemlidir. Daha bebekken bu duyguyu hissetmeye başlarız. Örneğin iki kişi bir bebekle oyun  oynadığınızı düşünün. Ortada üç top olsun. Herkese birer top verip oyun oynarsanız bebek gülerek oyuna katılır. Ancak bir topu bebeğe vermeden oyun oynamaya çalışırsınız onun ağladığını, top istediğini görürsünüz.&lt;br /&gt;	Serhat&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü kendisine ayrımcılık yapıldığını, ona değer verilmediğini hisseder.  Bizimle eşit davranış  görmek onu memnun eder.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Benim kardeşim üç yaşında... Biz bazen seksek oynuyoruz. O da oynamak istiyor. İzin vermeyince ağlamaya başlıyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, diyelim bahçede ip atlama oynanıyor. İsteyen bir kez atlayıp kenara çekilir ama bir çocuğa “hayır, sen  atlama” dendiğinde  bu onun çok gücüne gider. Kendisine eşit davranılmadığını, ayrımcılık uygulandığını düşünür.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Orada ip atlamasına izin verilse herkesle eşit duruma  gelmiş olur mu?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hayır, gelmez. İnsanlara eşit davranılması, eşit olanaklar sunulması eşitlik yaratmaz ama eşit davranılmadığında bu haksızlık doğurur. Bu nedenle insanlara karşı eşit davranmak en azından yeni bir haksızlık yaratmayı önler. Bunun için de çok önemlidir. Bu olayı günlük yaşamda her zaman yaşarsınız zaten. İsterseniz buna örnekler bulabilirsiniz.		&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, biz öğrenciler okulun arka kapısından giriyoruz ya... Geçen ay ben bir hizmetlinin ön kapıdan iki üç öğrenciyi okula aldığını gördüm. Canım öyle istedi, ben de oradan gireyim dedim. O hizmetli bana izin vermedi, bu çok gücüme gitmişti.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet,  oysa öteki öğrenciler o kapıdan içeri girmeseler ya da sen o olayı görmemiş olsan ön kapıdan girmeyi hiç düşünmeyecektin bile.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Öyle, oradan girsem ya da girmesem ne olur ki! Ama hizmetli onlara izin verip bana vermeyince üzüldüm.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Geçen annemle alışverişe gitmiştik. Bir mağazaya girdik, anneme fular alacaktık. Orada görevli iki satıcı vardı. Biz annemle bekledik  bekledik, hiçbirisi gelip bizimle ilgilenmedi. Oysa bizden sonra gelenlere yardımcı oldular. Biz kendimiz aradık ama  aradığımızı bulamadık... Daha sonra annem sinirlendi ve mağazayı terk ettik.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Görüyor musunuz? Hiç tanımadığınız bir satıcı, yine hiç tanımadığınız insanlara sizden farklı davrandı, size ayrımcılık yaptı diye sinirlenebiliyorsunuz? Oysa belki de satıcı bunu isteyerek yapmamıştır. Niye isteyerek yapsın ki! Siz de müşterisiniz, diğerleri de... Ama olsun, satıcının böyle bir ayrım yapmaya hakkı yok ve siz de böyle bir muameleye maruz kalınca haklı olarak kızarsınız. Bu da insanlara eşit davranmanın ne kadar önemli olduğunu bize gösteren iyi bir örnek.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Geçen annemle postahaneye gittik. Telefon faturasını yatıracaktık. Tam içeriye girdiğimiz anda bir kavgaya tanık olduk. Bir sürü insan bağırıp çağırıyordu. Sıra bekleme yüzünden kavga çıkmış... Bir kadın “benim çok acil işim var” diyerek” sıraya girmeden işini yaptırmak  istemiş. Görevli de onu tanıyormuş galiba... İşini yapmak  istemiş, bunun üzerine diğer sırada bekleyenler hem görevliye hem de o kadına bağırıyorlardı. Güvenlik görevlileri bile insanları yatıştıramıyordu.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Sanırım bu kadar örnek yeter çocuklar. Gördüğünüz gibi insanların eşitlik ihtiyacı daha bebekken başlıyor. Çocuklukta güçlenip gelişiyor ve tüm yaşam boyu sürüyor. Her durum ve koşulda eşitliğin gerçekleştirilmesini isteriz. Bu eşitlik gerçekleşmediğinde huzursuz oluruz. Bu, eşitliğin sağlanmasını istemek, bir bakıma eşitlik düşüncesinden ibaret olan adaletin sağlanmasını istemektir.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- O zaman eşitlik sağlanınca adalet de sağlanmış olur mu?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hayır, belli konularda eşitliğin sağlanmasıyla adalet sağlanmış olmaz, çünkü eşitlik ile adalet birebir örtüşmez. Şimdi de bunu tartışmaya başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        	&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Oh Eşitlik!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Öğretmen eşitlik  ile adalet ilişkisini tartışalım deyince Zeki atıldı:&lt;br /&gt;	- Eşitliğin neyini tartışacağız, öğretmenim? Eşitlik elbette iyi ve güzel bir şeydir?  Deminden beri verilen örnekler bunu anlatıyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Emin misin?  Eşitlik her zaman iyi midir?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Elbette iyidir öğretmenim? Diyelim burada biz 18 kişiyiz. Sizin de elinizde 18  meyve suyu var ve onları bize dağıtmak istiyorsunuz. En iyi dağıtım eşit dağıtımdır. Herkese birer meyve suyu verirseniz kimse buna karşı çıkmaz. Oysa birkaç kişiye birden fazla meyve suyu verecek olursanız diğerlerine haksızlık yapmış olursunuz. O zaman da adaletli bir dağıtım yapmamış olursunuz.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Evet, bu adaletli bir dağıtımdır. Ben de doğum günümde pastamı böyle dağıttım. Kendi tabağıma bile herkesinki kadar pasta dilimi koydum. Annem bunun adaletli bir dağıtım olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar Zeki’ ile Lale’nin söyledikleri haklı gibi gözüküyor. Bunu başka olaylara da uygulayabiliriz. Örneğin bu sınıfı alalım. Sizler öğrencisiniz, buraya bir şeyler öğrenmeye geliyorsunuz. Ben de öğretmen olarak size bunları öğreteceğim. Peki ben ders anlatırken size nasıl davranmalıyım?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Hepimize eşit davranmazsanız sınıfta huzursuzluk çıkar öğretmenim. Birileriyle çok  ilgilenmeniz, onlara fazladan bir şeyler anlatmanız diğerlerini gücendirir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ama hepiniz aynı öğrenme yeteneğinde değilsiniz. Bazılarınız konuları yalnızca anlatmayla öğrenemez. Ona başka tekniklerle yardımcı olmak  gerekmez mi?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Belki gerekir... Ama bunu biz bilemeyiz. Siz öğretmen olarak bize eşit davranmalısınız. Başkalarıyla ayrıca ilgilenmek için de yöntemler bulmalısınız. Ben bir konuyu öğrendikten sonra konuyu öğrenemeyen arkadaşıma bunu anlatmanızdan rahatsız olmam.  Tabii her gün ve çok zaman almamak koşuluyla...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, deminki 18 meyve suyunu herkese birer tane olarak dağıtma ya da bir öğretmenin öğrenciler arasında ayrım yapmadan hepsine eşit davranması bir eşitlik anlayışıdır. Biz buna denkleştirici adalet diyoruz.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Yani herkesi  birbirine denk mi yapıyor?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet. Bu adalet türünün temeli olan mutlak eşitlik herkese eşit olanın  verilmesini, herkesin eşit bir işleme  tabii tutulmasını gerektirir. İp atlarken, postahanede kuyrukta beklerken, meyve sularını paylaşırken ya da sınıfta ders dinlerken başkalarıyla eşit  olmak isteriz. Böylece herkes eşit olmuş ve adalet de sağlanmış olur gibi gözükür.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Neden “gibi gözükür” dediniz öğretmenim? Aslında öyle  olmaz mı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Olmaz! Denkleştirici adalet ile her şey hallolmaz.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Ama neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü herkese eşit olanın verilmesi herkesin eşit bir işleme tabi tutulması, bazı durumlarda bizzat eşitliğin bozulması sonucunu doğurur.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Ben bunu hiç anlamadım öğretmenim.&lt;br /&gt;	- Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hımmmm, o zaman konuyu anlamanız için bir başka örneğe bakalım. Üç yaşında kardeşi ve 17-18 yaşında abisi ağabeyi ya da ablası olan kimse var mı?&lt;br /&gt;	Tekin hemen parmak kaldırdı:&lt;br /&gt;	- Benim abim ağabeyim 18 yaşında ve kardeşim de üç yaşında...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Şimdi Tekin’in annesini düşünelim. Çocukları için bir pizza yapmış olsun. Masaya üç tabak koydu. Bu tabaklara pizzayı nasıl paylaştıracak? Lale ile Zeki’nin dediklerine göre Tekin’in annesi şöyle yapmalı. Pizzayı üçe bölüp her tabağa bir parçayı koymalı, öyle değil mi?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Ama olmaz ki öğretmenim? Benim abim ağabeyim basketbolcu, her gün antremanı antrenmanı var. Üstelik okulu da çok uzakta... Her gün bir dolu yol gidiyor. Bu yüzden çok yemek yemesi gerekiyor. Onun yediği kadar pizzayı kardeşimle ben yiyemeyiz bile!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yani annen  abineağabeyine  büyük bir parça, sana orta karar ve kardeşine daha küçük bir parça vermeli mi diyorsun?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Elbette, kardeşimle abimin ağabeyimin ihtiyaçları bir değil ki!&lt;br /&gt;	Öğretmen, Zeki ile Lale’ye döndü:&lt;br /&gt;	- Siz ne diyorsunuz?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Herkese eşit versin, onlar fazlasını birbirlerine verirler.&lt;br /&gt;	Öğretmen sınıfa döndü:&lt;br /&gt;	- İyi ama paylaştırılacak  şey böyle birbirine yakın insanlar arasında değilse ya da paylaştırma böyle yapılamıyorsa ne olacak?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Ne gibi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Şimdi size bu konuyla ilgili olarak anlatılan bir öyküyü anlatacağımsunacağım.. Öyküyü anlatırken kafanıza takılan soru olursa sorarsınız, tamam mı?&lt;br /&gt;	Sınıftan “tamaaaaaaaaaaam” sesleri duyulunca öğretmen devam etti:&lt;br /&gt;	- Tavşan, kuş, balık, sincap, ördek ve öteki hayvanlar bir okul kurmaya karar veriyorlar. Okulda nasıl eğitim yapılacağı tartışılıyor ve her hayvan bir eğitim programı hazırlamaya koyulurkoyuluyor.  Tahmin edeceğiniz gibi  her hayvan kendine uygun bir program hazırlıyor. Tavşan, eğitimde koşma dersinin önemine vurgu yapar. Kuş uçmanın, balık yüzmenin, sincap ağaca tırmanmanın ve öteki hayvanlar da kendi özelliklerinin eğitim programına alınmasında diretirler.diretiyorlar Böylece, okulun ders programına hayvanların tümünün önerdikleri dersler konur.yor. Dersler başlar.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Her hayvan bütün derslere girmek zorunda mı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette, her hayvan bütün  derslere katılacak. Tahmin  edeceğiniz gibi, tavşan koşma dersinde en başarılı hayvandır, hiçbiri onun gibi koşamaz. Ama öteki hayvanlar, tavşanın aynı zamanda uçmayı öğrenmesinin de gerektiğinde diretirler. Böylece tavşan, mecburen uçma dersine  de katılır. “ Haydi, uç bakalım tavşan” derler. Zavallı küçük tavşan havaya sıçrar, yere düşer. Birkaç denedikten denemeden sonra sağı solu yaralanır, kafası sersem gibi olur. Bırakın uçmayı artık doğru dürüst koşamaz bile. Sonuçta bizim tavşan, koşma dersinden pekiyi alabilecekken iyi alır. Uçma dersinden de, hiç olmazsa çabalayıp denediği için orta alır. Kuşun başına gelenleri siz tahmin edin bakalım.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Herhalde kuş uçma dersinde çok başarılı olur.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, havada taklalar bile atar ve pekiyi alır. Ama ondan bir köstebek gibi toprağı kazması istenince  iş değişir. Kuşun kanatları, gagası berelenir ve ondan sonra iyi uçamaz hale gelir. Kısacası bu biçimde her hayvan bazı derslerde başarılı olur ama bazıları da ona büyük zarar verir. Böylece hiçbirisi bir konuda tam olarak eğitim almamış olur. Şimdi bu örnekten ne sonuç çıkar?&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	-  Demek ki herkese  eşit davranmak her zaman iyi değildir!&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Ama herkese eşit davranmayınca da olmuyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu konuda bir başka örneğe daha bakalım çocuklar. Verginin ne olduğunu biliyorsunuz, değil mi?&lt;br /&gt;	Sınıftan “Eveeeeeeeeeeet” sesleri yükseldi. Öğretmen devam etti:&lt;br /&gt;	- Vergi bir vatandaşlık borcu. Herkes devlete vergi verir, devlet de bu vergilerle toplumun ihtiyaçlarını karşılar. Okul, hastahane, yollar,  köprüler yapar. Peki devlet bu vergi  yükünü vatandaşlarına nasıl  dağıtmalı Lale?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Herkese eşit olarak dağıtmalı.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- Olur mu canım? Benim  babamın patronunun uçağı bile var. Koca koca gemileri, birçok  fabrikası var. Benim babam  onun kadar vergi veremez ki?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	-  O zamaaaaaan....&lt;br /&gt;	 Gerisini getiremedi. Düşünmeye başladı.&lt;br /&gt;	Bu arada öğretmen söze karıştı:&lt;br /&gt;	- Bunun bir çözümü, herkesten geliri kadar vergi almak olabilir. Diyelim gelirinin beşte biri kadar... Serdar’ın babası 1000 lira kazanıyorsa 200 lira vergi verir. Patronu ise 100 milyar kazanıyorsa 20 milyar vergi verir.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Bu da eşit olur!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki şekerden alınan KDV’ye ne diyeceksin Zeki? Zengin de yoksul da o şekeri satın alıyor ve hepsi aynı KDV’yi ödüyor. Bu eşitliğe ne diyeceksin? Bu doğru ve haklı bir vergi mi sence?&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Hayır! Serdar’ın babası ile patronunun şeker için aynı vergiyi ödemesi bence haksız bir uygulama.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- İşte çocuklar denkleştirici adaletten farklı olan bu tür adalete dağıtıcı adalet denir. Herkesin eşit bir işleme tabi tutulması, bazıen eşitliği sağlayamaz. Bu nedenle her çocuğa eşit miktarda ve aynı türden yemek veren anne değil, büyük çocuğa küçüğüne oranla daha çok ve daha başka türden yiyecek veren anne adaletli görülür. Bunun gibi kişi başına verilen gelir  vergisi değil, kazanca göre alınan vergi daha adaletli bir vergidir. Bir öğretmen, yalnızca  yetenekli yeteneksiz tüm öğrencilere eşit işlem yapmakla yetinmemelidir. Yeteneksiz öğrencileri de olabilecekleri kadar yetiştirebilmek için onlara ayrı bir işlem yapmalıdır. Tabii bu arada yetenekli öğrencileri savsaklamadan.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- Vay canına, dersin başında “ah eşitlik” dedik ama karşımıza neler çıktı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Demek ki çocuklar, eşitlik her zaman iyi bir şey olmayabiliyor. Daha doğrusu şöyle diyelim. Eşitliğin olduğu her yerde hak yerini bulmuş ve adalet sağlanmış olmuyor.	&lt;br /&gt;	Başta Zeki ve Lale olmak üzere çocukların hiçbirisinin sesi çıkmadı. Eşitlik konusunun düşündükleri kadar basit olmadığını anlamışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          	&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Eşitlik ve Adalet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- O zaman eşitliğe karşı mı çıkacağız öğretmenim? Verdiğiniz örneklere göre eşitlik iyi bir şey değil.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hayır, eşitliğe karşı çıkmayacağız. Yalnızca eşitlik konusunda çok  önemli iki noktayı hep akılda tutacağız.&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Neleri?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Az yukarıda gördüğümüz gibi eşitlik doğrudan ve  hemen adaleti getirmiyor. Dolayısıyla yalnızca eşitlikle adalete ulaşamayacağımızı unutmamalıyız.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- O zaman eşitlikten vaz mı geçeceğiz?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-   Hayır. İnsanlara eşitliği uygulamamak büyük bir yanlış olur, çünkü bu işin başında bir adaletsizlik doğurur.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Nasıl oluyor bu?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- İki yarışmacının bir yüz metre yarışı yapacaklarını düşünelim. Yarışmacılardan birisine sert ve ayağını sıkan bir ayakkabı verilmiş olsun. O zaman  ne olur?&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Ne olacak, diğer yarışmacı yarışı kazanır.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yani bu durumda yarışmacılar arasındaki eşitlik bozulmuş olacaktır. Dolayısıyla da ortaya çıkacak sonuç haksız ve adaletsiz bir sonuç  olacaktır.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Anladım öğretmenim, güreşçinin bir kolunu bağlayıp güreşi kazanmasını istemek gibi bir şey bu...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Evet. İyi bir benzetme yaptın...&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Peki eşitlikle ilgili ikinci konu nedir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  İkinci olarak, eşit olmayanlara eşit davranmanın  eşitsizlik doğurduğunu kabul edeceğiz.&lt;br /&gt;	Öğretmenin bu sözü üzerine sınıfta bir sessizlik  oldu. Çocuklar öğretmenin ne demek istediğini kavramaya çalışıyorlardı.&lt;br /&gt;	En sonunda Kemal söz aldı:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim eşit olmayanlara eşit davranmak  neden  eşitsizlik doğursun, ben bunu anlamadım.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Diyelim bir zengin ile bir yoksul bir kilo şeker için eşit vergi ödemiş olsun. Sence bu haklı bir uygulama mıdır?&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Hayır, zenginin daha fazla vergi vermesi gerekir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir başka deyişle, bu aslında bir eşitlik değil eşitliksizliktir.&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Haaaa, şimdi anladım.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Ben de anladım öğretmenim. Örneğin biz belediye otobüsünde yarım bilet kullanıyoruz, çünkü bizim harçlığımız fazla değil. Bizim büyükler gibi tam bilet kullanmamız haksızlık olur, öyle değil mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet. Doğru anlamışsın.&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, çocuklarla büyükler eşit midir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hayır, eşit değildir.&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü çocuklar henüz büyüme dönemindedirler.  Örneğin çocuklar büyüklerden daha fazla uyumak  zorundadırlar.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü çocukların hücreleri sürekli daha fazla çalışır, büyümek için çabalar. Bu nedenle çocukların dinlenmeye daha çok ihtiyaçları vardır. Büyüdükçe bu  ihtiyaç giderek azalır. Yaşlılıkta en aza iner.&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- Doğru! Benim dedem günde dört saat uyuyor! Onu yatakta hiç göremiyorum...&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	- Çocuklarla büyükler arasında başka  ne fark var?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- En önemli fark beyin konusunda. Çocukların beyinleri esas olarak doğumdan sonra gelişmeye başlar. Bu nedenle insan yavrusunun bebeklik dönemi uzundur. Çocukların beyinlerinde birçok yeni hücrenin oluşumu, birçok hücrelerarası bağlantısının oluşması gerekir. Bunlar uzun bir dönem aldığı için çocuklar bazı konularda yetersiz olabilir. O nedenle çocukların eğitimi uzun bir sürece yayılmalıdır.&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	- Çocuklarla büyükler eşit değilse onlara  nasıl davranmak gerekir? Eşit davranmak doğru olur mu?&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Eşit davranmak doğru olmaz. Örneğin benim annemden daha fazla uyumam gerekiyorsa ben onun kadar çalışamam, değil mi?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette, büyüklerle küçüklere bazı durumlarda eşit davranmamak haklı ve gerekli olabilir.&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	-  Ne gibi durumlarda?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Örneğin, karnı aç olduğu için bir fırından simit çalan bir çocuk ile aynı gerekçeyle simit çalan bir büyüğe yargıç aynı cezayı vermez. Çocuğun yaşı küçükse ceza bile almaz.&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü yasalarda çocukların belli yaşa kadar cezalandırılmamaları hükmü vardır.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Ooooo, o zaman bütün aç çocuklar simit çalar...&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Olur mu canım, ceza almayacağım diye kim hırsızlık yaparmış... Hırsızlık çok kötü bir şey.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Herkes demedim ki ben, karnı aç olanlar dedim.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hırsızlık kötü bir şey ve karnı  aç olanların çoğu da böyle bir şeyi aklına getirmiyor. Üstelik öyle bir eylemi yapan çocuk hemen yeniden sokağa bırakılmıyor.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Ne yapılıyor?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir büyüğüne teslim ediliyor. Onunla konuşuluyor, bir daha böyle bir şey yapmaması için büyüğü uyarılıyor.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Ya büyüğü yoksa, sokak çocuğuysa?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Devletin ıslah evleri ya da yuvaları var. Oralarda gözetim altında tutuluyor. Neyse,  şu an konumuz bu değil. Bunu tartışmak bizi konudan uzaklaştırabilir...&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- O zaman başka bir örnek verin öğretmenim.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Diyelim bir gemi batacak ve can yelekleri herkese yetmiyor. O durumda can yelekleri için çocuklara öncelik tanınır. Bu da eşitliğe aykırı bir durum aslında, eşitlik uygulanacak olsa böyle bir ayrım yapılmazdı.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, geçen alışveriş merkezine gitmiştik. Birden yangın alarmı çaldı... Görevliler herkesi boşaltacaklardı. Önce çocukları ve kadınları çıkardılar!&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Toplu taşıma araçlarında da çocuklu kadınlara öncelik verilmesi gerektiği yazılıyor zaten.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, bu konuda fazla örnek aramaya gerek yok. Herkes evindeki koşulları düşünsün. Annenizin babanızın sizin için yaptıkları fedakârlıkları düşünün. Diyelim annenizin ya da babanızın az bir parası var. Kimin ihtiyaçları önce karşılanır?&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Elbette bizim! Annemin hiç parası olmasa bile bana çikolota ya da dondurma almayı ihmal etmez.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Bana her sene kıyafet alınır ama anneme pek bir şey alınmaz.&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Ablamın dershane parası için babam arabasını sattı!&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Ben dershaneye başlarsam annem işe girecekmiş. Geçen babamla öyle konuşuyorlardı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Oooo çocuklar, sizin yerinizde olmak isterdim. Baksana el üstünde tutuluyorsunuz ve size hep ayrıcalık tanınıyor. Oysa dersin başında  size yapılan birçok  haksızlığı sıralıyordunuz.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Ama onlar da doğru öğretmenim. Bana televizyonda film izlettirilmiyor. Bu haksızlık değil mi?&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- İstediğim giysileri giyemiyorum, “büyüyünce giyersin” deniyor. Bu haksızlık değil mi öğretmenim?&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- Saçımı istediğim gibi uzatamıyorum. Bu bence bir...&lt;br /&gt;	Öğretmen elini kaldırıp çocukları susturdu:&lt;br /&gt;	- Çocuklar bunların herbirini herbirini ayrı ayrı alıp  tartışabiliriz ama şimdi tartışttığımız konu bu değil.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Ama haksız mıyız öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Haklı olabilirsiniz... Belki de çoğunda siz haklısınızdır. Ancak şunu da kabul edin: sizin Sizin yararlandığınız bir dolu ayrıcalık da var, öyle değil mi? Az önce kendiniz annelerinizin babalarınızın sizin için neler yaptıklarını sıraladınız.&lt;br /&gt;	Sınıftan onay sesleri yükseldi:&lt;br /&gt;	- Benim annem babam benim için her şeyi yapar.&lt;br /&gt;	- Benimkiler de öyle...&lt;br /&gt;	- Her anne baba çocukları için fedakârlık yapar....&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-   O zaman yaptıkları bu fedakârlıklar için anneniz ve babanız şunları mı desin? “Yiyeceklerin en iyi ve en güzellerini önce çocuklarım yiyor. Bu haksızlık!”, “Kendime bir ayakkabı almayalı yıllar oldu. Oysa bizim oğlana/kıza her yıl iki ayakkabı alıyoruz. Bu, bana yapılan bir haksızlık!”&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- O zaman bu haksızlık herkese göre değişiyor öğretmenim.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Evet, günlük konuşmada ikide bir “ama bu haksızlık” dediğimizde aslında  “bu benim hoşuma gitmiyor, ben bunun böyle olmasını istemiyorum” demek isteriz. İşte bu nedenle bu tür sözlerin adalet ya da adaletsizlikle bir ilgisi yok.&lt;br /&gt;	Lale:&lt;br /&gt;	- O zaman “ama bu haksızlık” demememiz mi gerekiyor öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Size haksızlık yapıldığına inandığınızda elbette bunları diyebilirsiniz. Ama böyle diyerek adalet ya da hak konusunda bir açıklama yapmış olmazsınız. Bu söyledikleriniz çoğu durumda adalet ve hakla ilgili değildir. Yalnızca sizin o anki niyet ve duygularınızı ortaya koyarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          	&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hak ve Adalet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	Öğretmenin haksızlıklarla ilgili bu sözlerinden sonra sınıfta bir süre sessizlik oldu. Çocuklar öğretmenin söyledikleri üzerine düşünüyorlardı. &lt;br /&gt;	Daha sonra Buse parmak kaldırıp  konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, hoşumuza gitmeyen şeylere haksızlık dememizin doğru olmadığını söylediniz. O zaman adaletin hakla bir ilgisi yok mu?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Var elbette.&lt;br /&gt;	O sırada Kemal ısrarla parmak kaldırdı. Öğretmen ona söz verdi:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim hak nedir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Hak sahibi olmak, bir şey yapmaya yetkili olmak ya da bir şeyi talep edebilme gücü demektir.  Bir şeyden hak iddia edebilmek  için onun bize ait olduğunu ortaya koyabilmeli ve buna başkalarını inandırabilmeliyiz.&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Hakkı bize kim verir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu hak bazen yasadan gelir. Örneğin herkesin can güvenliği  hakkı vardır. Devletin kolluk güçleri bunu sağlamakla yükümlüdür. Hakkı, bazen emekle ve çalışmayla ediniriz. Diyelim baban fabrikada çalışınca ücret almak onun bir hakkı olur. Bazen akrabalarımızdan miras alırız. Diyelim oturduğunuz evi deden size bırakmıştır ve artık o sizin hakkınızdır. Bunu herkes kabul eder, yasayla da güvence altına alınmıştır. Bazen de başkalarını ikna ederek bir hakkı kabul ettiririz. Örneğin çok çalışkan olan bir arkadaşınızı sınıf başkanı yaparsınız. O zaman da bu onun hakkı olur.&lt;br /&gt;	Kemal:&lt;br /&gt;	- Ben sınav kağıdında soruları doğru yanıtlamışsam yüksek not almak benim hakkım değil midir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette hakkındır.&lt;br /&gt;	- Ama geçen hafta ben matematik sınavından orta aldım. Oysa soruların hepsini yapmıştım. O zaman öğretmenim benim hakkımı yemiş mi oluyor?&lt;br /&gt;	- Öğretmenine başvurup itirazını söyledin mi?&lt;br /&gt;	- Hayır. Arkadaşlarıma, bir de anneme söyledim.&lt;br /&gt;	- Öğretmenine söylemen ve kağıdını tekrar kontrol ettirmen gerekir. Belki hesap hatası yapmışsındır, belki öğretmenin notu yanlış hesaplamıştır...  Bunlara bakmak gerekir. O zaman haksızlık varsa giderilir. Tamam mı?&lt;br /&gt;	- Tamam öğretmenim.&lt;br /&gt;	 - O zaman biz konumuza devam edelim. Evet, neden söz ediyordum ben?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Hakla adalet arasındaki ilişkiden söz ediyordunuz...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, adaletin temelinde kişilerin haklarını gözetmek var. Örneğin az önceki arkadaşınızın sınav notunu alalamalalım.... Eğer dediği gibi tüm sorulara doğru yanıt verdiyse ve öğretmen ona orta verdiyse bu haksızlıktır. Dolayısıyla da ona karşı bir adaletsizlik yapılmış  demektir.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Büyüklerin yaşamında bu nasıl olabilir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir bostanda toplanacak karpuzlar olduğunu düşünün. Bahçede 300 karpuz var ve üç kişi bu karpuzları 300 liraya toplamak üzere anlaşıyorlar. A kişisi 150, B kişisi 100 ve C kişisi  50 karpuz toplamış olsun. Burada eşitlikçi davranıp bu işçilerin herbirine 100 lira vermek doğru olur mu?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Hayır, haksızlık olur.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki sence adaletli dağıtım nasıl olmalı?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- A’ya 150, B’ye 100 ve C’ye 50 lira verilirse hak yerini bulur, çünkü herkese çalıştığı kadar ücret vermek gerekir. Herkese eşit para verilirse az çalışan, çok çalışanın emeğinin hakkını çalmış olur.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Senin dediğin durumda da adalet sağlanmış olmayabilir.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Belki de  o bostanda çalışmak çok zahmetlidir. 300 karpuzu toplamanın bedeli 300 değil de 600 liradır.  O zaman işçiler haklarını alamamış olurlar. Bu da adaletsizlik demek olacaktır.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Ama öğretmenimiz baştan 300 liraya anlaşıldı dedi. Ben ona göre söyledim.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar, burası oldukça önemli. Eğer işçiler ile  bostan sahibi baştan 300 liraya anlaşmışlarsa bu durumda işçilerin aldıkları ücreti adaletli biçimde paylaşmaları mümkün olabilir. Emek paylarına göre arkadaşınızın dediği gibi ücret alırlarsa buna adaletli dağıtım denilebilir. Ama bu durum, onların emeklerinin tam karşılığını, yani haklarını aldıkları anlamına gelmeyebilir. O zaman alınan ücreti işçiler aralarında adaletli biçimde paylaşmışlar ama asıl adalet gerçekleşmemiş olur.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- Peki haksızlıklar nasıl önlenir öğretmenim?	&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bunun değişik yolları var. Örneğin futbol maçını düşünün. Maçın hakemi kurallara uygun olarak atılan bir golü vermezse ne olur?&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- Bir haksızlık yapmış olur.&lt;br /&gt;	ÖğretmekÖğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki bu haksızlık nasıl engelenebilir?&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- Bunu engellemek için maçlarda orta hakeme yardımcı olarak üç hakem daha olur. Böylece haksızlık engellenmeye çalışılır.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Peki onlar da yanlış kararı desteklemiş olursa?&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- O zaman onunla ilgili mahkemeye gidilir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Eeeee, futbol maçında bir gol için mahkemeye gidilmez ama futbolla ilgili üst kurullar vardır. Onlara gidilir. Eğer bu haksızlık futbolda değil de iş yaşamında olursa o zaman mahkemeye gidilebilir.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, geçenlerde annem bana bir ayakkabı almıştı. Ayakkabı iki gün sonra yırtıldı. Annem hemen o mağazaya  gitti ve şikayetçi oldu. “Bana taklit mal vermişsiniz, bu ayakkabı  üzerinde yazılan markanın ayakkabası değil” dedi. Mağaza görevlileri özür dileyip ayakkabıyı değiştirdiler. &lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Güzel bir örnek bu. Burada bir haksızlık yapılmış, çünkü verilen paraya denk değerde bir ayakkabı verilmemiş. Ucuz bir ayakkabı pahalıya satılmış ve haksız kazanç elde edilmiş. Eğer buradaki şirket hatasını kabul etmeseydi Metin’in annesi mahkemede hakkını arayabilirdi.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Yani dava mı açardı?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Elbette. Çünkü taklit ya da sahte mal satmak yasayla yasaklanmıştır. Yasayı çiğneyenlere karşı mahkemeye gidilir. Mahkeme, kanıtları inceleyip varsa tanıkları dinleyerek haksızlığa uğrayanın hakkını teslim eder. Haksızlık yapana da yasaya göre gerekli cezayı verir.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- O zaman haklıyı ve haksızı mahkemeler belirler, adaleti mahkemeler yerine getirir diyebilir miyiz öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Buna yanıt vermek kolay değil.&lt;br /&gt;	Serhat:&lt;br /&gt;	- Neden?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çünkü mahkemeler kararlarını yasalara göre verir. Bu yasaları ise insanlar yaparlar. Bu yasalar bazen haksızlıkları ortadan kaldırmaz. O zaman da mahkemeler adaleti gerçekleştirmemiş olur.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Ama bu nasıl olur öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Sana basit bir örnek verelim.  20-30 yıl öncesine kadar bazı ülkelerde siyahlar beyazların gittiği okullara gidemez,  beyazların bindiği arabalara binemez, beyazların gittiği parklara gidemezlerdi. Buralara giden siyahlara değişik cezalar verilirdi. Üstelik bunların hepsi yasaya göre yapılırdı.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Vay  canına!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu türden yanlış yasaların yanı sıra bazen yasalar her konuyu öngöremez. Bazı durumları düzeltmek için yasalardan da ötede çok köklü önlemler almak gerekir.&lt;br /&gt;	Okan:&lt;br /&gt;	- Ben bundan hiçbir şey anlamadım öğretmenim.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Çocuklar yaşamda karşımıza çıkan haksızlık ve adaletsizlikleri her zaman kolayca fark edemeyiz. Bazen haksızlığı tespit etmek çok zordur.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	-  Haksızlık varsa tespit etmek neden zor olsun öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen biraz düşündü. Sonra konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;	- Örneğin şöyle bir örnek düşünün. Bir yere iş başvurusu yapıyorsunuz. Size deniyor ki sınava gireceksin. Sınavı geçersen, sözlü sınava gireceksin, onu da kazanırsan işe gireceksin. Siz de aylarca çalışıp sınava hazırlanıyorsunuz. Yazılı sınavı kazanıyorsunuz, sözlü sınavda başarılı yanıtlar veriyorsunuz. Başka birisi ise hiç sınava hazırlanmıyor, hiç çalışmıyor. Sınavlardan çok kötü notlar alıyor. Daha sonra sonuçlar açıklanıyor. Bir de bakıyorsunuz işe siz değil o girmiş? Buna ne dersiniz?&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Haksızlık!&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Adaletsizlik!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bu durumda ne yapılması doğru ve adaletli olur.&lt;br /&gt;	Çiğdem:&lt;br /&gt;	- Elbette ki sınavda başarılı olanın işe girmesi gerekir. Hiç çalışmayan, sınavdan düşük not alanın girmesi haksızlık ve adaletsizliktir.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Peki, diyelim ki sınavda birinci olan işe alındı. O zaman sizce adalet sağlanmış  olur mu?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Sınav düzgün yapılmışsa ve düzgün değerlendirme yapılmışsa elbette adaletli olur.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ama sınava girenlere biraz yakından bakalım. Bir yanda İstanbul’un özel okullarında okumuş, özel öğretmenlerden ders alan zengin birinin  çocuğu var. Diğer yanda ise Hakkari’de liseyi zar zor bitirmiş, lisede derslerin çoğu boş geçmiş yoksul bir çocuk var. Zengin çocuğun bilgisi yoksul çocuktan fazladır. Dolayısıyla o sınavı onun kazanacağı kesindir. Peki bu durum adaletli bir sonuç mu sizce?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Evet, ne yapalım, yoksul olan da gereken bilgileri öğrenseydi. Diğeri soruları bildi diye onu suçlayamayız ki!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Ama yoksul çocuğun eğitim alma şansı yeterli olmadı. O, yarışa zengin çocuk ile aynı koşullarda başlamadı.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- İyi de öğretmenim, eşit koşullarda başlasa da aynı bilgi düzeyinde olamayabilir. Bu sınıfta çoğumuzun durumu az çok aynı ama hepimiz farklı notlar alıyoruz. Neden? Çünkü herkes birbirinden farklı. Herkes bir değil ki!&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Hah! Tam ablam gibi konuştun... O da “Beş parmağın beşi bir mi?” diyor bana. Öğretmenim Tekin’in dedikleri ablamınkilere çok benziyor.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Evet, çünkü ikisi de temel bir yanılgıyı paylaşıyorlar.  Eşitlik ile eşit koşullar yaratmayı birbirine karıştırıyorlar.&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	- Bu ne demek öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Örneğin işe giriş sınavı öncesi yoksul öğrenci eğitim olanaklarından yoksun kalmışsa, devlet ona bu olanakları sunmamışsa, o sınava katılanlar arasında fırsat eşitliği yok demektir. Bu, 100 metrelik yarışa birinin 50. metreden katılması gibi bir durumdur. Bu durumda ortaya haklı ve adaletli bir sonuç çıkmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         	&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Adaletin Sağlanması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	-  Şimdi, buraya kadar konuştuklarımızdan bazı sonuçlar çıkartarak konuyu bağlayalım. Zilin çalmasına az kaldı. Bu konuda kim söz alacak?&lt;br /&gt;	Kaya:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, daha önceki derslerde olduğuna benzer sonuçlar çıktı.  Eşitlik, hem iyi hem kötü olabiliyor. Eşitliğin uygulanması bazen haklı oluyor, bazen de haksız. Meyve suyunu paylaşırken eşitlik iyi ve haklı oluyor ama vergi yükünü paylaşırken eşitlik kötü ve haksız oluyor.&lt;br /&gt;	Didem:&lt;br /&gt;	- Eşitlikle doğrudan adalet sağlanmıyor. Ama eşitlik olmayınca daha işin başında adaletsizlik oluyor. Bir işe sınavda başarılı olanların alınması gerekir. Sınavda başarılı olmayanların işe alınması haksızlık. Ama yalnızca sınavda başarılı olmak da haksızlığı önlemiyor. Sınavdan önceki koşullar da önemli.&lt;br /&gt;	Cemil:&lt;br /&gt;	- Adaleti sağlayacak çeşitli kurumlar var. Örneğin mahkemeler... Ancak onlar da her zaman adaleti sağlayamıyor,  çünkü mahkemelerin bağlı olduğu yasalar her zaman yeterli olmuyor.&lt;br /&gt;	Zeki:&lt;br /&gt;	- Eeeee o zaman ne oluyor? Adalet bir kuştur, işin yoksa peşinden koş dur! Belki yakalarsın...&lt;br /&gt;	Zeki’nin  bu sözleri üzerine sınıfta herkes gülmeye başladı.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Zeki’nin söylediği bir bakıma doğru çocuklar... Adaletin sağlanması sürekli bir çaba ister.  Bir toplumun üyelerinin adalet duyguları güçlü olmazsa o toplum adalete ulaşamaz. Adaletin sağlanması için herkesin kendi hak ve özgürlüklerine titizlikle ve kıskanç biçimde sahip çıkması gerekir.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, bütün insanlar eşit midir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yasalar ve  fırsatlar bakımından eşittir. Herkesin insanca yaşama hakları, olanaklardan yararlanma hakkı vardır. Hiç kimse ulusu, dili, rengi, konumu nedeniyle diğerlerinden üstün sayılamaz.&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- İyi güzel söylüyorsunuz da gerçek yaşamda hiç de böyle değil. İnsanlar birbirlerinden çok farklılar. Büyük sanatçılarla sıradan insanlar aynı ve  eşit değil.&lt;br /&gt;	Metin:&lt;br /&gt;	- Zenginlerle yoksullar da eşit değil.&lt;br /&gt;	Suat:&lt;br /&gt;	- Polisler ve zabıtalar ile sokak satıcıları da eşit değil.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Buradan nereye varmak istiyorsun Buse?&lt;br /&gt;	Buse:&lt;br /&gt;	- İnsanlar belki kağıt üzerinde eşit gibi görünüyor ama gerçekte eşit değiller. O zaman da onlara eşit davranıldığı söylendiğinde ortaya eşitsizlik çıkıyor. Bunu en iyi  okullarda  görüyoruz. Özel okullarda okuyan ya da dershaneye giden çocuklar ile Anadolu’da öğretmensiz okullarda okuyan çocuklar aynı sınava giriyorlar. Bu da sonuçta adaletsiz bir şey değil mi?&lt;br /&gt;	Tekin:&lt;br /&gt;	-  Mahkemeler ve yargıçlar adalet  dağıtmıyor mu öğretmenim? Onlar neden buna el koymuyorlar.&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Mahkemeler ve yargıçlar yasalara göre  karar verirler. Onlar bu konuda bir şey yapamaz. Sizin söylediğiniz bu adaletsizliğin düzeltilmesi için yasaların ve anayasanın uygun olması gerekir.&lt;br /&gt;	Sinem:&lt;br /&gt;	- Peki bu nasıl sağlanır?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bunun için bu konularda duyarlı ve çaba gösterecek hükümetlerin olması gerekir. Vatandaşlar seçecekleri yönetimlerin bu konularda duyarlı olmasını gözetmek zorundalar. Kısacası çocuklar, seçmen olunca, adaleti gerçekleştirecek yönetimlerin oluşması için  çaba göstermeniz gerekiyor. Yoksa bu adaletsizlikler sürer gider.&lt;br /&gt;	Tunç:&lt;br /&gt;	- Seçmen olunca adaletin sağlanması için nasıl yönetimlere oy vermeliyiz öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Toplumsal adalete önem veren, bu yönde çalışma sözü veren, bu yönde program oluşturanlara oy vermelisiniz.&lt;br /&gt;	Damla:&lt;br /&gt;	- Toplumsal adalet nasıl sağlanabilir?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Toplumsal adaletin uygulanmasında bireyler tek başına dikkate alınmaz. Toplumsal  adalet düzenlenirken “ortaklaşa iyi”nin gerçekleştirilmesi amaç edinilir. İnsanlar yaşamlarını  ancak toplum içerisinde ve toplum aracılığı ile gerçekleştirirler. İnsanlar toplumdan böylece yararlandıklarına göre, insanların, toplumun varlığını korumak için onun diğer üyeleri ile yardımlaşmada bulunmaları zorunlu ve adaletlidir. Hükümetler de çıkaracakları adil yasalarla bunu sağlamaya çalışırlar.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Öğretmenim, şimdi ben ablama ne diyeceğim? Bu dünyanın adaleti böyle, büyük balık küçük balığı yer diyordu ya...&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Bir kere ablana  bu söylediğinin insan haklarına ve çocuk haklarına uygun olmadığını söylemen gerekiyor.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Onlar ne demek?&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Her insanın insan olarak doğuştan bazı hakları vardır. Herkes yasa önünde eşittir. Kimseye ayrıcalık tanınmaz. Herkesin istediği gibi yaşama, düşüncelerini özgürce dile getirme hakları vardır. Kimsenin canına, malına saldırılara hoşgörü gösterilmez. Bunlar, bütün insanların evrensel haklarıdır. Bunları yasalar ve en büyük yasa olan anayasa güvence altına alır. Bu bakımdan bakıldığında senin ablanın söyledikleri insan haklarına aykırı. Dolayısıyla bunlar kabul edilemez. Ayrıca bunlar çocuk haklarına da karşı.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	- Çocuk hakları neler öğretmenim?&lt;br /&gt;	Öğretmenim::&lt;br /&gt;	- Bir kere, çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlâki, ruhsal,vb. olarak sağlıklı koşullar altında büyümelidirler. Her devlet bunun için gerekli önlemleri almak zorundadır. Çocuklar sosyal güvenlikten yararlanmalı, onlara yeterli beslenme, barınma, dinlenme, oyun olanakları ile gerekli tıbbi bakım sağlanmalıdır. Her çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluğu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında yetişmelidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır. Her çocuğun eğitiminin ilk aşamaları parasız ve zorunlu olmalıdır. Çocuk her koşulda koruma ve kurtarma olanaklarından ilk yararlananlar arasında olmalıdır.&lt;br /&gt;	Bu sözlerden sonra öğretmen biraz durdu ve Aysel’e  bakarak devam  etti:&lt;br /&gt;	- Ablana özellikle şunu söylemelisin. Çocuk haklarından birisi de şudur: Çocuklar her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karşı korunmalıdır. Çocuk uygun bir yaştan önce çalıştırılmayacak, sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe girmeye zorlanmayacak ve bunlara izin verilmeyecektir. Yani ablanın  dediği doğru değil. “Dünyanın adaleti” onun dediği gibi işlemiyor artık. Buna uymayanlara yaptırımlar ve cezalar var.&lt;br /&gt;	Aysel:&lt;br /&gt;	-  Teşekkür ederim öğretmenim!&lt;br /&gt;	Öğretmen:&lt;br /&gt;	- Yalnız buradan hareketle evde yan gelip yatmak, hiçbir işe el atmamak, “ben çocuğum benim haklarım var” demek olmaz. Herkes yaşına ve gücüne uygun olarak ev, okul, toplum yaşamında bazı görevleri yerine getirmelidir. Yoksa asalak  birisi olur çıkarız. O zaman da kimse ne bizi sever, ne de bize saygı duyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                            			   		 -  SON -&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-6175009086662399772?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/6175009086662399772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=6175009086662399772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/6175009086662399772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/6175009086662399772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/cocuklar-icin-felsefe-dizisiafacanlar.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 3. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DlKhY2gHI/AAAAAAAAAvg/ODvuhU5Xy0s/s72-c/05-adalet.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-5725490737472054814</id><published>2010-01-03T09:05:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T10:57:25.856-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 2. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DPgeTpx_I/AAAAAAAAAvM/N1c8C5a1o-Y/s1600-h/02-doga-ve-cevre.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DPgeTpx_I/AAAAAAAAAvM/N1c8C5a1o-Y/s320/02-doga-ve-cevre.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422562108152334322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DOĞA VE ÇEVRE  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgür Sinan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İ&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÇİNDEKİLER:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Çevre Felaketi&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Doğal Döngü  &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Doğaya Saygı&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Çevreye Kaygı&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Evimiz Dünya &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Çöp değil, Atık! &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt; * Açgözlülük ve Doğa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çevre Felaketi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün çok yağmur yağmıştı. O kadar ki Aydınlık İlköğretim Okulu’nun bahçesini ve bodrumunu su basmıştı. Öğrenciler teneffüste bahçeye çıkamamışlardı.&lt;br /&gt;Felsefe öğretmeni Hilmi, sınıfa girdi:&lt;br /&gt;-Günaydın çocuklar!&lt;br /&gt;- Günaaaaaaaydıııııın!&lt;br /&gt;- Çocuklar, okula neler olmuş böyle? İçeriye zor girdim.&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Yine de okulumuz şanslı öğretmenim. Aşağıdaki caddede sular neredeyse evlerin ikinci katına geliyor.&lt;br /&gt;Tunç:&lt;br /&gt;- Bizim servis arabası da az daha suya kapılıyordu. Zor kurtulduk.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Benzincinin oradaki arabaların hepsi sular altında kalmış. İtfaiye arabaları bile oraya giremiyor. İtfaiyeci amca “Ben ömrümde böyle çevre felaketi görmedim” dedi.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çevre felaketi nedir çocuklar?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Seller çevre felaketidir.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Asıl çevre felaketi, kutuplardaki buzulların erimesidir. Geçen televizyonda izledim. Buzullar bu hızla erimeye devam ederse denizler yükselecek, birçok şehir sular altında kalacakmış.&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Bence çevre felaketi fırtınalar ve kasırgalardır. Nino kasırgası koca koca şehirleri yerle bir etti. Her yıl kasırgaların sayısı artıyormuş. Belki de yakında bizim ülkemizde de kasırgalar olmaya başlar.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- En büyük çevre felaketi, kuraklıktır. Göllerin ırmakların kuruması çevre felaketidir. Yakında belki de musluklarımızdan sular akmayacak. Barajlarda su seviyesi çok azalmış. Dün televizyonda vardı.  Baraj gölünün olduğu yerde şimdi çocuklar top oynuyorlar... Barajlar tümüyle kuruyunca asıl  felaket o zaman olacak.&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Evet. Kuraklık artınca ormanlar  da yok oluyor. O zaman yağışlar azalıyor. Otlaklar, bitkiler ortadan kalkıyor. O zaman da hayvanlar ölmeye başlıyor.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Zaten mevsimler de değişiyormuş. Anneannem bana anlattı. Eskiden İstanbul’da eylülde havalar soğumaya başlarmış. Ekim ayında ağaçlarda hiç yaprak kalmazmış. Şimdi öyle değil... Ekim ayında  kısa kollu giysiler giyebiliyoruz.&lt;br /&gt;Öğretmen, çantasını açtı. Çantadan bir dosya çıkarttı. Dosyadan aldığı bir kağıdı Buse’ye uzattı:&lt;br /&gt;- Buse, şu gazete haberini okur musun?&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Ne haberi bu öğretmenim?&lt;br /&gt;- Bu, biliminsanlarının çevre felaketiyle ilgili hazırladıkları bir  raporla  ilgili gazete haberi.&lt;br /&gt;Buse, gazete haberini okumaya başladı:&lt;br /&gt;“Biliminsanları, küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin çok yakın gelecekte ortaya çıkaracağı korkunç etkileri gözler önüne seren  bir rapor hazırlayarak kamuoyuna sundular. Raporda, küresel ısınmanın 20 yıl içinde görülmemiş kuraklık, açlık ve kargaşaya yol açacağı öne sürülüyor. Bunun da dünyayı nükleer savaşlara sürükleyeceği uyarısı yapılıyor.&lt;br /&gt;HOLLANDA'YI SULAR KAPLAYACAK&lt;br /&gt;Rapora göre on yıl içinde çıkacak olan dev bir fırtına, Hollanda kıyılarını vuracak ve ülkenin geniş bir bölümünü yaşanmaz hale getirecek. Lahey şehri yok olacak.&lt;br /&gt;AVRUPA DONACAK&lt;br /&gt; 2015 - 2020 arasında Avrupa kıtasında sıcaklık ortalama 14.5 derece düşecek.  ABD ve Avrupa kıtasında, sıcaklığın 35 dereceyi geçtiği gün sayısı çok artacak. İklimdeki dengesizlikler, tarımı ve ülke ekonomilerini vuracak. İngiltere soğuk ve kurak bir yer olacak, iklimi Sibirya'ya benzeyecek.&lt;br /&gt;KIYI KENTLERİ TEHLİKEDE&lt;br /&gt; Deniz kabaracak, kıyılardaki Avrupa kentleri, yükselen suların altında kalarak Lahey şehriyle aynı kaderi paylaşacak.&lt;br /&gt;ÜLKELER PARÇALANACAK&lt;br /&gt; Hindistan, Güney Afrika ve Endonezya kuraklık ve açlık yüzünden iç karışıklıkların pençesinde dağılacak. Kitlesel yağma olayları başlayacak.&lt;br /&gt;SU SAVAŞLARI ÇIKACAK&lt;br /&gt; Suya sahip olmak için savaşlar çıkacak. Nil, Tuna ve Amazon nehirleri çevresi, savaş alanına dönecek.&lt;br /&gt;NÜKLEER SİLAHLANMA YAYILACAK&lt;br /&gt; Su ve enerji kaynaklarını korumak için Japonya, Almanya, Kuzey Kore, Güney Kore, İran ve Mısır nükleer silolar geliştirecek.&lt;br /&gt;YAŞAMAK İÇİN SAVAŞILACAK&lt;br /&gt;Din, ideoloji ya da ulusal onur gibi gerekçelere dayanan savaşlar tarihe karışacak, savaşların tek amacı "hayatta kalmak" olacak.&lt;br /&gt;KİTLESEL GÖÇLER KAPIDA&lt;br /&gt;Afrika’da kuraklık 400 milyon insanı tehdit edecek. Afrika'dan kitlesel göç akınları olacak. ABD ve Avrupa bunlarla boğuşacak. Zengin ülkeler, göçten korunmak için birer "kale" olacak. İskandinav ülkelerinden de güneye göç başlayacak.&lt;br /&gt;MİLYONLARCA İNSAN ÖLECEK&lt;br /&gt;20 yıl içinde dünyanın doğal kaynakları insanlara yetmez olacak. Doğal kaynaklar, dünya nüfusunu besleyemeyecek. Savaş ve açlık nedeniyle milyonlarca insan ölecek. Sonunda yeryüzünde doğal kaynakların besleyebileceği sayıda insan kalacak.”&lt;br /&gt;Buse, okuduğu gazete haberini öğretmene verdi. Öğretmen çocuklara döndü:&lt;br /&gt;- Evet, çocuklar, bu haberle ilgili ne düşünüyorsunuz?&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Bunlar gerçek mi öğretmenim? Gerçekten böyle mi olacak?&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Bunlar olacaksa hepimiz yandık demektir!...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Önlemler alınmaz, insanlar bugünkü gibi yaşamaya devam ederlerse bunlar olabilir çocuklar.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Bu küresel ısınma nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Biçimi küreye benzediği için dünyadan “yer küresi”, “küre” olarak söz ediliyor. Dolayısıyla “küresel ısınma”, dünyanın sıcaklığının artması demek.&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Küresel ısınma artınca ne oluyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Her şeyden önce iklimler değişiyor. Mevsimler kayıyor, şiddetli fırtınaların ve kuraklıkların sayısı artıyor. Buzullar eriyor, deniz yaşamı ölüyor, canlı türleri yok oluyor. Birçok hayvan ve bitki, yaşam alanlarının dışına çıkmak zorunda kalıyor. Susuzluk artıyor, toprakta verim kaybı çoğalıyor, açlık, salgın hastalıklar, orman yangınları artıyor.&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- Dünya yaşanmaz oluyor desenize öğretmenim.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, aynen öyle çocuklar.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Peki küresel ısınmanın nedeni ne öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Küresel ısınma, esas olarak ormanların yok olması, petrole dayalı yakıtlar, sanayi kirlenmesi, bilinçsiz arazi kullanımı gibi nedenlerden kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Nasıl yani?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çocuklar, küresel ısınmayı anlamak için doğal döngüyü iyi anlamamız gerekir.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Doğal döngü nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bu soruya yanıt vermeden önce ben size bir soru sorayım. Hazır mısınız?&lt;br /&gt;Sınıftan “hazırız” sesleri yükseldi.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Doğa nedir? Bunu kim söyleyecek?&lt;br /&gt;İlk el kaldıran Tekin oldu:&lt;br /&gt;- Benim arkadaşım Selim’in gittiği okul... Selim, Doğa İlköğretim Okulu’na gidiyor.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Benim de kuzenimin adı Doğa.&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Doğa diye bir artist de var. Ben onun filmini izledim.&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Doğa, kırlardır. Biz yazlığa gidince doğa yürüyüşü yapıyoruz. Kırlarda geziyoruz.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Doğa,temiz yiyeceklerdir. Bizim evde hep doğal yiyecekler yenir. Annem pazarda doğal sebze ve meyveler alıyor.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Büyük parktır... Teyzemlerin  orada doğal park var. Kocaman... Orada birçok hayvan yaşıyor, sincaplar bile var. Bizim mahalledeki parklara doğal park denmiyor; çünkü onlarda hiç hayvan yaşamıyor.&lt;br /&gt;Öğretmen, çocuklara yeter işareti yaptı:&lt;br /&gt;- Çocuklar, bu dediklerinizin bir kısmı doğru. Gerçekten bazı insanlara Doğa adı verilir. Tıpkı Deniz gibi, Kaya gibi... Sağlıklı sebze ve meyvelere doğal, yani doğaya uygun dendiği de doğru. Ama doğayı tarif edeceksek şöyle diyebiliriz: Doğa, insanların yaptıklarının  dışındaki her şeydir. Denizler, göller, akarsular, dağlar, otlaklar, kırlar, ormanlar, çöller, kayalıklar... Bunların hepsi doğayı oluşturur.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Şehirler, binalar, köyler?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Hayır, onları insanlar yapmıştır. Doğanın içine onlar girmez.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Barajlar... Kocaman baraj gölleri var.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Onlar da insanın ürünüdür. Ama zamanla doğayla bütünleşebilirler.&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- O zaman biz ağaç ekip orman yaparsak, bu da doğa mı olur?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, çok uzun sürede o orman doğa halini alabilir. Ancak asıl doğa denilince, insanların dışındaki çevre anlaşılır.  Anladık mı?&lt;br /&gt;Sınıftan “eveeeeeet” sesi yükselince öğretmen  devam etti:&lt;br /&gt;- Doğanın ne olduğunu gördük. Şimdi doğal döngüye bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doğal Döngü &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Doğa, insanların yaptıklarının dışındaki her şeydir dedik. O zaman  insanların olmadığı bir ormanı düşünerek başlayalım.  Bu ormanda nelerin olduğuna bakalım. Bu ormandaki bitkilerin neye ihtiyacı vardır?&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Bitkilerin  üç şeye ihtiyaçları vardır: Birincisi, güneş ışığına, ikincisi suya, üçüncüsü de havaya ve topraktan aldıkları vitamin ile minerallere...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki bunlar için bitkilerin insanlara ya da hayvanlara ihtiyaçları var mı?&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Yok. Bitkiler bunların hepsini doğadan elde ederler.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Ya hayvanlar, onların neye ihtiyacı var?&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Havaya, bitkilere ve suya... Bunların hepsi ormanda bulunur.&lt;br /&gt;- Bitki yemeyen hayvanlar ne yaparlar?&lt;br /&gt;- Onlar da bitki yiyen hayvanlarla beslenirler.&lt;br /&gt;- Hayvanların dışkıları ve ölen hayvanların bedeni ne olur?&lt;br /&gt;- Bunlar toprağa karışır. Gübre, vitamin ve  mineral olur. Bunları da bitkiler kullanır.&lt;br /&gt;- Peki ormandaki su  nereden gelir?&lt;br /&gt;- Yağmurdan.&lt;br /&gt;- Yağmur nasıl oluşur?&lt;br /&gt;- Bulutlardan.&lt;br /&gt;- Ya bulut?&lt;br /&gt;- Yeryüzünde buharlaşan sulardan, bitkilerden çıkan nemden...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Gördüğünüz gibi çocuklar... İnsanlar işin içinde olmadığında doğada her şey böyle birbirine bağlı bir zincir biçiminde devam edip gider. İşte buna doğal döngü diyoruz. Bu doğal döngü sürdüğü sürece doğada hiçbir aksaklık olmaz. Bitkiler ve hayvanlar kendi yaşamlarını sorunsuz biçimde sürdürürler.  Doğa da bozulmaz.&lt;br /&gt;Öğretmen, tahtaya gitti. Yandaki şekli çizdi.&lt;br /&gt;(...Tahtaya kocaman bir dünya çizdi. Dünyanın çevresinde iki tane içiçe kalın  çember oluşturdu. Birinciyi noktalarla doldurdu, yanına “atmosfer” yazdı. En dıştaki çemberin üzerini çizgilerle taradı. Onun yanına da “ozon tabakası” yazdı. Dünyanın karşısına bir güneş ve güneşten dünyaya gelen ışınlar çizdi.)&lt;br /&gt;Daha sonra sınıfa döndü:&lt;br /&gt;- Şimdi çocuklar, işin içine insan karışınca neler olacağına bakalım. Dünya ısısını nereden alır?&lt;br /&gt;Sınıftan “güneşteeeeen” sesi yükseldi.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, güneş büyük bir enerji kaynağıdır. Ancak güneşten bize gelen ışınlar aslında çok güçlüdür. Bunların bir kısmı bize zararlı olabilir.&lt;br /&gt;Tunç:&lt;br /&gt;- Yazın halamın bütün vücudu su topladı. Sırtı, omuzları kıpkırmızı oldu, yandı. Güneşte çok kalmaktan...&lt;br /&gt;- Evet, güneş ışınlarının altında çok kalırsak zarar görürüz. Atmosfer ve ozon tabakası olmasa başımıza bunlardan çok daha fazlası gelir.&lt;br /&gt;Öğretmen, tahtaya çizdiği birinci tabakayı gösterdi:&lt;br /&gt;- Çocuklar, bu dünyayı saran hava tabakası, yani atmosferdir. Bunun dış tarafında ozon tabakası bulunur. Bu ozon tabakası bir kılıf gibidir. Bizi güneşin zararlı ışınlarından korur.&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Nasıl yani?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Sıcak demliği elin yanmadan nasıl tutarsın?&lt;br /&gt;- Bir bez kullanırım.&lt;br /&gt;- Ozon tabakası da  biraz buna benzer. Zararlı ışınları engelleyip bizim yanmamızı önler.&lt;br /&gt;- Ozon nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;- Üç tane oksijenin birleşmesinden oluşan bir gazdır. Ancak bazı gazlar ozonları bozup dağıtırlar. O zaman da ozon tabakası çözülmeye, incelmeye başlar. Sıcak demliği tuttuğumuz bezi düşünün. Bu bez yıpranır ve incelirse ne olur?&lt;br /&gt;- Elimiz yanmaya başlar.&lt;br /&gt;- Ozon tabakası da yıpranıp incelirse öyle olur... Güneşin zararlı ışınları dünyaya daha çok gelir. O zaman da dünyanın ısısı artmaya başlar. İşte buna küresel ısınma diyoruz.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Ozon tabakasını bozanlar nelerdir?&lt;br /&gt;- İnsanların kullandığı bazı araçlardan çıkan gazlardır bunlar. Bunları kullanan aygıtların başında klimalar, buzdolapları, deodorantlar ve köpükler gelir. Ayrıca yangın söndürme araçlarından çıkan gazlar, böcek ve tarım ilaçları da  ozon tabakasına zarar verirler.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- O zaman bu zararlı araçları yasaklamak gerekir. Böylece ozon tabakasına gelecek zararlar engellenir.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Yani klimalar, bozdolapları, deodorantlar, böcek ve tarım ilaçları kullanılmasın mı diyorsun?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Evet, küresel ısınma önlenecekse...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Ancak küresel ısınma yalnızca ozon tabakasıyla ilgili bir durum değil. Bir de sera gazları tehlikesi var.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- O nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Isınma için yakılan maddelerden (kömür, benzin, mazot, vb.) çıkan zararlı gazlar... Arabaların egzozlarından çıkan gazlar, fabrikaların bacalarından çıkan gazlar... Bunlar atmosfere karışınca atmosferi kalınlaştırırlar. O zaman da gelen güneş ışınları yansımaz ve dünyayı daha çok ısıtırlar. Bu zararlı gazlar dünyanın ısısının artmasına neden olurlar.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- O zaman doğal döngüyü insanlar mı bozmuş oluyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Öyle  değil mi? Az önce anlattıklarıma göre küresel ısınmanın nedenlerine bakalım. Bunda bitkilerin bir rolü var mı?&lt;br /&gt;Sınıftan “yooooooooook” sesi yükseldi.&lt;br /&gt;- Peki hayvanların rolü var mı?&lt;br /&gt;Yine “yoooooooook” sesi yükseldi.&lt;br /&gt;- Peki küresel ısınmaya neler yol açıyor?&lt;br /&gt;Çocuklar saymaya başladılar:&lt;br /&gt;- Bozdolapları&lt;br /&gt;- Klimalar.&lt;br /&gt;- Arabalar, motorsikletler, gemiler...&lt;br /&gt;- Deodorantlar.&lt;br /&gt;- Böcek ve tarım ilaçları.&lt;br /&gt;- Fabrika bacaları.&lt;br /&gt;- Petrol ve kömür.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki bütün bu araçları kimler üretiyor?&lt;br /&gt;Sınıftan “insanlaaaaaaar” sesi yükseldi.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- O zaman çocuklar, her şey ortaya çıkıyor. Küresel ısınmaya neden olan ve doğanın döngüsünü bozan insanlardır, öyle mi?&lt;br /&gt;Sınıftan “eveeeeeeeeeet” sesi yükseldi.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- İnsanların doğaya verdikleri zararlar nelerdir?&lt;br /&gt;Çocuklar saymaya başladı:&lt;br /&gt;- Havayı kirletirler... Evlerin, fabrikaların bacalarından çıkan dumanlar, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar havayı kirletir. Soluk almak güçleşir. Hastalıklar artar.&lt;br /&gt;- Suları kirletirler... Her tür çöpleri, tuvaletlerin lağım sularını denizlere, göllere, akarsulara dökerler. Fabrikaların pis atıkları sulara karışır, sular zehirlenir, balıklar, kuşlar, kurbağalar ölür... Pis suları içince hasta oluruz.&lt;br /&gt;- İnsanlar her tarafa binalar, yollar yaparlar... Suların akacağı yerleri işgal ederler, o zaman da seller olur. Eskiden bizim okulun olduğu yer dere yatağıymış... Şimdi dere yok, o nedenle sel oluyor.&lt;br /&gt;- Bazı tehlikeli yollarla maden aramalar da çevreye çok zarar veriyor. Altın aramak için zehirli siyanür kullanıyorlarmış. O zaman o çevrede her taraf zehirlenir, çevre felaketi olur.&lt;br /&gt;- İnsanlar toprak kaymalarına neden olurlar. Ağaçları kesince toprak tutunamaz... Annemlerin köyde geçen yıl toprak kaydı... Birçok ev toprağın altında kaldı. Birçok tarla yok oldu.&lt;br /&gt;-  İnsanlar ormanları yok ediyorlar. Böylece birçok canlı türü yok oluyor. Ormanlardaki ağaçları kesip kullanıyorlar, ev yapmak için ormanları yakıyorlar... Hayvanlar yok oluyor.&lt;br /&gt;- İnsanlar gürültü kirliliği de yapıyorlar. İnsanların yarattığı bu kirlilik yüzünden kuşlar ve diğer hayvanlar çevremizden kaçıyorlar. Sonra bu gürültü insanları da hasta ediyor, çalışmalarını aksatıyor.&lt;br /&gt;- İnsanlar bitkilerin ve hayvanların yapısını bozuyorlar. Hormonlu, sağlıksız, bozuk canlılar ortaya çıkıyor. Hormonlu yiyecekler üretiyor, başkalarının sağlığını tehlikeye atıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doğaya Saygı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen, çocukları susturdu:&lt;br /&gt;- Çocuklar bu anlattıklarınızı tamamlayacak yaşanmış korkunç bir olay var. Çernobil!&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- O nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çernobil Ukrayna’da bir kasabanın adı.  26 Nisan 1986’da Çernobil kasabasında bulunan bir nükleer enerji santralinde patlama oldu. Patlamadan hemen sonra zehirli tozlar her yana saçıldı.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Nükleer enerji ne demek?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Doğada kendiliğinden bulunmayan, çok tehlikeli yöntemlerle elde edilen bir tür enerji... Patlamanın sonunda fabrikadaki yüzlerce insan hemen öldü. Çernobil’de yaşayan binlerce insan bu tozları soluyunca kansere yakandılar ve kısa süre sonra onlar da öldüler.&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;-  Hiç kurtulan olmadı mı?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Olmadı. Çernobil’den  yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzaklara bile bu zehirli tozlar yayıldı. Bitkiler, hayvanlar ve insanlar hastalıklara yakalandılar. Onyıllarca bu tehlike sürdü gitti.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- İnsanlar doğal döngüye müdahale ettiklerinde  ne korkunç olaylar oluyormuş böyle!&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- İnsanların doğanın dengesini bozmaları çok kötü.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Evet, bu nedenle doğaya zarar veren bütün  araçları yasaklamak gerekir!&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- İyi de bunu nasıl yapacağız? Hangi araçları yasaklamalı?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Doğayı ve çevreyi kirleten bütün araçları!&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bunları sayalım bakalım:&lt;br /&gt;Ayşe, Zeynep, Çiğdem ve Ece, hevesle saymaya başladılar:&lt;br /&gt;- Öncelikle arabaları yasaklamak gerekir.&lt;br /&gt;- Uçakları ve gemileri de...&lt;br /&gt;- Bütün plastik ve naylon eşya üreten  fabrikaları... çünkü plastik ve naylonlar doğayı en çok kirletenler.&lt;br /&gt;- Buzdolaplarını, klimaları da yasaklamalı...&lt;br /&gt;- Deodorantları, tarım ilaçlarını...&lt;br /&gt;- Zehirli pilleri, aküleri, jeneratörleri...&lt;br /&gt;- Deterjanları, zehirli boyaları...&lt;br /&gt;Cemil, dayanamayıp bağırdı:&lt;br /&gt;- Öğretmenim, bunların dediklerini yapsak biz yaşayamayız... Bunlar her şeyi yasaklıyorlar!&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Doğaya saygılı olmak gerek. Yoksa dünyanın sonu gelecek!&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Arabalar olmasa okula nasıl geliriz?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Bisikletle gelirsin...&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Ankara’ya da mı bisikletle gideceğim? Ya Almanya’ya? Uçakları da mı yasaklayacaksınız?&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Eski insanlar uçakla mı seyahet ediyorlardı?&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Buzdolapları ve klimalar yasaklanırsa yazın ne yaparız? Hiç düşündünüz mü?&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Eski insanların buzdolabı ve kliması mı vardı?&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Onların yoktu, ama bizim var. Zararlı her şeyi yasaklarsak hiçbir iş yapamayız.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Zehirli atık diye pilleri yasaklarsanız ne olur?  O zaman radyomuz, bilgisayarımız, televizyonumuz da mı olmayacak? Hiçbir şey öğrenemeyiz. O zaman okulları da kapatalım bari...&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Bunlar olacak diye göz göre göre ölüme mi gidelim? Böyle giderse dünyanın sonu gelecek, görmüyor musunuz? Doğaya saygılı olmak gerektiğini kabul edin!&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Ama dediğinizi yaparsak mağara insanlarına döneriz. Petrol, mazot kullanmadan ısınamayız. Arabaları kullanamayız. Yemek bile yapamayız...&lt;br /&gt;Öğretmen, hiç konuşmayan çocuklara döndü:&lt;br /&gt;- Siz neden konuşmuyorsunuz çocuklar?&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Benim kafam karıştı öğretmenim. Bir yandan bakınca Ayşelere hak veriyorum. Bir yandan bakınca da Cemillere... İki tarafın söylediğinde de haklı yanlar var.&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Evet. Ben  arabaları çok seviyorum, ama arabaların  doğayı kirletmesini de istemiyorum.&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- Ben bilgisayarımdan vazgeçemem... Ama bilgisayarım üretilirken doğaya zarar verilmesini de istemiyorum...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- O zaman ne yapılacak? Yakan da, yanan da insan olduğuna göre bu sorunun yanıtını da insanların bulması gerekiyor. Öncelikle insanların doğaya saygılı olması gerekiyor.  Bunun için biliminsanları, değişik önlemler ortaya koyuyorlar. Örneğin kirlilik oluşturan yakıtların daha az kullanılması, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek bunların en başında geliyor.&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Hepsi bu kadar mı?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Değil  elbette.  Ayrıca, ulaştırmada toplu taşımacılığın ve raylı sistemlerin geliştirilmesi gerekiyor. Deniz yollarının kullanımının yaygınlaştırılması da iyi bir çare olabilir. Kısacası çağımızın felaketi, küresel ısınmaya karşı tek çare, yine insanlar! Yani bizleriz....&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Bunun için neler yapabiliriz?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Yaşam anlayışımızı ve yaşama biçimimizi değiştirmemiz gerekiyor. Bir başka deyişle, çevre bilinci olan, bilinçli tüketiciler olmalıyız. Çevre konusunda kaygılı bireyler durumuna gelmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çevreye Kaygı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gül, parmak kaldırdı:&lt;br /&gt;- Öğretmenim çevre ne demek? Çevrenin doğadan ne farkı var?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Doğayı anlatırken insanların ve insanların yapıp ettiklerinin dışındaki varlıklar demiştik. Çevre ise canlı ve cansız varlıkların bir arada bulundukları ortamdır. Canlı ve cansız varlıkların birbirlerini etkileyip birbirlerinden etkilendikleri ortame çevre diyebiliriz.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- O zaman bir şehir çevre midir?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Elbette. Hiç insan bulunmayan bir orman da çevredir. İnsan, hayvan ve bitkilerin birlikte bulundukları köy ya da şehir de.&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- Doğaya saygılı olmalıyız dedik. Peki çevreye karşı neden saygılı değil de kaygılı olmalıyız?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Doğanın bizim dışımızda bir yapısı ve işleyişi var. Onu değiştiremeyiz. Ona saygılı olmalıyız... Ancak bazen doğanın işleyişi bizim aleyhimize olabilir. Örneğin yağmurlu havalarda yıldırımlar düşebilir. Yıkıcı depremler, yıkıcı seller olabilir. Bu durumda içinde yaşadığımız çevreden zarar görebiliriz. Bunlara karşı kendimizi koruyacak önlemler alırız. Yıldırım koruyucular yapar, güçlü binalar, barajlar inşa ederiz. İşte bu önlemleri aldığımızda çevremize karşı kaygılı olmuş, doğanın zararlarına karşı önlem almış oluruz. Bu önlemleri yalnızca doğaya karşı değil, insanlara karşı da alırız. Yani hem canlılar, hem de cansızlar için kaygı duyarak önlemler alırsak çevreyi insanlar için yaşanılabilir hale getirebiliriz.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Çevreye karşı kaygılı olunca doğa kirlilikleri ortadan kalkar mı?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Ne kadar kaygılı olunduğuna bağlı. Doğadaki kirlilikleri azaltmak için neler yapabiliriz... Bu konuda konuşmak isteyen var mı?&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Öğretmenim, doğayı  asıl kirletenler büyük fabrikalar, büyük işletmeler, belediyeler, devlet kurumları. Önlemleri onlar almalı. Bizim yapacaklarımızdan ne olur?&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Evet, bizim mahallede kanalizasyonlar denize dökülüyor. Mahalleli kaç kez gösteri yaptı. Kanalizasyon denize dökülmesin diye... Ama görevliler aldırmadı. Sahile inemiyoruz, her taraf çok pis.&lt;br /&gt;Tunç:&lt;br /&gt;- Bizim orada da lastik fabrikası var. Bazen bacasından o kadar çok duman çıkıyor ki sokağa çıkamıyoruz. Kimse balkona çamaşır asamıyor. Şikayet edildi, ama fabrika çalışmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çocuklar, bu dediklerinizde haklı yanlar var. Peki bu konuda ne yapmak gerekir?&lt;br /&gt;Tunç:&lt;br /&gt;- Doğaya saygılı, çevreye kaygılı yöneticilerin iş başına gelmesine çalışmak gerekir.&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Evet, yöneticiler seçilirken bu konulara önem verenlere oy vermek gerekir.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Doğayı koruma ve çevre konusunda çalışmalar yapan kuruluşlar var. Onların çalışmalarına katılmamız gerekir.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Demokratik bir ülkede halkın bu tür konularda söz hakkı olmalıdır.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Ama nasıl?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bu konularda duyarlı insanlar, kendilerinin savunduğu görüşlerdeki  insanları yönetici olarak seçmeliler.&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Ama bizim yaşımız küçük. Biz seçimlerde oy veremiyoruz.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Oy veremiyor olabilirsiniz. Yine de bu konuda etkili olabilirsiniz. Büyükleri etkileyebilir, onların düşüncelerine yön verebilirsiniz. Bu konularla ilgili derneklerde ve kuruluşlarda çalışarak savunduğunuz düşüncelerin yaygınlaşmasına yardımcı olabilirsiniz.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Bizim yapabileceklerimiz bu kadar mı?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Hayır. Bunların çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Her şeyi büyüklerden beklememek gerekir. Tek tek herkesin bu konuda yapabilecekleri var.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Biz ne yapabiliriz ki?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çok şey yapabilirsiniz. Örneğin çöp dökme konusunu alalım. Çöpleri toplamak kimin görevi?&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Belediyenin. Temizlik işçileri arabayla dolaşıp çöpleri topluyorlar.&lt;br /&gt;- Peki temizlik işçileri çöpleri tek tek evlerden mi topluyor?&lt;br /&gt;- Hayır. Sokak başlarındaki çöp kutularından alıyorlar.&lt;br /&gt;- Çöpleri çöp kutusuna kim atıyor?&lt;br /&gt;- Bizler... Bazı apartmanlarda da kapıcılar.&lt;br /&gt;- Şimdi şunu düşünün çocuklar. Her aile çöpünü kendi kapısının önüne bıraksa ne olur? Üstelik bir de çöplerini poşete koymadığını düşünün. Öylece kapısının önüne çöpleri dökse ne olur?&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Ne olacak, her taraf pis olur öğretmenim? Geçen tatilde gittiğimiz yerde belediye işçileri bir hafta çöp toplamayınca her taraf çok kötü olmuştu.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Gördünüz mü? Oysa herkes elbirliği yapınca çöpleri toplamak kolay oluyor. Herkes çöpünü düzenli olarak çöp kutularına atınca onları toplamak da kolay oluyor.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Bir söz var öğretmenim: Herkes kapısının önünü temiz tutsa şehir  pırıl pırıl olur!&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, haklısın. Demek ki tek tek bireylerin yaptıklarının büyük önemi var. Biz de tercihlerimizle, yaşam biçimimizle  doğanın ve çevrenin korunmasına katkıda bulunabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Evimiz  Dünya &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Şimdi bu dünyayı evimiz kabul ederek onu temiz tutmak için neler yapabileceğimizi tartışalım. İlk olarak hava kirliliğine bakalım. Hava kirliliğini azaltmak için sizce neler yapılmalı çocuklar?&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Yöneticiler için mi bizim için mi soruyorsunuz?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- İkisi için de.&lt;br /&gt;Çocuklar düşünmeye başladılar. Onlardan ses çıkmayınca öğretmen:&lt;br /&gt;- Çocuklar, havayı en çok kirletenler neler? Onları düşünün, yapılacaklar o zaman aklınıza gelecektir.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Büyük fabrikaların bacalarına önlem alınmalı. Çıkardıkları atıkları süzecek  önlemler alınmalı.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Evlerde ne yakılacağı da önemli. Çok duman çıkaran kömürler ve odunlar kullanılmamalı. Doğal gaz en temiz yakıt... onu kullanmalı.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Bazı insanlar çöpleri yakarak yok etmek istiyorlar. Oysa bu çok zararlı. O zaman çevre daha çok kirleniyor.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Bacalar ve soba borularını temizlemek çok önemli. Bunlar temiz olmazsa dışarıya çıkan kirli duman daha çok oluyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki daha az yakıt kullanmak da bu sorununun çözümüne yardımcı olmaz mı?&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Pencereler, kapılar, çatılar, dış duvarlar  yalıtılmalı. Bizim apartmanda yalıtım yapılınca yakıt masrafımız çok azaldı.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Yani daha az yakıt kullandınız, değil mi? Peki üzerimizi kalın giyersek, evde daha az yakıt kullanmaz mıyız?&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- Evet, öğretmenim.  Üstelik ev fazla sıcak olmayınca insan daha rahat çalışıyor. Sıcakta insan bunalıyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Demek ki kalın giyenerek yakıt tüketimini azaltabiliriz. Bu da çevre kirliliğini azaltır.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Öğretmenim, kapıcıların bilgili olması da önemli. Bizim yönetici, babama anlatıyordu. Yeni kapıcımız eski kapıcıdan çok daha az yakıt kullanarak apartmanı ısıtıyormuş; çünkü kursa gitmiş, bu konuda bilgiliymiş.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Bizim sitede merkezi ısıtma var. Bizim yakıt paramız teyzemlerinkinden çok daha az. Onların evleri tek katlı... Toplu ısıtma hem daha kolay, hem de daha ucuz.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Büyük fabrikalar şehir dışına kurulmalı. Fabrikalar,  atıklarını yakmadan dönüştürmeli. Atıklar yakılınca hava çok kirleniyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki trafik? Bu konuda ne yapılmalı?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Bisiklet kullanmak yaygınlaştırılmalı. En zararsız taşıma aracı bisiklet. Ayrıca bisiklete binmek sağlık için de çok iyi, spor yapmış oluyorsun.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Aynı yöne giden araba sahipleri arabalarını ortak kullanmalı. Daha az araç trafiğe çıkmalı.&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Toplu taşıma araçları çoğalmalı. Raylı ulaşım hava kirliliğine neden olmuyor.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Arabaların egzozlarına filtreler takılmalı. O zaman çıkan zararlı gazlar azalıyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki yeşil alanları korumak ve çoğaltmak... Bu konu da en az diğerleri kadar önemli. Biliyorsunuz çocuklar, havanın temiz olması biraz da bitkilerin çokluğuna bağlıdır. Ormanlık alanlar neden en temiz havaya sahip?&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Benim amcam ciğerlerinden hasta. Birkaç hastahaneye gitti... Hepsi de orman içindeydi... Ciğerlerinden hasta olanları hep orman içindeki hastanelerde tedavi ediyorlar.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Ne kadar çok yeşil alan olursa, o kadar çok temiz havamız olur. Bu nedenle her fırsatta ağaç dikmeli, dikili ağaçları korumalıyız.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Su kirliliğine karşı neler yapabiliriz?&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Kızartma yağlarını lavaboya dökmemeliyiz. Bizim orada yağ toplayan belediye arabaları var. Cam şişeye koyduğumuz yağları onlara veriyoruz.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- O kadarcık yağdan ne olur, dökseniz de bir şey olmaz!&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Bir kaşık kızarmış yağı temizlemek için binlerce ton temiz su gerekiyormuş. Kızarmış yağlar suları en çok kirletenler arasında...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, çocuklar...Kızarmış yağlar, fazla deterjanlar, kimyasal boyalar, makina yağları... Bunları lavaboya dökmemeliyiz.&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Bu konuda belediyelere çok iş düşüyor. Denize, göle, akarsuya gidecek kanalizasyonlar yapmamalı. Olanlarda da iyi arıtmalar yapmalılar.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Tarım alanlarında kullanılan böcek öldürücü zehirli ilaçların sulara karışmasını önlemek gerekir.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Gemiler ve diğer deniz araçları da birçok kirliliğe neden oluyorlar. Yakıtlarını, kullanılmış yağları, zehirli sıvıları, pis sularını, çöplerini denize döküyorlar. Bunların denetlenmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Bir kere kullanıp atılacak naylon poşetleri tercih etmemeliyiz. Naylon ve plastikler doğayı çok kirletiyor. Çürümüyor, yüzlerce yıl kalıyorlarmış. Oysa bez ya da kağıt atıklar kısa sürede doğaya geri dönüyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Plastiklerin bozulup doğaya dönmesi 500 yılı buluyor. Sigara filtresi 2 yılda, çiğnediğiniz sakızlar ise 5 yılda doğaya dönebiliyor.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Naylon ve plastik yerine, sürekli kullanabileceğimiz bez torba, sepet ya da fileler kullanırsak daha iyi olur.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- O zaman pet şişeleri de kullanmamak gerekir. Onlar da bir tür plastikten yapılıyor.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, bu çok önemli... Plastik, pet, naylon yerine geri dönüşebilen ambalajlı ürünleri tercih etmek gerekir. Özellikle de kağıttan yapılanlarını...&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Kullandığımız pillerin bir kerelik olmamasına dikkat etmeliyiz. Yeniden doldurulabilen pilleri kullanmak daha iyi.&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Pilleri rastgele çöpe atmamalı. Onları ayrıca toplanan özel çöp kutularına atmak gerekir. Spreyleri, deodorant kutularına da ayrı yerlere atmalı.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Evlerimizi boyarken kullanacağımız boyalar da önemli. Geçen babamla boya alacaktık.  Babam zararsız boyalardan aldı. Petrolden yapılan, yağlı boyalar doğayı kirletiyormuş.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Öğretmenim, doğayı kirletmemek önemli. Ama bu çöpler konusu da önemli... Amcamlarım evinin yakınında büyük bir çöplük var. Amcam “bu çöplükte bir servet yatıyor, ama belediye farkında değil” diyor. Çöplerden para kazanılabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çöp değil, Atık!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, çöplerden para kazanılabilir. Ama ondan daha önemlisi çöpler uygun ele alınırsa doğa kirliliği azaltılabilir.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Bu nasıl olur?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Hepinizin bildiği bir örnekten yola çıkalım. Kullandığınız kağıtlardan... Kağıtların neden yapıldığını biliyorsunuz, değil mi?&lt;br /&gt;- Eveeet, ağaçlardan!&lt;br /&gt;Öğretmen sınıftaki kağıt atık toplama kutusunu gösterdi:&lt;br /&gt;- Kullandığımız kağıtları çöp yerine  buraya atıyoruz. Kullanılmış kağıtlar daha sonra yeniden kullanılacak kağıda dönüştürülüyor. Böylece kağıt elde etmek için daha az ağaç kesiliyor, öyle değil mi?&lt;br /&gt;- Eveeeeeeeet.&lt;br /&gt;- O zaman ormanlar yıpranmamış, ağaçlar çevreye daha fazla  oksijen sağlamış oluyorlar. Demek ki kullanılmış kağıtlar aslında çöp değil, birer atıktır. Atık ise yeniden dönüştürülüp kullanılabilen malzeme demektir.&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- O zaman bütün çöpleri atıklara çevirmemiz gerekiyor. Böylece doğanın korunmasına yardımcı olabiliriz.&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Çöpleri toprak altına gömmüyorlar mı öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Uygun tesisler yapılmamışsa çöpler toprak altına gömülüyor. Bu işlem için yerleşim bölgelerinden uzak, tarımda kullanılmayan çorak araziler seçiliyor. Buralarda geniş ve derin çukurlar açılarak çöpler bu çukurlara dolduruluyor. Çukurların üstü sızdırmayı engelleyen yalıtım malzemesiyle kaplanıyor. Toprağın örtülmesi ile gömme işlemi tamamlanıyor.&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Başka hangi yöntemler var?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çöplerle  ilgili ikinci yöntem, yakma işlemidir. Bu yöntemde, yaratılan çöp dağları yakılıyor. Bunun için çöpün içinde zamanla oluşan karbon gazından yararlanılıyor. Bu gazla çöpler tutuşturularak içten içe yakılıyor.&lt;br /&gt;Ece:&lt;br /&gt;- Ama bu tehlikeli değil mi?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Evet, hem tehlikeli, hem de zararlı. Bu işlem, bazen getireceği yarardan daha fazla zarara yol açıyor. Yakma işlemi, sırasında bazen kazalar oluyor. Ama daha da önemlisi bir sürü zararlı gaz atmosfere yayılıyor. Böylece hava kirliliği artıyor.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Çöplerle ilgili en uygun yöntem nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Piroliz işlemi denilen yöntem oldukça yararlı. Birçok gelişmiş ülke, çöp yığınlarını ortadan kaldırmak için yakma ve gömme işlemlerine artık başvurmuyor. Bunların yerine çöpün değerlendirildiği, atıkların içindeki işe yarar kısımların geri kazanıldığı piroliz işlemine başvuruyorlar.&lt;br /&gt;Zeki:&lt;br /&gt;- Bu nasıl bir yöntem?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bu yöntemde önce çöp yığınları içindeki cam, madenler, plastikler, naylonlar vb. ayıklanıyor. Daha sonra geriye kalan ve işe yaramaz gibi görünen doğal maddeler (ağaçlar, yiyecek artıkları, bitkisel malzemeler, hayvan ürünleri ve artıkları vb.) bir araya getiriliyor. Bunlar hava kullanılmadan ısıtılarak gaz, sıvı yakıt ve kömüre dönüştürülüyor.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Bu nerede yapılıyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Piroliz işlemi; demir-çelik endüstrisi veya kimya endüstrisinde kullanılan, yüksek sıcaklığa ve aşındırıcı gazlara dayanıklı büyük fırınlarda yapılır.&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Sonuçta çöplerden geriye ne kalıyor?&lt;br /&gt;- İlk olarak çıkan gazlar ısındıkları için yükselirler ve fırının üst kısmına yakın bir yerden dışarı çıkarlar. Bu gazlardan uygun olanlar değişik işlemlerden geçirilir. Sonra da bunlar yakılarak elektrik enerjisi elde edilir.  Böylece çöplerden elektrik elde edilmiş olur.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Geriye kalanlar ne olur?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Geriye kalan katı malzemeden  ise yüksek nitelikte karbon,  yani kok kömürü elde edilir. Bu arada önceden ayrılan diğer metaller, plastik, naylon falan da ayrıca değerlendirilir. Böylece işe yaramaz çöplerden birçok yararlı malzeme elde edilmiş olur. Bu malzemelerin satışından belirli bir kazanç elde edilir. Kısacası çöp paraya dönüştürülür.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- O zaman piroliz işlemi diğerlerine göre çok daha uygun.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Yalnızca piroliz işlemi değil... Daha başka yararlı yöntemler de var. Örneğin biyogaz bunlardan birisi.&lt;br /&gt;Cemil:&lt;br /&gt;- Biyogaz nedir öğretmenim?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Biyogaz, hayvan ürünlerinden ve atıklarından gaz üretilmesidir. Büyük hayvancılık ve tavukçuluk tesisleri hayvanların dışkılarını gübre olarak satmaya çalışırlar.  Satamadıkları fazlaları ise sağa sola döker ya da toprağa gömmeye çalışırlar. Oysa bunlardan  biyogaz elde edilebilir.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- İneklerin çıkarttıkları gaz gibi mi öğretmenim? İneklerin çıkarttığı gazın çok yanıcı olduğunu okumuştum.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Biraz ona benziyor. Biyogaz tesislerinden  elde edilen yanıcı gazlarla elektrik enerjisi üretiliyor.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Bu biyogaz nelerden üretiliyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çöp diye atılacak nesnelerden üretiliyor... Biyogaz projelerinde hammadde olarak büyükbaş hayvan gübresi, tavuk gübresi, mezbaha atıkları, tarımsal atıklar, arıtma çamuru, süt ve tavuk tesisleri arıtma çamurları, sebze ve meyve fabrika atıkları veya posaları, peynir altı suyu, bira fabrikaları atıkları, yemek fabrikaları veya düzenli toplanmış otel yemek atıkları gibi canlılardan kalan birçok ürün kullanılabiliyor. Biyogaz, aydınlanma ve ısınma için kullanmaya çok elverişli olduğu için giderek tüm dünyada yayılıyor.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Bizim köyde hayvanların dışkıları gübre olarak kullanılıyor öğretmenim.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Biyogaz tesisleri bu bakımdan da çok yararlı. Biyogaz tesisleri, gübreden daha fazla yararlanmayı da sağlıyor. Köylerde taze ahır gübreleri bir süre açıkta bekletilerek olgunlaşmaya bırakılır. Bu durumda gübre, veriminden çok şey kaybeder. Üstelik pis koku yayarak çevreyi de kirletir. Oysa ahır gübreleri biyogaz tesislerinde belli işlemlerden geçirilir. Böylece kaliteli gübre elde edilirken bir yandan da üstün nitelikli ve ısıtma değeri yüksek yanıcı gazlar elde edilir.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Böylece çevre daha az kirlenmiş oluyor, öyle mi?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;-  Hayvanlar tükettikleri yem katkılarıyla ve oluşturdukları gübre, idrar, gaz, tuz vb. ile çevreyi kirletirler. Hayvanlardan çıkan bu olumsuz ürünler, biyogaz tesislerinde kullanılır ve dönüştürülür. Böylece çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunulur.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Öğretmenim bir de çöpten gübre yapılıyormuş, o nasıl oluyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Çöplerden bildiğiniz gübre yapılmıyor. Ancak gübreye destek olucu maddeler yapılabiliyor.&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Nasıl oluyor?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bitkilerden kalan kalıntılar işlenerek bu yapılıyor. Gerek evlerde gerekse sanayinin değişik dallarında ortaya çıkan ve "çöp" adı verilen atıkların büyük kısmını bunlar oluşturuyor. Bunlar belli işlemlerden geçirilerek ayrıştırılıyor. Daha sonra hümüsleştirilme denilen  bir işlemden geçiriliyor. Böylece suni gübrenin bir tamamlayıcısına dönüştürülüyor. Daha sonra tarım yapılan topraklara sürekli bir karbon, azot, fosfor, potasyum sağlayan kaynak haline gelirler. Bu yolla bildiğimiz gübreye önemli bir destek sağlanırken çevre temizliğinde de çok önemli adımlar atılmış olur.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Vay canına çöplerden neler elde edilebiliyormuş böyle...&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Bu nedenle çöplerimizin atıklara dönüşmesi için duyarlı olmamız gerekiyor. Sokaklara konulan  üç gözlü dönüşüm kumbaralarına çöplerimizi atmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Bir göze cam atıklar, bir  göze  plastik atıklar, bir göze de alüminyum, demir gibi metaller atılır.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Ya kağıtlar?&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Kağıtlar için ayrı kutular var. Onlar da büyük kartonlardan oluyor zaten.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Peki atık yağlar?&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Bizim mahallede belediye herkese kaplar dağıttı. Evlerdeki atık yağları onlara koyuyoruz. Sonra görevliler gelip o kapları topluyorlar.&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Peki o atık yağları ne yapıyorlar?&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Onlardan dizel yakıt üretiyorlar. Yani o yakıtla ısınma ve enerji sağlanıyor.&lt;br /&gt;Aysel:&lt;br /&gt;- Bu biçimde ayrı olarak toplanan hangi atıklar var?&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Bizim belediye, kullanılmış pilleri, elektronik aletleri, buzdolaplarını falan da topluyor.&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- Bizim belediyenin eski mobilya toplama arabası var. Kocaman... İnsanlar eskiden eski mobilyalarını çöp kutularının yanına koyuyorlardı. Zorla taşıyorlardı. Ortalık kirleniyordu. Şimdi bir telefon ediyorlar. Belediye gelip eski mobilyaları alıyor. Onları elden geçirip başka insanların kullanımına sunuyorlarmış.&lt;br /&gt;Okan:&lt;br /&gt;- Bizim belediye ise inşaatlardan çıkan molozları ve kalıntıları topluyor. Ben toplayıcı amcalarla konuştum. Betonları kırma makinalarının yanına götürüyorlarmış. Kırılan ufak parçalar, çakıl taşı olarak kullanılıyormuş.&lt;br /&gt;Buse:&lt;br /&gt;- Ben de bizim orada camları toplayan amcalarla konuşmuştum. Cam atıkları (şişe, kavanoz vb.)  önce renklerine göre ayırıyorlar. Sonra  geri dönüşüm tesislerine götürüyorlar. Burada cam atıkların içindeki katkı maddeleri ayıklanıyormuş. Sonra cam kırılırak eritme ocaklarına dökülüyormuş. Böylece yeniden cam elde ediliyormuş. Cam bu biçimde sürekli geri dönüştürülebiliyormuş, yapısında hiç bozulma olmazmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Açgözlülük ve Doğa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sırada Cemil söz aldı:&lt;br /&gt;- Öğretmenim, çöpleri değerlendirmek mi daha önemli, yoksa çöp oluşturmamak mı?&lt;br /&gt;Öğretmen sınıfa döndü:&lt;br /&gt;- Cemil’in bu sorusu çok önemli. Bu konuda düşüncesi olan var mı?&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Çöp oluşturmamak daha önemli. Ne kadar az çöp olursa doğa o kadar az kirlenir.&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Evet. Ben dikkat ettim. Köydeki teyzemlerin doğru dürüst hiç çöpleri olmuyor. Fazla yiyeceklerini, artıklarını hayvanlara veriyorlar. Ya da tarlalarına döküyorlar.&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Doğru. Onlar bizim gibi bir sürü ambalajlı eşya almıyorlar. Pirinci, yağı, unu tenekelerle alıyorlar.&lt;br /&gt;Tunç:&lt;br /&gt;- Çöp olmasın diye yemek yemeyecek miyiz?&lt;br /&gt;Çiğdem:&lt;br /&gt;- Yemek yeme diyen yok... Yalnızca fazla çöp çıkartmayacak biçimde ye... Birçok evden her gün ekmek atılıyor... Başka yiyecekler de atılıyor.&lt;br /&gt;Serdar:&lt;br /&gt;- Çöp kutularına o kadar çok şey atılıyor ki... Yalnızca o  kutulardaki çöpleri toplayarak para kazananlar bile var.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Daha az çöp üretmek için ne yapmalı?&lt;br /&gt;Gül:&lt;br /&gt;- Az tüketmek gerekir... Az yemek, az eşya kullanmak... Olan eşyaları idareli kullanmak gerekir.&lt;br /&gt;Kaya:&lt;br /&gt;- Köylüler şehirliler kadar tüketmiyorlar. Onlar çok çalışıyorlar. Bu yüzden fazla şişman değiller. Şehirlerdekilerin çoğu şişman.&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- İnsanlar önce doğaya zarar veriyorlar. Daha sonra da bu zararları azaltmaya çalışıyorlar. Neden baştan doğaya zarar vermemeyi düşünmüyorlar?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Doğaya en çok zararı insanlar veriyor. Yakan da insan, yanan da!...&lt;br /&gt;Lale:&lt;br /&gt;- İnsanlar neden kendilerine bu kadar zarar veriyorlar?&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Bence en büyük çevre felaki insandır!...  Baksanıza, suları kirleten insan, havayı kirleten insan, ormanları yok eden  insan...&lt;br /&gt;Metin:&lt;br /&gt;- Zavallı hayvanların ya da bitkilerin başına ne  geliyorsa insanlar yüzünden geliyor. Doğaya ve kendisine bu kadar zarar veren başka bir canlı yok.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki sizce insanlar neden doğaya bu kadar zarar veriyorlar?&lt;br /&gt;Sinem:&lt;br /&gt;- Bence bütün bunların nedeni insanların açgözlülüğü! İnsanlar bu kadar açgözlü olmasalar bu kadar kirlilik olmaz.&lt;br /&gt;Didem:&lt;br /&gt;- Sinem haklı! İnsanlar bu kadar açgözlü olmasalar doğa kirlilikleri bu kadar olmazdı.&lt;br /&gt;Öğretmen:&lt;br /&gt;- Peki insanlar neden bu kadar   açgözlüler?&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Çünkü insanların çoğu sevgiyi bilmiyor. Kediyi, köpeği, çiçekleri seveceklerine  arabaları, elbiseleri, pahalı aletleri seviyorlar. Oysa bunlar insanı mutlu etmez ki!&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Neden mutlu etmesin?&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Çünkü bunlar hiç bitmez... Birini alınca canın ötekini ister. Onu alınca daha pahalısını istersin... Bu hep böyle gider.&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Sen ne istersin?&lt;br /&gt;Zeynep:&lt;br /&gt;- Benim kedim Boncuk var. Ailemi de çok seviyorum. Yazın köye gidiyoruz. Orada da birçok arkadaşım var. Bunlar bana yetiyor. Bu yüzden doğayı kirletenlere kızıyorum. Doğayı seviyorum; çünkü hayvanları ve insanları seviyorum!&lt;br /&gt;Tekin:&lt;br /&gt;- Doğayı kirletenler hayvanları ve insanları sevmiyor mu?&lt;br /&gt;Ayşe:&lt;br /&gt;- Sevmiyorlar. Onlar yalnızca kendilerini ve açgözlülüklerini seviyorlar. İnsanları ve hayvanları sevseler, doğayı da severler. Doğayı sevseler, onu kirletmezler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                         -  SON -&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-5725490737472054814?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/5725490737472054814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=5725490737472054814' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/5725490737472054814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/5725490737472054814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/doga-ve-cevre.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı- 2. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0DPgeTpx_I/AAAAAAAAAvM/N1c8C5a1o-Y/s72-c/02-doga-ve-cevre.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-306967641967361310</id><published>2010-01-03T03:01:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T10:57:46.945-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4. sınıf'/><title type='text'>Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı - 1. kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0B5MFKJHfI/AAAAAAAAAvA/9Pg0ITV5e4s/s1600-h/01-yasak.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0B5MFKJHfI/AAAAAAAAAvA/9Pg0ITV5e4s/s320/01-yasak.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422467199804186098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta name="Title" content=""&gt; &lt;meta name="Keywords" content=""&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt; &lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt; &lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;link rel="File-List" href="file://localhost/Users/imac/Library/Caches/TemporaryItems/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt; &lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:documentproperties&gt;   &lt;o:template&gt;Normal&lt;/o:Template&gt;   &lt;o:revision&gt;0&lt;/o:Revision&gt;   &lt;o:totaltime&gt;0&lt;/o:TotalTime&gt;   &lt;o:pages&gt;1&lt;/o:Pages&gt;   &lt;o:words&gt;5540&lt;/o:Words&gt;   &lt;o:characters&gt;31581&lt;/o:Characters&gt;   &lt;o:lines&gt;263&lt;/o:Lines&gt;   &lt;o:paragraphs&gt;63&lt;/o:Paragraphs&gt;   &lt;o:characterswithspaces&gt;38783&lt;/o:CharactersWithSpaces&gt;   &lt;o:version&gt;11.1282&lt;/o:Version&gt;  &lt;/o:DocumentProperties&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotshowrevisions/&gt;   &lt;w:donotprintrevisions/&gt;   &lt;w:displayhorizontaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayHorizontalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:displayverticaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayVerticalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:usemarginsfordrawinggridorigin/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt; &lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Times New Roman"; 	panose-1:0 2 2 6 3 5 4 5 2 3; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:50331648 0 0 0 1 0;} @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:0 2 11 6 4 3 5 4 4 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:50331648 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	mso-fareast-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 3.0in right 6.0in; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	mso-fareast-language:TR;} table.MsoNormalTable 	{mso-style-parent:""; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} span.msoIns 	{mso-style-type:export-only; 	mso-style-name:""; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single; 	color:teal;} span.msoDel 	{mso-style-type:export-only; 	mso-style-name:""; 	text-decoration:line-through; 	color:red;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;!--StartFragment--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:35"&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-01T22:17"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:16pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;YASAKLAR&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;           &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size:16pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;b&gt;İÇİNDEKİLER:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Filozoflar&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Sınıfı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* İyi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Dinleyici Olma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Kendi Aklını Kullanma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Çokyönlü Düşünme&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Sorgulama&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;* Sonuç çıkarma&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Filozoflar&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Sınıfı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aydınlık ilköğretim &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:36"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:36"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;4/B sınıfının kapısı açıldı. &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:38"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:38"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;Hilmi Öğrtenmen &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:12"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:38"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt; içeriye girdi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Günaydın çocuklar!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar hep birlikte yanıt verdiler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Günaaaaaydıııııııııın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıfa giren kocaman bıyıklı bir erkek öğretmendi. Saçları yok denecek kadar azdı. Kısa boylu, biraz şişmandı. Güleryüzlüydü.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yeni öğretmen, tahtanın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;önünde durdu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar benim adım Hilmi. Düşünce Eğitimi dersinize &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;gireceğim. Size&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;felsefe öğreteceğim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Ama bizim felsefe kitabımız yok. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç ekledi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Defterimiz de yok...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Felsefe öğrenmek için kitaba ve deftere gerek yok çocuklar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Yaşasın! Ben felsefeyi çok sevdim. &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Ben de çok sevdim. &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:39"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gül:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Kitap ve defter olmadan&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ders yapılır mıymış!...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Beden&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;eğitimi yapmıyor muyuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar :&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;– El işi dersinin de kitabı ve defteri yok.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Resim dersinin de kitabı yok.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gül:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Ama resim dersinin defteri var!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;- Felsefe ne demek öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;– Felsefe, sağlıklı ve çokyönlü düşünmektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;- O kadarcık mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aaaa ben de zor bir şey sanmıştım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sağlıklı ve çokyönlü düşünmek kolay değil&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çocuklar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bence çok kolay. Bizim evde herkes çok sağlıklı düşünür.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bütün sıralardan benzer sözler yükselmeye başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim evde de... Benim babam mühendis, çok bilgili!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim annem de doktor, o kadar çok şey biliyor ki şaşarsınız!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim ablam ve ağabeyim &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:42"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:42"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;üniversiteye gidiyor. Kocaman&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kitapları var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim annem o kadar sağlıklı düşünür ki herkes ona akıl danışır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, elini kaldırıp herkesi susturdu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, şimdi susun lütfen. Size &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:43"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:43"&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:..." datetime="2009-09-01T22:17"&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins datetime="2009-08-23T21:43"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:44"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:46"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:46"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;bir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;soru soracağım. Herkesin samimiyetle yanıt vermesini istiyorum. Tamam mı, anlaştık mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmenin “ Size bir soru soracağım” demesiyle meraklanan çocuklar hep birden bağırdılar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Anlaaaaşşştııııııık!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman, sağlıklı ve çokyönlü düşünemeyenler parmaklarını kaldırsın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hiçbir çocuğun parmağı kalkmadı. Herkes sağa sola dönüyor, parmak kaldıran var mı diye bakı&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:48"&gt;nı&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;yordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, sınıfı iyice süzdü. Biraz bekledi. Ardından&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yeniden sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, aranızda hiç sağlıklı ve çokyönlü düşünemeyen yok mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yoktu. Hiçbir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;parmak kal&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:48"&gt;k&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;mamıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek öyle! Herkes kendi aklından ve düşüncelerinden memnun, öyle mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yanıt toptan geldi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeeeeeet!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;hepiniz felsefeyi iyi biliyor olmalısınız. Yoksa hepiniz birer&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;filozof musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yanıt yine toplu biçimde geldi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeeeeeeeeeet!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen güldü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman bu sınıfa “FİLOZOFLAR SINIFI" &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:31"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:31"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; adını veriyorum.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Eh, böylece benim de işim çok kolay olacak galiba. Baksanıza bu sınıf filozof dolu... Ne şanslı&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;öğretmenim ben!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar şaşırmışlardı. Öğretmen ciddi miydi, yoksa kendileriyle dalga mı geçiyordu, anlayamamışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Lale:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim filozof ne demek?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen ağzını açmadan, Lale’ye yanıtlar yağmaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Filozof ayakkabısı giyen demek.... Hani reklamlarda çıkıyor ya!...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır, tavşan demek. Çizgi filmde var. Filozof tavşan... Ben biliyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- File çorap giyen birisi. Fileço yani...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Futbolcu akıllım, futbolcu... Hep golleri Filozof atıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, elini kaldırıp çocukları susturdu. Önce soruyu soran Lale’ye baktı, ardından sınıfa döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar filozof, çok ünlü ve çok büyük felsefecilere denir. Felsefeci de ad&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:49"&gt;ı&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;ndan belli... Felsefe yapan demek, müzikçi, resimci gibi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yıldız futbolcular gibi mi, öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, ona biraz benziyor. Felsefe ile uğraşan felsefecilerin önde&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gelenlerine filozof denir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yani yıldız felsefecilere mi filozof deniyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman biz nasıl filozof oluyoruz? Biz felsefeci değiliz ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İçinizde felsefeci yok mu? Felsefeci olanlar parmağını kaldırsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hiç parmak kalkmadı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek felsefeci değilsiniz ama hepiniz filozofsunuz!.. Bu nasıl oluyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar gülüşmeye başladılar. Onlar da bunun nasıl olduğunu anlamamışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeet, artık derse başlayalım. Bugünkü ders konumuz YASAKLAR. Evet, yasak nedir? Bilen var mı, çocuklar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıfta her kafadan ses çıkmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Akşamları çocukların televizyon seyretmesi yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Pijamayla sokakta&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gezmek yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hırsızlık yapmak yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kızartma yemek yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Küfür etmek yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kumar oynamak yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sigara içmek de...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Terliyken su içmek de...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Fazla dondurma yemek de...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, beni iyi dinlemiyorsunuz. Ben size ne sordum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar bir ağızdan yanıt verdiler:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasaklarııııııı... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır, size yasakları sormadım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar şaşırmışlardı. Birbirlerine bakıp mırıldanmaya başladılar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Size yasakları sormadım. Yasak nedir diye sordum? Ama siz beni iyi dinlemediğiniz için soruyu yanlış anladınız.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Şimdi size felsefeyle ilgili ilk bilgiyi vereceğim. Felsefeyi öğrenmek için yapmanız gereken ilk işi söyleyeceğim. Hazır mısınız? Beni dinliyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar hem meraklanmış, hem de heyecanlanmışlardı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Dinliyoo&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:34"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;ruuuuuuz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, çocukların ilgisini artırmak için soruyu bir daha yineledi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hazır mısınız? İlk felsefe bilgisini duymak istiyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İstiyoo&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:34"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;ruuuuuuuuz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;İyi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Dinleyici Olma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın yanına gitti. Kocaman &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:52"&gt;bir&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt; 1 rakamı yazdı ve yanına “iyi dinlemek” yazdı. Çocuklara döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi bir dinleyici olmak çok önemlidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bunu söyledikten sonra gülümseyerek çocuklara baktı. Onlar da öğretmene bakıyorlardı. Ancak çocuklar öğretmenin açıklayacağı bilgiyi bekliyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bir süre karşılıklı bakıştılar. Çocuklar, öğretmenin konuşmasını bekliyorlardı&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:53"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:53"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;. Öğretmen de onların ne diyeceklerini &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:53"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;...&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Birkaç dakika böyle geçti. Sonunda konuşan öğretmen oldu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eeeee ne diyorsunuz bakalım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bekliyoruz öğretmenim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neyi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Vereceğiniz ilk felsefe bilgisini...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Verdim ya çocuğum...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neyi verdiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İlk felsefe bilgisini...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ama bir şey demediniz ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- “İyi bir dinleyici olmak çok önemlidir” dedim ya...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, dediniz. O tamam da, ilk bilgi ne oldu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İlk bilgi işte bu: iyi bir dinleyici olmak çok önemlidir!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ay şimdi bu felsefi bir bilgi mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, hoşuna gitmedi mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben bunu zaten biliyordum ki öğretmenim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Evren:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ooooo ben de biliyorum!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim annem bunu bana sık sık söyler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hımmmm, ben boşuna buraya filozoflar sınıfı dememişim... Baksanıza, ne desem siz zaten biliyorsunuz!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar yine birbirlerine baktılar. Öğretmen onları övüyor mu, dalga mı geçiyor bir türlü anlayamamışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, bunda bilmeyecek ne var ki! Ben bunu zaten biliyordum. &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:17"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:17"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nereden biliyordun&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:17"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:18"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nereden &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:18"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;olacak, annem arkadaşlarıyla sohbet ederken ben söze karışıyorum da ondan! Öğretmen bu açıklamadan bir şey anlamammıştı, şaşkın şaşkın Zeki'ye bakıyordu.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;            Zeki devam etti:&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;            Annem, benim çok konuşmama kızar. Bana her zaman&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;iyi bir dinleyici olmamı söyler&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:19"&gt;..&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftaki diğer çocuklar da bir ağızdan benzer şeyleri söylemeye başlayınca öğretmen onları susturdu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ama benim söylediğim bu değil ki!&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;            Bu kez çocuklar şaşırmıştı. Öğretmen:&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;            - A&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:21"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;z önceki örneği ele &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:35"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:35"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;alalım... Ben size “Yasak nedir?” diye sordum.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Peki siz ne yaptınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Damla:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakları saydık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bana yasakları saymaya başladınız, değil mi? Beni iyi dinleseydiniz bu yanlışa düşmezdiniz. İşte, felsefede bu çok önemlidir. Öncelikle karşımızdakilerin ne dediklerini iyi dinlemeli, onların ne dediklerini anlamalıyız. Yoksa karşımızdakilerle anlaşamayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, siz&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yasağı sordunuz... biz de yasakları saydık. Burada anlaşmazlık yok ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Var! “Yasak nedir? sorusuna yasakları sayarak yanıt verilmez.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü yasakları sayarak yasağın ne olduğu açıklanmaz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl yani? Hiçbir şey anlamadım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen sınıfa dönüp sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar “yasak nedir?” sorusuna yasakları sayarak yanıt verilebilir mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hepsi birden&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeeeeeeeet!..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, durdu. Bir süre başını kaşıyıp düşündü.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Sonra yeniden konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi bir yasağı ele &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:36"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T21:56"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;alalım. Sonra da bu dediğinizin olup olmayacağına bakalım. Örneğin televizyon seyretme yasağını alalım. Bu yasağı bize kim anlatacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İlk parmak kaldıran Cemil oldu. Cemil, üç numara gözlük takıyordu. Öğretmen ona söz verince konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocukların günde üç saatten fazla televizyon seyretmesi yasaktır, çünkü o zaman gözlerimiz bozulur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ayşe:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Televizyon gözümüzü bozmaz. Gündüzleri izleyebiliriz. Televizyon izlemek yalnızca akşam 9’dan sonra yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Cemil:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ayşe:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü çocukların erken yatmaları gerekir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim evde öyle değil. Bizim evde büyüklerin uygun görmediği programları izlemek çocuklara yasaktır. İster gündüz, ister gece olsun... hiç fark etmez!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim evde çocuklar yalnızca okul olmayınca televizyon seyrederler. Okul açıkken televizyon yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu kadar yeter, çocuklar. Şimdi değişik arkadaşlarınızın bu söylediklerine yakından bakalım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, konuşan çocuklara adlarını sordu. Sonra eline tebeşir alıp tahtaya konuşan dört çocuğun adını&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yan yana yazdı. Daha sonra sınıfa dönerek&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi evindeki televizyon yasağı Cemilinki gibi olanlar parmağını kaldırsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Üç kişi parmak kaldırdı. Daha sonra Ayşeninki gibi dört kişi, Metininki gibi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;iki kişi ve Zeynepinki &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:40"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:40"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;gibi üç kişi parmak kaldırdı. Öğretmen, tahtadaki adları saydı. 14 ad vardı. Oysa sınıf 18 kişiydi. Öğretmen,sınıfa döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Dört kişi neden parmak kaldırmadı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim evde televizyon yasağı yok öğretmenim! O yüzden parmak kaldırmadım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Diğer üç kişinin durumu da böyle mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öyleydi. O üç kişinin evinde de televizyon yasağı yoktu. Bunun üzerine öğretmen Ece&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:19"&gt;’&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;nin adını da tahtaya yazdı. Sonra konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördünüz mü çocuklar? Cemil, Ayşe, Metin, Zeynep ve Ece’nin evindeki televizyon yasağı birbirinden farklı... Televizyon yasağı dediniz ama bu yasaktan hepiniz aynı şeyi anlamıyorsunuz. Bu durum, diğer yasaklar için de az çok böyledir. Örneğin kızartma yasağını alalım... Eminim bazılarınızın evinde böyle bir yasak yoktur bile, öyle değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen bunu der demez birçok çocuk parmak kaldırdı. Öğretmen, eliyle işaret ederek parmakları indirtti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yasakları saymakla iş bitmiyor. Yasaklara daha yakından bakmak gerekiyor. Peki, bütün yasaklarda ortak olan nedir? İşte benim size sorduğum buydu. Televizyon seyretme, hırsızlık, küfür etme, terliyken &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:20"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;su içme, kızartma... Bütün bunlarla ne yapılmak istenir? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftan ses çıkmadı. Hiçbir çocuk konuşmuyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Kendi Aklını Kullanma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bir süre çocuklara baktı. Ardından konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki, size yardımcı olayım mı? İster misiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tüm sınıf bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İsteee&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:41"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;riiiiiiiiiiiiiiz!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, yasağın ne olduğunu anlamak için yasakla ne amaçlandığına bakmak yararlı olabilir. Şimdi size bazı ipuçları vereceğim. Onlardan yola çıkarak bana örnek yasaklar söyleyin, tamam mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Taa&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:41"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;maaaam!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başlıyoruz. Yasak, sağlığımızı korumak için konur.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Buna örnek birkaç yasak örneği sayabilir misiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftan sesler yükselmeye başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sigara içme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Fazla dondurma yeme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Terli &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:24"&gt;terli &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;su içme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hava cereyanında kalma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Pis yiyecek yeme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başkalarına zarar vermeyi engellemek için konan yasaklar nelerdir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar sıralamaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başkasının eşyasını çalma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başkasının eşyasına zarar verme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gürültü yapma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başkasına vurma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Küfür etme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İzinsiz başkalarının evine &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:24"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:25"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt; girme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biliyorsunuz kendimize zarar vermeyi engellemek için konan yasaklar&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;da var. Bunlar nelerdir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar sıralamaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elektrikle oynamama&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kırmızı ışıkta&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;karşıdan karşıya geçme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kumar oynama yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Caddede top oynama yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi bir insan olmamızı sağlamak için konan yasaklara örnek verebilir misiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yalan söyleme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Küfür söyleme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Dedikodu yapma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İftira atma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu kadar yeter. Şimdi size yeniden soruyorum: Yasak nedir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizi ve sağlığımızı korumak için konan kuraldır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başkalarına zarar vermezi önleyen &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:26"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:26"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:26"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;kuraldır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Cemil:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bize güzel şeyler yaptıran kuraldır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizi kötü şeyler yapmaktan koruyan kuraldır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, eliyle yeter işareti yaptı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördünüz mü, çocuklar? “Yasak nedir?” sorusuna işte bunlar gibi yanıt&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:26"&gt;lar&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt; vermek gerekir. Oysa ilk başta siz ne yapmıştınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakları sıralamıştık...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya yazdığı&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;1 rakamının yanındaki “iyi dinlemek”&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yazısını işaret ederek sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki neden böyle yapmıştınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü sizi iyi dinlememiştik!..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet... Beni iyi dinleseydiniz, ne sorduğumu anlar, ona göre yanıt verirdiniz. Şimdiiiii.... yasak konusuna devam edelim. Yasağın ne olduğunu anladık mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftan “anladık” sözleri yükseldi. Öğretmen, yeniden sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, yasak neymiş anladık mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftan yeniden “anladık” sesleri yükseldi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman şu soruya yanıt verin bakalım: Yasaklar &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:27"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:27"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;iyi midir, kötü müdür? Yasakları savunmalı mıyız, savunmamalı mıyız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu soru üzerine sınıfta bir sessizlik oldu. Çocuklar birbirlerine baktılar. Biraz düşündüler. Ardından sınıfın her yanından sesler yükselmeye başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasaklar iyidir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasaklar&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çok kötüdür...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakları savunmak gerekir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakları savunamayız...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bir süre çocukları dinledi. Ardından onları susturup konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Görüldüğü kadarıyla bu konuda anlaşamıyorsunuz. Şimdi farklı görüşleri dinleyelim. Önce “yasaklar iyidir” diyenleri dinleyelim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasaklar iyidir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;öğretmenim. Kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışırsak bize araba çarpabilir. O zaman bu yasağa uymak iyidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gül:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kapalı yerlerde sigara içme yasağına uyulmazsa içmeyenler çok rahatsız olur. Ayrıca başkalarının eşyalarını çalmak serbest olsa&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bu da iyi olmaz, birçok haksızlık olur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gece yarısına kadar televizyon izlersek sabah okula&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;geç kalırız. S&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:30"&gt;s&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;onra pis yiyecekleri yersek hasta oluruz. Bu yasaklara uymak iyidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Lale:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Fazla gürültü yaparsak yaşlıları ve hastaları rahatsız ederiz. Caddede top oynarsak bize araba çarpabilir. Sonra başkalarına...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, eliyle tamam işareti yaparak söze karıştı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Gördüğünüz gibi bazı yasaklar bizim yararımıza olabiliyor. Arkadaşlarınızın sıraladıkları bu yasaklar bizim ve başkalarının iyiliği için konulmuş yasaklar. Onlara uymak hepimizin yararına.... İyi ama bütün yasaklar &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:29"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;böyle mi? &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:29"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;Şimdi de başka görüşleri dinleyelim. Yasaklar kötüdür diyenler kimdi? Evet, seni dinleyelim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bazı yasaklar çok saçma öğretmenim. Arkadaşım Merve’ye annesi kot pantolonu yasaklamış. Kot pantolon kızlara yakışmazmış... Böyle yasak olur mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim babam da bana çizgi roman okumayı yasakladı. Ben çizgi roman okumayı çok seviyorum. Bu yasak benim hiç hoşuma gitmiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim orada küçük bir park var. Orada top oynamak yasak. Peki biz nerede top oynayacağız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ayşe:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bazı öğretmenler teneffüslerde bahçede koşmaca oynamamızı yasaklıyorlar. Bahçede koşmak neden yasak olsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Annem olmasa benim&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;anneannem erkek arkadaşlarımın eve gelmesini yasaklamak istiyor. Bu yasak canımı çok sıkıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Cemil:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim apartman yöneticisi, evde kedi beslemenin yasak olduğunu söylüyor. Böyle yasak olur mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, yeniden eliyle tamam işareti yaptı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeet, gördüğünüz gibi çocuklar, bazı yasaklar hiç de hoş karşılanmıyor. Bunların bazılarının doğru olmadıkları ortada. Bazıları ise oldukça tartışmalılar. Bir açıdan bakarsak olumlu, bir açıdan bakarsak olumsuz olabilirler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu da ne demek öğretmenim? Bir yasak ya iyidir, ya da kötüdür?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yaşamda hiçbir konu bu kadar basit değildir. Örneğin apartmanda kedi besleme yasağını alalım. Bu yasakla ilgili olarak düşüncesi olan var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bence saçma bir yasak. Kedi beslemek neden yasak olsun ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kedilere iyi bakmazsan, apartmanın her yanına pislerler. O zaman da apartmana kokudan giremezsin. Bizim apartmanda bu yüzden kavgalar oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim teyzemin kediye alerjisi var. Kediye dokununca hemen&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;hasta oluyor. O nedenle biz evde kedi beslemiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki kedi beslemenin belli kuralları olmalı. Temizliğe dikkat etmeli, kedilerin başkalarını rahatsız etmemesi sağlanmalı. Bunlara dikkat edilmezse kedi yasağı gündeme gelebilir. O zaman da bu yasağı tartışmak kaçınılmaz olabilir. Birçok yasak için bu söylediklerim geçerlidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;O zaman ne diyeceğiz öğretmenim? Yasaklar iyi mi, yoksa kötü müdür?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Buna siz karar vereceksiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biz mi karar vereceğiz?&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Neden? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Siz bunun yanıtını bilmiyor musunuz, öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, bir konuyu unuttunuz galiba.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen böyle deyince çocuklar şaşırdı. “Neyi unuttuk” dercesine birbirlerine baktılar. Öğretmen, devam etti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu dersin adı neydi çocuklar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar birlikte bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Felse&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:44"&gt;ee&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;feeeeee!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, eline tebeşir alıp tahtaya 2 yazdı ve yanına bir insan kafası çizdi. Sonra sınıfa döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi sıra bugünkü ikinci felsefe bilgisine geldi. Birincisi neydi anımsıyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeet. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neydi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi biiiir dinleyici olmaaaak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tamam. Şimdi de ikincisini öğreniyoruz: &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:45"&gt;F&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:45"&gt;f&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;elsefe, kendi aklımızı kullanmayı öğrenmektir! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hoppalaaaaaa, bu da ne demek oluyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Az önce bana “Yasaklar iyi midir, kötü müdür?” diye sordunuz. Ben de “Buna siz karar vereceksiniz” dedim. Bunun üzerine bazı arkadaşlarınız “siz yanıtı bilmiyor musunuz?” diye sordular. Bunun yanıtını ben biliyorum ama yanıtı sizin bilmenizi, kendi kafanızı kullanmanızı istiyorum. Felsefe dersinde, yalnızca öğretmenin anlattıkları dinlenmez. Felsefe dersinde, öğrenciler kendi kafalarını kullanarak soruların doğru yanıtlarını kendileri arayıp &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:30"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;bulurlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Çokyönlü Düşünme&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;Öğretmenin konuşması&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:31"&gt; biraz&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:31"&gt; &lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:31"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;uzun olmuştu. Çocuklar ne demek istediğini pek anlayamamışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bilmediğimiz bir konuda&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yanıtı nasıl bulabiliriz, öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Üçüncü felsefe bilgisine uygun davranabilirseniz bunu yapabilirsiniz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Üçüncü felsefe bilgisi mi? Nedir o?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, eline tebeşir alıp tahtaya 3 yazdı ve yanına “Çokyönlü Düşünme” diye yazdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, hatırlarsanız dersin başında felsefeyi “Sağlıklı ve çokyönlü düşünme” olarak tanımlamıştım. Şimdi önümüze çıkan fırsattan yararlanarak bu “çokyönlü düşünmeye” yakından bakalım mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar bir ağızdan bağırdılar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Baka&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:46"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;lıııııım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, Zeynep’e bakarak sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Az önceki sorunu tekrarlar mısın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bilmediğimiz bir konuda&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yanıtı nasıl bulabiliriz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen: &lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bazen yanıtı bulamayabiliriz ama bazen de bulabiliriz. Bulup bulamayacağımızı araştırmamız gerekir. Bunun için de sorunu çokyönlü biçimde ele almalıyız. Soruna çokyönlü olarak kafa yormadan, aradığımız yanıtı bulup bulmayacağımızı bilemeyiz! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakların iyi mi kötü mü olduğunu biz bilebilir miyiz&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:47"&gt;,&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çokyönlü düşünebilirseniz bilebilirsiniz. Bunu birazdan anlayacağız. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bir süre çocukları süzdü. Onlar da merakla öğretmene bakıyorlardı. Sonra öğretmen yeniden konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi yasakların iyi olup olmadıklarına bakalım. İlk olarak yeni yürümeye başlayan kardeşinizi düşünelim. Ona bazı yasaklar koyar mısınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gül:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette koyarız öğretmenim. Benim kardeşim balkona çıkınca balkon demirlerine tırmanmak istiyor. Buna izin vermiyoruz, her an aşağıya düşebilir.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Yanında birisi olmadıkça onun balkona çıkması yasak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim kardeşimin de mutfağa girmesi yasak. Ne zaman mutfağa girse bıçak almaya çalışıyor. Ayrıca mutfaktaki elektrik prizleriyle de oynamak istiyor. O yüzden mutfağa girmesi yasak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki sizler için geçerli bu tür yasaklar olmalı mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çiğdem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette olmalı. Bize zarar verecek tehlikeli konulardaki yasaklara uymamız gerekir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunlara örnek verelim mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bunun üzerine sınıftan sesler yükselmeye başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Trafik yasakları… Kırmızı ışıkta yola inme yasağı, caddede top oynama yasağı, arabaların arkasına asılma yasağı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tehlikeli aletleri kullanma yasağı… Bilmediğimiz&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;aletleri kul&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:48"&gt;l&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;anma yasağı, elektrik prizlerini kurcalama yasağı… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Görgü yasakları… &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:48"&gt;küfür &lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:48"&gt;Küfür &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;etme yasağı, izinsiz özel konutlara girme yasağı, gürültü yapma yasağı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sağlık yasakları…. Pis &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:48"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:48"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;yiyecek yeme yasağı, bilmediğin ilacı kullanma yasağı, bulaşıcı hastalığı olanlara yaklaşma yasağı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Oyun yasakları. T&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:33"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:33"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;ehlikeli yerlere tırmanma yasağı, tehlikeli yerlerde oyun oynama yasağı, oyun oynarken başkalarını rahatsız etme yasağı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın önüne gitti. Eline bir tebeşir alıp çocuklara döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki bazı konularda yasakların olması kötü bir şey değil. Bazı yasaklar iyi olabilir, öyle mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeeeet!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya gitti. Hemen bir küp çizdi. Kübün üstüne “ YASAKLAR” yazdı. Daha sonra kübün en üst yüzünden bir ok çıkartıp okun ucuna “&lt;i&gt;iyi yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, yasakların bir yüzüne baktık... Bu yüz, yasakların iyi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yüzü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sonra öğretmen kübün alt yüzünden bir ok çıkarttı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi de bu yüze bakalım. Tamam mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ta&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:49"&gt;aa&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;maaaaaaaam!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Peki, bana kötü olan, olmaması gerektiğini düşündüğünüz yasakları söyleyin bakalım. Bunları da tahtaya yazayım.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar saymaya başladılar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Televizyon yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kızartma yeme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çizgi roman okuma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Akşam geç saate kadar oturma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Saç uzatma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kot pantolon giyme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Dövme yaptırma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elle yemek yeme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Büyüklerin yanında konuşma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sokağa pijamayla çıkma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kedi besleme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayvanlara taş atma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ağlama yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Parktan çiçek kopartma yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yüksek sesle müzik dinleme yasağı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, susturmasa çocuklar listeyi daha da uzatacak gibiydiler:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ooooooo çocuklar, coştunuz! Şikayetçi olduğunuz ne kadar çok yasak varmış böyle!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne yapalım öğretmenim? K&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:33"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:33"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:34"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;üçüğüz diye bize adım başı&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yasaklar konuyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki çocuklar, yasakların bir de olumsuz yanı var. Bazı yasaklar kötü olabiliyor, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeeeeeeeeeet!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya giderek, çizdiği kübün alt yüzeyinden çıkarttığı okun ucuna “&lt;i&gt;kötü yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördüğünüz gibi çocuklar yasaklar kübümüzün iki yüzüne baktık. Diğer yüzlere bakmayı sürdürelim. Az önce sizi durdurmasam daha birçok yasak sayacaktınız, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, tahtaya yazdıklarınız ne ki!... Daha ne yasaklar var? Örneğin teneffüste&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bahçede futbol oynamak bile yasak!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi ki de oynatmıyorlar!... Yoksa bahçeye çıkıp dolaşamıyoruz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördünüz mü öğretmenim? Bu kızların hepsi yasakçı...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeynep:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hiç de değil... Biz yasakçı değiliz&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:34"&gt;,&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; ama siz&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt; kendinizden başkasını hiç düşünmüyorsunuz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Durun çocuklar!... Bakın, şimdi bu konu çok önemli. Gördünüz mü?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar merakla sordular:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neyi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tartışan arkadaşlarınızı! Birisi bahçede futbol oynama yasağına karşı çıktı, birisi de o yasağı savundu?&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Teneffüste futbol oynama yasağını savunanlar ellerini kaldırsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Altı el kalktı. Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Teneffüste&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;futbol oynama yasağına karşı olanlar ellerini kaldırsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu kez kalkan el yedi idi. Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Geriye kalanlar da kararsız oluyor galiba... Neden? Kararsızlar ne düşünüyor? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kararsızlardan Buse söz aldı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim ben kararsızım; çünkü aslında top oynama yasağını sevmiyorum. Oyun oynamak isteyen oynasın... Ama onlar oyun oynarken diğerleri de bahçede rahatça dolaşabilsin. Bunu da istiyorum... Bu yüzden kararsızım.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi tahtaya yazdığım yasakları oylayacağız, çocuklar? Okuduğum yasağı savunanlar bir ellerini kaldıracak, yasağa karşı çıkanlar iki ellerini kaldıracak, kararsızlar ise hiç el kaldırmayacak. Tamam mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ta&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:51"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;maaaaam!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Böylece öğretmen, sırayla tahtaya yazdığı yasakları okumaya başladı. O okudukça çocuklar ellerini kaldırıp indiriyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yapılan oylamanın sonuçları şöyleydi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Dövme yaptırma, sokağa pijamayla çıkma, hayvanlara taş atma ve parktan çiçek kopartma yasakları okununca bütün çocuklar tek ellerini kaldırdılar. Bütün çocuklar bu yasakların normal ve uyulması gereken yasaklar olduğunu kabul etmişlerdi.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Akşam geç saate kadar oturma, çizgi roman okuma, büyüklerin yanında konuşma, saç uzatma, kot pantolon giyme yasakları okununca&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;tüm çocuklar iki &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:40"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-23T22:40"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;ellerini kaldırdılar. Böylece bütün çocuklar bu yasaklara karşı çıktılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Televizyon seyretme, elle yemek yeme, kedi besleme, ağlama, kızartma yeme, yüksek sesle müzik dinleme yasakları okununca sonuçlar karışık çıktı. Çocukların bazıları bu yasakları savunuyor, bazıları karşı çıkıyor, bazıları da kararsız kalıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Oylama bittikten sonra öğretmen konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördüğünüz gibi çocuklar... Yasaklar konusunda tam olarak anlaşamıyorsunuz. Bazı yasakların olması, bazılarınınsa olmaması gerektiği konusunda hepiniz anlaşıyorsunuz. Ancak bazı yasaklar konusunda birbirinizden çok farklı düşünüyorsunuz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya gidip yasaklar kübünün yan yüzlerinden birisinden bir ok çıkarttı. Okun ucuna “&lt;i&gt;tartışmalı yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tartışmalı yasakların nasıl olduğunu televizyon yasağında görmüştük. Cemil gibi gözleriniz bozuk ve numaralı gözlük kullanıyorsanız bu yasağa uymanızda yarar var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sabahçıysan ve erken kalkmak zorundaysan da öyle... Akşam geç saate kadar televizyon izlersen sabah uyanamazsın...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya uyanabiliyorsam?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman izleyebilirsin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya annen baban izlemeyi yasaklamışsa?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden yasaklasınlar? Sabah erken kalkabiliyorsam sorun yok...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki, derslerin iyi değilse? Ders çalışmayıp hep televizyon izliyorsan, ne olacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman yasağa gerek yok ki! Ben zaten o durumda televizyon izlemez, dersimi yaparım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya derslerin zayıf&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:35"&gt;,&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; ama yine de televizyon izlemek istiyorsan?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece, sinirlenmeye başlamıştı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aaaaa... bu kadarı da fazla! O zaman da sana televizyon izlemeyi yasaklarlar! Yasağı hak edersin!.. Kimin evinde çocuklara televizyon yasağı varsa orada suç çocuklardadır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu yanlış!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nedenmiş? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim evde televizyon yasağı yok. Ben hiç geç vakte kadar televizyon izlemiyordum. Yazın teyzemlere gittik. Onların evinde yasak var... Orada hep geceleri televizyon izlemeyi canım istedi..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasak tatlı gelmiştir! Bir şey yasaklanınca insanın canı onu daha çok çeker...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, öyle oldu. Bu yasağın nedeni teyzem... Kuzenlerimin dersleri çok iyi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sabah geç kalkıyorlardır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yooo, erkenden kalkıyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Cemil:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gözleri bozuk mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır. Bu yasağın tek nedeni teyzem.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen öyle san!.. Teyzenin çocukları suçludur...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nereden biliyorsun suçun onlarda olduğunu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evlerdeki televizyon yasağının nedeni çocuklardır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hiç de öyle değil... Bizim evde akşam ondan sonra televizyon izleme yasağı var&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:36"&gt;,&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; ama bu yasağın nedeni kardeşimle ben değiliz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kim peki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evimizin küçük olması! Kardeşim, ben ve ablam oturma odasında yatıyoruz. Ablam ders çalışıyor... O nedenle televizyon izlemek yasak... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ece:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ablan ders çalışmazsa?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman da kardeşim uyuyor..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bu tartışmaya son noktayı koydu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, çocuklar... Gördüğünüz gibi tartışmalı yasakların tartışılacak çok yanları var. Demek ki yasakları yalnızca iyi ya da kötü diye ayırmak yetmiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman onlara iyi mi, yoksa kötü mü diyeceğiz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sizce ne demeli?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklardan ses çıkmadı. Hepsi düşünüyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sorgulama&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bir süre çocukları süzdü. Daha sonra konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bana kalırsa, bu yasaklara “&lt;i&gt;hem iyi hem kötü yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” diyebiliriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çocuklar gülüşmeye başladılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç, söz alıp konuştu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hiç öyle şey olur mu, öğretmenim? Bir yasak hem iyi, hem kötü olur mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, Kaya’yı işaret ederek konuştu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Arkadaşınız için televizyon yasağı kötü... Çünkü bazen canı televizyon seyretmek istiyor ama seyredemiyor. Ama aynı yasak ablası için iyi, çünkü böylece derslerini çalışabiliyor. Küçük kardeşinin bu yasak karşısındaki durumunu bilmiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya, hemen atıldı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O da yasaktan memnun öğretmenim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki, Zeynep’e bakarak konuştu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haklısınız öğretmenim. Teneffüste futbol oynama yasağı bazıları için iyi&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:37"&gt;, b&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:37"&gt;. B&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;azıları için de kötü. Örneğin benim için...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya giderek “&lt;i&gt;tartışmalı yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazısını sildi ve yerine “&lt;/span&gt;&lt;i&gt;hem iyi hem kötü yasaklar&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar yasakların iyi mi, kötü mü olduğuna karar verebildiniz mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nerdeeeeeee? Nasıl karar verelim öğretmenim? Benim kafam daha çok karıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Önceden sadece yasak biliyordum. Sonra iyi yasak, kötü yasak çıktı. Şimdi de hem iyi hem kötü yasak!... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet öğretmenim... Yasakların iyi mi kötü mü olacağına nasıl karar vereceğiz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunun için başka şeylere de bakmamız gerekiyor çocuklar. İsterseniz, biraz da bunlara bakalım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtaya çizdiği kübün yanına gitti. Tebeşirle kübün kalan son yüzeyinden bir ok çıkardı. Okun yanına “&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı. Sonra sınıfa döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar şimdi buraya kadar konuştuklarımızı ve tartıştıklarımızı düşünün. Daha sonra da yasakları daha iyi anlamak için nelere ihtiyacınız olduğunu sorgulayın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bunun üzerine bütün çocuklar düşünmeye başladılar. Aradan iki dakika geçince öğretmen sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, ne buldunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sınıftan ses çıkmadı. Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Size bir ipucu vereyim. Bir yasağı aranızda tartışarak kendinizin alması mı iyidir, yoksa durup dururken büyük birisinin size yasak koyması mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasağı kendimiz koyarsak ona daha iyi uyarız öğretmenim. Örneğin sınıfımızda yerlere çöp atan, sınıf kumbarasına ceza parası atıyor. Bu yasağı sınıfta tarışarak aldık. Bu yüzden de yasağa herkes uyuyor. Uymayan olursa cezasını kızmadan ödüyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman... buradan ne sonuç çıkar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sinem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasakları kimin koyduğu önemlidir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet. Kendi &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:56"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:56"&gt; &lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;aldığımız, gereğine inandığımız yasaklara gönüllü olarak uyarız. Onlar bize bir yük gibi gelmez. Ancak başkalarının bize dayattığı yasaklara uymakta zorlanırız. Onlara uymak gücümüze gider.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın yanına gitti. “&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” okunun altına “&lt;/span&gt;&lt;i&gt;yasağı kim koydu&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı. Ardından sınıfa baktı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, çocuklar başka?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasağın ne için konduğu önemli olabilir mi öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çok güzel!.. Elbette bu da çok önemli. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ardından Kaya’ya dönüp sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evinizdeki televizyon izleme yasağı konusunda ne düşünüyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasaktan hoşlanmıyorum. Ama ablamın ders çalışması ve kardeşimin uyuması için yasağa ses çıkarmıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, bu kez Zeki’ye döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Oysa Zeki, teyzesinin koyduğu yasağa kızıyor. Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü bu yasağın hiçbir amacı yok... Yalnızca bize baskı oluyor... O yüzden canımı sıkıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın yanına gitti. “&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” okunun altına “&lt;/span&gt;&lt;i&gt;yasak neden kondu&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu arada Buse söz aldı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yasağın nasıl konduğu da önemli&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T17:57"&gt;,&lt;/del&gt;&lt;/span&gt; öğretmenim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Örnek verebilir misin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim apartmanın köşesinde küçük bir boşluk var. Oraya sık sık çöp atıyorlardı. Apartmandan birisi, duvara kocaman harflerle “ BURAYA ÇÖP DÖKMEK YASAKTIR, ÇÖP DÖKEN EŞEKTİR!” diye yazmıştı. Ancak yazının hiç etkisi olmadı. Oraya çöp dökmeye devam ettiler. Daha sonra bir amca o yazıyı sildi. Duvarı güzelce boyadı. Sonra da oraya şöyle bir tabela koydu: “ LÜTFEN ÇÖPÜNÜZÜ KARŞIDAKİ ÇÖP KUTUSUNA ATINIZ. TEŞEKKÜRLER!” Bir süre sonra oraya çöp atılmaz oldu. Bugün orada artık tabela bile yok... Kimse oraya çöp atmıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çok güzel bir örnek. Gerçekten bu konu da çok önemli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın yanına gitti. “&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” okunun altına “&lt;/span&gt;&lt;i&gt;yasak nasıl kondu&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sorgulamamıza devam edelim. Yasaklarla ilgili önemli olan başka neler olabilir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Cemil:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, yasaklar her yerde mi geçerlidir, yoksa belli yerlerde geçerli olmaz mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Niye soruyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim babam evde, işyerinde, komşuların arasında, sokaktayken küfür&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;etmez. Buralarda küfür yasağına uyuyor. Ancak araba kullanırken ya da futbol maçına stada gittiğimizde orada küfür ediyor. Annem ona kızıyor. O zaman da&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Ne yapayım, ancak böyle rahatlayabiliyorum” diyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Lale:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bizim alt kattaki Selim’in de böyle bir huyu var. Bizim apartmanda, sokakta&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ya da parkta onun yerlere tükürdüğünü hiç görmedim. Ancak&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;okulun çevresine gelince bu yasağa uymuyor. Okuldaki bazı çocuklar gibi o da yerlere tükürüyor.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haklısınız çocuklar. Bakın, bu da önemli bir konu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın yanına gitti. “&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” okunun altına “&lt;/span&gt;&lt;i&gt;yasak nerede geçerli&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eveeeet, bunu da yazdık. Başka konu var mı çocuklar?&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, herkese değil de yalnızca biz çocuklara konan yasaklar benim canımı çok sıkıyor. Örneğin büyükler otururken bizi yatmaya yolluyorlar. Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben de bir örnek vereceğim. Geçen dayımla çarşıya gittik. Dayımın acelesi vardı... İleride üst geçit varken, elimden tuttu ve beni arabaların arasından karşıya geçirdi. “Ama bu yasak!” dedim. Bana “o yasak küçükler için” dedi. Bu doğru mu?&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunlar elbette doğru değil. Ancak çocuklar gece yarısı tek başlarına sokağa çıkmazlar. Ya da çocuklar sigara içmezler. Boks yapmazlar. Ağır işlerde çalışmazlar... Bunlar sizin için gerekli yasaklardır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Daha sonra öğretmen,&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“&lt;i&gt;yasakları sorgulama&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” okunun altına &lt;/span&gt;&lt;i&gt;”yasak kimin için kondu&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;” yazdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdilik bu kadar sorgulama yeter. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sonuç çıkarma&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:14pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen, tahtanın önünde durdu. Kübün son yüzüne yazdıklarını göstererek konuşmaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar sorgulamamızdan çıkan sonuçlar şunlar: &lt;i&gt;yasağı kim koydu, yasak neden kondu, yasak nasıl kondu&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt;,&lt;/span&gt;&lt;i&gt; yasak nerede geçerli, yasak kimin için kondu.&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: normal;"&gt; Ancak bunların hepsini de istersek ayrı ayrı sorgulayabiliriz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Suat:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ooooo öğretmenim, sizin bu dediklerinizi yapmak çok zor. Biz bunların hepsini nasıl yapalım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden, deminden beri birlikte yapıyoruz işte... Biraz sabırlı olursanız bunları yapabilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Suat:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İşte zor olan o öğretmenim. Biz sabırlı olamayız!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Çocuklar, zaten felsefenin görevi de size konuları düşünürken sabırlı olmayı öğretmektir. Eğer düşünürken sabırlı olmazsanız başarılı olamazsınız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, ben her işimi şipşak yaparım. O kadar düşünmeye zamanım yok benim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen satranç oynamayı biliyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kaya:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biliyorum ama satranç oynamayı pek sevmiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü hamle yapmadan önce enine boyuna düşünmüyorsun, hemen hamle yaptığın için çabucak yeniliyorsun, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Metin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet öğretmenim, satrançta en kolay onu yeniyorum, çünkü&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Kaya çok hızlı oynuyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Oysa satrançta bir hamle yapmadan önce iyi düşünmek gerekir. Hamlemizin sonucunun ne olacağını, rakibimizin bu hamleden sonra ne oynayacağını, bir sonraki hamlenin ne olacağını falan iyice düşünmeliyiz. Bunları yapmazsak kolayca yanlışa düşebilir ve yanlış sonuçlara ulaşırız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, doğru&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sonuca nasıl ulaşılır?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;için dikkat etmemiz gereken noktalar var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Buse:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nedir onlar öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;İlk olarak neden-sonuç ilişkisini sağlıklı kurmalıyız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Didem:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O ne demek?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Diyelim evde size akşam televizyon izleme yasağı kondu. Bu yasağı nasıl değerlendirmemiz gerekir? Bu yasağın iyi mi, kötü mü olduğunu tartışarak işe başlayabilir miyiz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gül:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır, öğretmenim. Önce yasağı kimin koyduğuna bakmamız gerekir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aysel:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sonra da neden konduğuna? Eğer hiç ders çalışmıyorsak, derslerimiz hep zayıfsa ve bu yüzden konduysa&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bu yasağa kızamayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Doğru. Geçen yıl ilk dönem benim derslerim çok kötüydü. Evde, bana televizyon izleme yasağı kondu ama ikinci dönem derslerim düzelince yasak kalktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki sen yasağın nedeninin kendi hatan olduğunu anladın. Derslerine çalışınca yasak&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;da kalktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, öyle oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şöy&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:41"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:41"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:41"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;le de düşünebilirdin: “bu haksız bir ceza ve bana haksızlık ediliyor.” Daha sonra da derslerindeki kötü gidişin nedeni olarak evde sana baskı uygulanmasını gösterseydin ne olurdu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Serdar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Derslerim daha da kötüleşirdi ve t&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:41"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:41"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:42"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;elevizyon yasağı daha da uzardı. O zaman da benim kızgınlığım daha çok artardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kemal:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Belki de başka yasaklar gündeme gelirdi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek ki doğru sonuç çıkarmak için ikinci olarak işe duygularımızı karıştırmamalıyız. Kendi istek ve beklentilerimize göre sonuca varmamalıyız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Okan:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunu tam olarak anlamadım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yani yasağı yalnızca bize verdiği sıkıntıya göre değerlendirmemeliyiz. Bize sıkıntı veren yasak kötüdür, işimizi kolaylaştırıp hoşumuza giden iyidir diye düşünmemeliyiz. Örneğin çok yoğun bir caddede karşıdan karşıya yürüyerek geçme yasağı böyledir&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T18:01"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;. Üst geçitten geçmek biraz zahmet ve zamanımızı alır ama güvenlidir. Dolayısıyla da &lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:42"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:42"&gt; &lt;/del&gt;&lt;/span&gt;bizim çıkarımızadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tunç: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki öğretmenim, başka ne yapmalıyız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Üçüncü olarak, kendimizi başkalarının yerine koyarak yasa&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-30T17:42"&gt;k&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;lara bakabilmeliyiz. Daha önce tartıştığımız hem&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;iyi hem kötü yasakların olduğunu hiç unutmamalıyız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Damla:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Okul bahçesinde futbol oynama yasağındaki gibi, değil mi öğretmenim? Bu yasak, bazılarımız içiin iyi&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T18:02"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;, bazılarımız için kötü...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bir toplum içinde yaşadığımızı hiçbir zaman unutmamalıyız çocuklar. Bizim haklarımızın ve özgürlüklerimizin sınırlarını iyi bilmeliyiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunu nasıl bileceğiz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Birkaç basit toplu yaşama kuralını hiç aklımızdan çıkartmayacağız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Evren:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl kurallar bunlar öğretmenim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Örneğin, kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkalarına yapmayacağız! Ya da &lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;“Benim özgürlük ve haklarım, başkalarının özgürlük ve haklarının bittiği yerde başlar!” diye düşüneceğiz. Böyle düşünürsek futbol oynama hak ve özgürlüğümüzün başkalarının hak ve özgürlüğünü engellememesi gerektiğini kavrayabiliriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tekin:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öğretmenim, o zaman bu yasaklardan fazla korkmamız gerekmiyor. &lt;span class="msoDel"&gt;&lt;del cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T18:03"&gt;&lt;/del&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="msoIns"&gt;&lt;ins cite="mailto:seco" datetime="2009-08-24T18:03"&gt;&lt;/ins&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğretmen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Aynen öyle çocuklar. Her yasak konusunda sağlıklı bir sorgulama yaparak doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Yasağı kimin koyduğunu, neden koyduğunu, nasıl konduğunu, süresini ve kimin için konduğunu kavrarsak doğru sonuca ulaşabiliriz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- SON -&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;           &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-306967641967361310?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/306967641967361310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=306967641967361310' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/306967641967361310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/306967641967361310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/afacanlar-snf-1-kitap.html' title='Çocuklar için felsefe dizisi/Afacanlar Sınıfı - 1. kitap'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/S0B5MFKJHfI/AAAAAAAAAvA/9Pg0ITV5e4s/s72-c/01-yasak.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-1341493982908145783</id><published>2010-01-02T12:17:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T07:48:09.687-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyaz Karga/3. sınıf - Tam metin'/><title type='text'>Beyaz Karga</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-qLEssqgI/AAAAAAAAAtY/aipQcASAH3Y/s1600-h/beyaz-karg.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 212px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-qLEssqgI/AAAAAAAAAtY/aipQcASAH3Y/s320/beyaz-karg.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422239583593867778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta name="Title" content=""&gt; &lt;meta name="Keywords" content=""&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt; &lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt; &lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;link rel="File-List" href="file://localhost/Users/imac/Library/Caches/TemporaryItems/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt; &lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:documentproperties&gt;   &lt;o:template&gt;Normal&lt;/o:Template&gt;   &lt;o:revision&gt;0&lt;/o:Revision&gt;   &lt;o:totaltime&gt;0&lt;/o:TotalTime&gt;   &lt;o:pages&gt;1&lt;/o:Pages&gt;   &lt;o:words&gt;3641&lt;/o:Words&gt;   &lt;o:characters&gt;20756&lt;/o:Characters&gt;   &lt;o:lines&gt;172&lt;/o:Lines&gt;   &lt;o:paragraphs&gt;41&lt;/o:Paragraphs&gt;   &lt;o:characterswithspaces&gt;25489&lt;/o:CharactersWithSpaces&gt;   &lt;o:version&gt;11.1282&lt;/o:Version&gt;  &lt;/o:DocumentProperties&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotshowrevisions/&gt;   &lt;w:donotprintrevisions/&gt;   &lt;w:displayhorizontaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayHorizontalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:displayverticaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayVerticalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:usemarginsfordrawinggridorigin/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt; &lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Times New Roman"; 	panose-1:0 2 2 6 3 5 4 5 2 3; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:50331648 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 3.0in right 6.0in; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} table.MsoNormalTable 	{mso-style-parent:""; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.0pt 842.0pt; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;!--StartFragment--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:18pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;       &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;BEYAZ&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:130%;" &gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;KARGA &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ormanın bir köşesinde yaşayan büyük bir karga topluluğu vardı. Bu kargalar birbirlerine çok bağlıydılar. Sürekli birlikte dolaşır, birbirlerine yardımcı olurlardı. Karınlarını doyurmak için çok çalışır, kendi hallerinde yaşayıp giderlerdi. Ormandaki diğer hayvanlarla bir alıp vermedikleri yoktu. Kimseye karışmazlar, kimsenin de kendilerine karışmasını istemezlerdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İlkbaharla birlikte karga ailelerini tatlı bir telaş sarmıştı. Bütün dişi kargalar yuvalarında yumurtlamış, ardından da kuluçkaya yatmışlardı. Üçüncü haftadan sonra&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;da her karga yuvasından cırlak sesler gelmeye başlamıştı; çünkü yavrular yumurtalarından çıkmaya başlamışlardı. Yumurtadan çıkan her yavru, ağzını kocaman kocaman açarak gökyüzüne dikiyordu. Sonra da bas bas bağırıyordu. Onları susturmanın tek yolu, açık ağızlarına yiyecek koymaktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra yuvalarda tatlı bir telaş başlamıştı. Anne ve baba kargaların birisi havalanırken diğeri yuvaya geliyordu. Önce kendi karınlarını doyuruyor, ardından yavrulara yemek taşımaya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;koyuyorlardı. Yavrular o kadar oburdu ki zavallı anne babalar sabahtan akşama kadar yiyecek bulmak için koşturup duruyorlardı.İkinci ayla birlikte yavrular uçmaya başlamışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu yeni doğan minik yavrular arasında iki kardeş vardı. Bunlardan birisi Gürbüz, diğeri Sıska idi.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Gürbüz, iyi huylu, neşeli ve çalışkan bir yavruydu. Herkesle iyi geçiniyordu. Çevreyi merakla dolaşıyor, yeni birileriyle tanışmaktan çok mutlu oluyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska ise karamsar ve mızmız bir yavruydu. Sürekli her şeyden yakınıyordu. Hiçbir şeyi beğenmiyor, her şeyde kusur buluyordu. Onun güldüğünü gören pek yoktu. Arkadaşlarıyla oyunlar da oynamıyordu. Sık sık dolaşmaya çıkan ve çok gezen kardeşi Gürbüz ile de anlaşamıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O gün iki kardeş birlikteydiler. Hava oldukça sıcaktı. Karınlarını doyurmak için çevrede epey dolaşmışlardı. Sıcakta fazla dolaşınca iyice susamışlardı. Sıska, kardeşine seslendi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben çok susadım. Haydi gel dereye gidelim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Dereye mi? Dere buraya uzak. Boşver dereyi, gel ben seni başka bir yere götüreyim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nereye götüreceksin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Az ileride küçük bir su birikintisi var. Ben sık sık oraya gidiyorum. Oraya gidelim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden ille de oraya gidelim diyorsun... Sanki oradaki suyun tadı çok mu farklı olacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yoooo, oradaki suyun bir farkı yok. Ancak orada sana göstermek istediğim bir şey var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neymiş o?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Orada sana seni göstereceğim!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neeee? Bana beni mi göstereceksin? Ne demek istiyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Oradaki su durgun... Yani hiç kımıldamıyor. O suya bakınca kendini orada görebiliyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, kardeşinin ne demek istediğini anlamamıştı. Daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığı için kendisinin nasıl olduğunu bilmiyordu. Kardeşine art arda sorular sormaya başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl kendimi göreceğim? Senin beni gördüğün gibi kendimi mi göreceğim? Peki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bu nasıl olacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yeter, Sıska... Oraya gidelim ve her şeyi kendin gör. Haydi!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu sözlerle birlikte Gürbüz, havalandı. Sıska da hemen onun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;arkasından... Az sonra iki kardeş, durgun su birikintisinin yanına ulaştılar. Gürbüz, kenara çekilip kardeşine seslendi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gel ve suya dikkatle bak!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, heyecanla kardeşinin yanına geldi. Eğilip suya bakınca çok şaşırdı. Suda iki karga vardı. Birisi kardeşi Gürbüz idi. Onu tanıyordu. Ya diğeri? Şimdi, oradaki o çirkin, sıska, biçimsiz karga kendisi miydi? Birkaç kez başını, kanatlarını oynattı. Hareket ettiğinde sudaki çirkin karga da hareket ediyordu. Demek ki o çirkin karga kendisiydi!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İki kardeş bir süre suya baktılar. Daha sonra sularını içip havalandılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl, dediğim doğru çıkmadı mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, aynadaki görüntüsünden hiç memnun olmamıştı. Bu nedenle canı sıkılmıştı. Kardeşine yanıt vermedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Heeeey, beni duymadın mı? Nasıl sudaki görüntüler hoşuna gitti mi? Nasılmış, dediğim gibi, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, kardeşini susturmak için bir şeyler geveledi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya ya... öyle öyle... haklısın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O günden sonra Sıska’ya bir şeyler oldu. Sık sık durgun suyun başına gidiyor ve uzun uzun kendisini seyrediyordu. Nedense kendisini çok çirkin ve çok biçimsiz buluyordu. Sudaki görüntüsüne bakıp yazıklanıyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ayyyy, ne kadar çirkinim. Şu bacaklarıma bak! Ya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kanatlarım! Hepsi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;de çok çirkin. Hele şu tüylerimin rengi yok mu? Bu beni deli ediyor... Kapkara tüy mü olurmuş!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu arada Sıska, beyaz bir güvercinle tanışmıştı. Kendisi gibi minik olan yeni arkadaşının adı, İnci idi. Sıska ile İnci, iyi anlaşıyorlardı. Sıska ilk kez birisiyle birlikte dolaşmaya çıkıyordu. Ancak gizli gizli İnci’yi çok kıskanıyordu. Onun bembeyaz tüylerine hayran hayran bakıyor, sürekli onu övüyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şu senin beyaz tüylerine hayran oluyorum. Çok güzelsin İnci.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Teşekkür ederim. Sen de güzelsin arkadaşım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yalan söyleme... Ben kim, güzellik kim!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Niye öyle diyorsun? Sen de güzelsin bence...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu kapkara tüylerle mi? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Güzellikle tüylerin renginin ne ilgisi var? Sen iyi bir arkadaşsın. Kimseye zararın yok. Kalbin temiz... Bütün bunlar senin güzel birisi olduğunu ortaya koyuyor. Bence sen konuya yanlış yerden bakıyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Beni&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;avutmak için bunları söylüyorsun. Sağol, ama ben güzel olmadığımı çok iyi biliyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, kendisinin çirkin olduğuna iyiden iyiye inanmıştı. Her önüne gelene bundan şikayet ediyordu. Sık sık durgun suyun başına gidip uzun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;uzun kendisini seyrediyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, bir gü&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;n yine durgun suyun başına gitmişti. Her zamanki gibi kendi kendine sızlanıp duruyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aaaaahhh, ahhhh, bende de ne şans var! Şu tüylerime bak... Kapkara. Ne olurdu benim tüylerim de arkadaşım güvercininki gibi bembeyaz olsaydı!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bizim Sıska, bu biçimde sızlanırken bir ses ona yanıt verdi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne kadar saçma bir şey istiyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, şaşırmıştı. Sesin nereden geldiğini anlamaya çalıştı. Sağına soluna baktı. Ancak hiç kimseyi göremedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Garip! Sanki buralarda bir ses duydum...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O ses yeniden yükseldi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Suyun ortasındaki nilüferin üstüne bak dostum, oradayım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, sesin söylediği yere bakınca şaşırdı. Bir nilüfer yaprağının üzerinde küçük bir yeşil kurbağa duruyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Konuşan sen miydin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet bendim. Söylediklerin çok saçma!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nesi saçma? Haksız mıyım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haksızsın elbette.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nedenmiş?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- &lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Başkalarına benzemek istemen anlamsız. Üstelik gereksiz... Başkalarına benzeyeceğine kendi güzelliklerini fark etsen daha iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır efendim, bende hiçbir güzellik yok! Bu simsiyah tüylerimle nasıl güzel olabilirim ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi de senin tüylerin siyah... Ya ben? Benim derime bak... Yemyeşil ve üzerinde hiç tüy yok! Şimdi ben de kendime çirkin mi diyeceğim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Burada seni tartışmıyoruz. Senin çirkinliğin beni ilgilendirmiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yani beni çirkin mi buluyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yok, beni yanlış anladın. Onu demek istemedim... Senin güzel ya da çirkin olman beni ilgilendirmez. Senin derin, rengin hiç önemli değil. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi ya, ben de sana onu anlatmaya çalışıyorum. Güzelliği renkte, biçimde, uzunlukta, kısalıkta arama... Esas olan iyi birisi olmaktır. Dostlarının seni sevmesi, başkalarının&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sana saygı duymasıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Boşuna çeneni yorma kurbağacık! Ben bu siyah tüylerden nefret ediyorum. Bunlar beni çirkinleştiriyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek siyah tüylerinden nefret ediyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aynen öyle! &lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Onlardan kurtulmayı çok istiyorum. Onlardan utanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki onlardan kurtulunca mutlu olacağını mı sanıyorsun?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette. Ah... öyle bir şey olsa, ne kadar mutlu olurdum, bir bilsen!&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek öyle sanıyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bundan hiç kuşkum yok.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;– Konuşurum elbette. Şu simsiyah tüylerim, birden bembeyaz olsa, o zaman ne kadar mutlu olurdum, tahmin edemezsin.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek bundan çok eminsin, öyle mi? O zamaaaaaan... görürsün şimdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa, bu sözlerin ardından birden suya atladı. Daha sonra tam Sıska’nın önünde sudan başını çıkarttı ve &lt;/span&gt;ağzındaki suları bizim Sıska’nın üzerine püskürttü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, çok şaşırmıştı. Biraz sinirlenmişti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Heeeey, bu yaptığının anlamı ne? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eğil de sudaki görüntüne bir bak!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, eğilip suya bakınca şaşırdı; çünkü bütün tüyleri bembeyaz olmuştu. Kurbağa, şaşkın şaşkın duran Sıska’ya seslendi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Al bakalım, işte tüylerin bembeyaz oldu! Şimdi mutlu ol da görelim...&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İnanamıyorum. Gerçekten tüylerim beyaz mı oldu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, isteğin gerçekleşti. Şimdi mutlu&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;olup olmayacağını göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska sevinçle bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ah, elbette, elbette mutlu olacağım. Sana çok teşekkür ediyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bence teşekkür etmekte acele etme.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne, neden öyle dedin?Yoksa bu geçici bir durum mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yok canım, sen istersen sürekli böyle kalabilirsin. Ancak ben bunu sürekli&lt;br /&gt;isteyeceğini hiç sanmıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aaaa sen deli misin? Bu, benim hayatta en çok istediğim şey. Sen neler diyorsun, hiç bundan şikayet eder miyim?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neyse, bunu konuşarak halledemeyiz. Bunu halletmek için seninle bir anlaşma yapalım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne anlaşması yapacağız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Üç gün sonra seninle burada yeniden görüşelim. Bakalım, üç gün sonra beyaz tüylerinden mutlu olmayı sürdürecek misin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Memnun olursam ne olacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Artık senin işine karışmayacağım. Tüylerin hep beyaz kalacak. Yok, eğer istemezsen üç gün sonra tüylerini yeniden siyah yapacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aaaaa, sen hiç zahmet etme. Ben kesin memnun olacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- &lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Tamam, üç gün sonra burada olacağım. O zaman her şeyi anlarız. Anlaştık, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, sana çok teşekkür ederim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- &lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;O zaman şimdilik hoşça kal. Üç gün sonra burada görüşürüz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu sözlerin ardından kurbağa suya dalarak gözden kayboldu. Kurbağanın ardından Sıska, sudaki yansımasına bir daha baktı. Ardından da sevinçle bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yaşasıııııııııııın, sonunda en büyük isteğim gerçek oldu. Ah, bu ne büyük bir mutluluk! Hemen gidip Gürbüz ve aileme bu mutlu olayı bildireyim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska, bir an önce kendisini diğer kargalara göstermek, onlara hava atmak istiyordu. Hemen havalanarak kargaları aramaya başladı. Biraz dolaştıktan sonra ileride bir karga topluluğu gördü. Dokuz on karga &lt;/span&gt;bir meşe ağacının altındaydı. Yerlerdeki buğday tanelerini yiyorlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tüyleri beyazlamış olan Sıska, kendisini bembeyaz görünce hepsinin kıskançlıktan çatlayacaklarını, ona hayran olacaklarını düşünüyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Hemen kanatlarını hızlı hızlı çırparak meşe ağacının üzerine kondu. Ardından da sürpriz yapmak için bağırarak kendisini aşağıya bıraktı. Hızla kargaların ortasına inip onları şaşırtmak istiyordu:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Savuluuuuuuuuun, işte Beyaz Karganız geliyooooooorrr!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Tanımadıkları beyaz bir kuşun bağırarak üzerlerine geldiğini gören yerdeki kargalar&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çil yavrusu gibi dağılmışlardı. Beyaz Karga’yı yabancı bir kuş sanmışlardı.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Beyaz Karga, yere kondu ama yanında hiçbir karga kalmamıştı. Yerdeki bütün kargalar uçup meşe ağacının üzerine konmuşlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, bu duruma çok güldü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şunlara bak, amma da korktular!&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Hay korkaklar hay!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Daha sonra yerden havalandı. Arkadaşlarının yanına gidip onlara durumu&lt;br /&gt;anlatmak istedi. Uçarak meşe ağacının üzerine yollandı. Bir yandan da diğer kargalara bağırıyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Heeeeey arkadaşlar, benim ben. Korkacak bir şey yok! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ancak onu tanıyamayan diğer kargalar, yabancı beyaz kuşun bağırarak üzerlerine doğru geldiğini görünce ağaçtan havalandılar. Hızla oradan uzaklaştılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, meşe ağacının üzerine kondu. Ancak yine tek başına kalmıştı. Diğer kargaların herbirisi bir tarafa dağılmıştı. Beyaz Karga, yeniden kendi kendisine güldü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İşe bak, bunlar da amma korkakmış ha! Sanki onları yiyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, meşe ağacının üzerinden havalanarak, arkadaşlarının peşine düştü. Hiç değilse, birkaçına yaklaşıp yeni beyaz tüylerini onlara göstermek istiyordu. Ancak boşuna! Ne kadar çabalarsa çabalasın, hiçbir kargaya yanaşmayı başaramıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Onun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;geldiğini gören her karga, arkasına bakmadan kaçmaya başlıyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Beyaz Karga, kaçanın ardına düşüyor, kendisini ona tanıtmaya çalışıyordu. Ancak dinleyen kim... Peşinden bağıra çağıra beyaz&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bir kuşun geldiğini gören&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kargalar deliler gibi kaçıyor, ortadan toz oluyorlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, ne yaptıysa&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;o gün hiçbir karganın yanına yaklaşamadı. Sonunda &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;baktı olacak gibi değil, kargaların ardından koşmayı bıraktı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hıh, sanki çok umurumdaydı! Beni dinlemezseniz dinlemeyin... Ben de gider&lt;br /&gt;kendime yeni arkadaşlar bulurum!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, bu kararı verdikten sonra ormanda kargaların bulunduğu bölgeden ayrıldı. Beyaz güvercinlerin kaldığı dere kıyısına doğru uçmaya başladı. Dereye doğru giderken&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çok sevinçliydi. Kendi kendisine mırıldanıyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Beni böyle görünce güvercinler ne kadar şaşıracaklar! Eeee belki de beni kıskanırlar bile!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ancak güvercinlerin yanına gidince hiç beklemediği bir durumla karşılaştı. Beyaz Karga’yı gören güvercinler çok şaşırdılar. Üzerlerine doğru gelen beyaz kuş, bir güvercin değildi. Onlara zarar vermeyen karga da değildi. Bu bambaşka bir kuştu. Daha önce böyle bir kuş görmedikleri için bizim Beyaz Karga’yı yeni bir tür yırtıcı kuş sandılar. Beyaz Karga yanlarına gelirken deliler gibi kaçmaya başladılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, birkaç saat önce kargalarl&lt;span style="color:black;"&gt;a &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;yaşadıklarının aynısını bu kez güvercinlerl&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;e &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;yaşamaya başladı. Hiçbir güvercinin yanın&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;a &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;yaklaşamıyordu. Hangi güvercine yaklaşmay&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;a &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;çalışsa olmuyordu. Onun üzerine doğru geldiğin&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;i &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;gören güvercin hemen kaçmaya başlıyordu&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Beyaz Karga, bağırarak derdini güvercinlere anlatmaya çalışıyordu. Ancak o bağırınca güvercinlerin korkusu daha da artıyordu. Uzun sözün kısası, Beyaz Karga, hiçbir güvercine derdini anlatamadı. Bırakın derdini anlatmayı, hiçbir güvercinin yanına bile yaklaşamadı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sonunda Beyaz Karga, bütün gün koşuşturmaktan&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çok yoruldu. Zaten hava da kararmıştı. Tek başına bir ağacın üzerinde gecelemeye karar verdi. Kendisine bir dalın üzerinde kuytu bir köşe buldu. Çok yorulmuştu, uyumaya hazırlandı. Tam uykuya dalmak üzereydi ki, birden bir hışırtı duydu. Üzerine hızla bir karaltı geliyordu. &lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Karaltı kendisine yaklaştığında Beyaz Karga neredeyse korkudan ölecekti. Üzerine gelen büyük bir baykuştu. Baykuşun koskocaman gözleri cam gibi parlıyordu. Baykuş, pençelerini uzatıp onu kapmak üzereydi. Beyaz Karga birden kendisini uyukladığı daldan aşağıya koyuverdi.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Son anda baykuşun saldırısından kurtuldu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu saldırının ardından hemen o bölgede&lt;span style="color:black;"&gt;n &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;uzaklaştı. Kargaların bölgelerine hiçbir baykuşu&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;n &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;giremediğini anımsadı. Kargalar hep birlikt&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;e &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;hareket ettikleri için baykuşlar onları&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;n&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;topluca &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;bulundukları yere gelemiyorlardı. Ama az öncek&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;i&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;baykuş onu tek başına görünc&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;e &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;hemen avlamak istemişti.&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, doğruca kendi sürüsünün bulunduğu bölgeye gitti.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Hiç değilse orada baykuş korkusu olmadan geceleyebilirdi. Uçarak ailesinin kaldığ&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;ağaca doğru gitti. Tam ağaca konacaktı k&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;i &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;birden üzerine beş altı karganı&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;n geldiğini gördü. &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Kargalar yıldırım gibi geliyorlardı. Besbelli onu tanımamışlardı ve saldıracaklardı. En önde de babası ile amcası vardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, onları tanıyınca bağırdı:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Heeeeeey, babaaaaaaaa... amcaaaaaaaa! Durun, beni tanımadınız mı? Ben Sıskaaaaaaaaaa!.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska’nın tanıdık sesini duyunca babası ile amcası çok şaşırdılar. Saldırma&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;k&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;üzere oldukları yabancı beyaz kuşun&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;sabahtan beri aradıkları Sıska olduğun&lt;/span&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;u&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;anlamışlardı. Hepsi bir ağacın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;üzerine kondular. Diğer kargalar çok şaşkınlardı. Dönüp dönüp Beyaz Karga’ya bakıyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sonunda babası konuştu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu ne hal, Sıska? Kendine ne yaptın böyle? Kireç kuyusuna mı girdin? Tüylerin neden bembeyaz oldu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Kireç kuyusuna falan girmedim,baba. Siyah tüylerimden kurtulmak istiyordum ya... Şu ilerideki durgun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;suda rastladığım bir kurbağa bu isteğimi gerçekleştirdi. Bundan sonra tüylerim işte böyle beyaz olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neeee? Bundan sonra bu garip kılıkta mı dolaşacaksın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden garip olsun canım. Beyaz tüylü kuş görmedin mi sen? Her yanda bir sürü beyaz kuş var. Güvercinler, ördekler, kazlar, doğanlar, balıkçıllar... Bunların arasında bir sürü beyaz kuş var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Baba Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bir sürü beyaz kuş var. Ancak onların hepsi doğuştan öyleler. Hiçbirisi senin gibi sonradan başka bir kılığa bürünmedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ha doğuştan, ha sonradan... Ne değişir! Sonuçta tüylerim beyaz oldu ya, önemli olan bu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Baba karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yavrum, bu işler böyle olmaz. Senin tüylerin beyaz olunca başına bir sürü kötü iş gelir. Bak, az önce bağırmasaydın sana saldıracaktık. Seni beyaz baykuş sandık. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Beni beyaz baykuş mu sandınız?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet. Aynen öyle. Sen hiç beyaz karga gördün mü şimdiye kadar?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Baba Karga:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Beyaz baykuş bizim can düşmanlarımızdan birisidir. Başkaları seni&lt;br /&gt;başka kuşlara benzetirler. Hiç kimseye derdini anlatamazsın. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bütün bunları biliyorum babacığım. Bugün bütün öğlenden sonra koşturup durdum. Ancak kimseye derdimi anlatamadım. Herkes benden kaçıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Baba karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gördün mü bak! O zaman neden bu işten vazgeçmiyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi de henüz kimse beni tanımadığı için böyle oldu. Ancak kendimi tanıtınca herkes benim yeni durumuma alışacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O sırada Sıska’nın yaşlı amcası Sert Gaga söze karıştı:  &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;  &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yanlış düşünüyorsun yavrum. Diğer kuşlar seni tanıyınca fazla bir şey değişmez. Kendisi olmayı bırakıp başkalarına benzemeye çalışan birisini kimse sevmez. Sen bu beyaz tüylerinle biz kargaları küçümsemiş, bizleri beğenmemiş&lt;br /&gt;oluyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden sizleri küçümseyeyim canım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sert Gaga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen istemesen de sonuç bu oluyor. Bizi küçümseyen, bizi beğenmeyen birisini biz neden sevelim! Üstelik de başkalarını taklit eden görgüsüz birisini... Kargaların çoğu böyle düşüneceklerdir. Bu nedenle de kimse seninle arkadaşlık etmek istemeyecektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden öyle olsun canım. Arkadaşlarım yalnızca tüylerim beyaz diye benden&lt;br /&gt;uzaklaşmazlar ya.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Orası hiç belli olmaz kardeşim. Bence sen bu konuyu iyice düşün. Sonra pişman olmayasın. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ertesi gün Beyaz Karga, kargaların arasında dolaşmaya başladı. İlk başlarda herkes onunla konuşuyordu. Çünkü daha önce böyle bir şey görmemişlerdi. &lt;/span&gt;Herkes ona bu işin nasıl olduğunu, bundan memnun olup olmadığını soruyordu. Beyaz Karga, kendisine sorulan sorulara yanıt veriyor, herkesin merakını gidermeye çalışıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Öğlenden sonra Beyaz Karga’ya olan ilgi sona erdi. Herkes olayın aslını öğrendikten sonra onunla konuşmayı kesti. Zaten kargaların hiçbirisi onun beyaz tüylerini övmemişti. Güzelliğinden söz eden de olmamıştı. Tam tersine, herkes ona yan yan bakıp kıs kıs gülüyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga, kargaların kendisini küçümsediklerini, arkasından kendisiyle alay ettiklerini hemen anladı. Tabii buna çok üzüldü. Uzun uzun düşündü. Sonunda kardeşinin yanına gitti:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gürbüz, şu beyaz güvercinlerin yanına gider misin? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne var, orada ne yapacağım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Beyaz Karga:&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Arkadaşım İnci’yi tanıyorsun. Ona söyle de dere kıyısına gelsin. Onunla&lt;br /&gt;hemen görüşmek istiyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden kendin gidip konuşmuyorsun? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aman Gürbüz, ne kadar anlayışsızsın! Bu halimle onların yanına yaklaşamıyorum. Beni görür görmez kaçmaya başlıyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haaa, öyle ya! Hah hah ha... Sen beyaz bir kargasın, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kardeşinin sinirlendiğini gören Gürbüz, hemen yola çıktı. Yarım saat&lt;br /&gt;sonra geri gelip Beyaz Karga’yı buldu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tamam, söyledim. İnci, az sonra dediğin yerde olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ona tüylerimin beyaz olduğunu söyledin, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gürbüz:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Söyledim canım, merak etme. Her şeyden haberi var.  &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;  &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çok teşekkür ederim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Az sonra Beyaz Karga, dere kenarına gitti. Arkadaşı İnci, onu bekliyordu. İnci, Beyaz Karga’ya şaşkın şaşkın bakıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Merhaba, İnci. Nasılsın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Merhaba, İyiyim. Ya sen nasılsın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben de iyiyim. Nasıl, tüylerimin yeni rengini beğendin mi?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eeeee, şey... Ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok şaşırdım. Bu kılığa girmek nereden aklına geldi?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çoktandır bunu istiyordum. Rastladığım bir kurbağa bunu sağladı. Sizinki&lt;br /&gt;gibi bembeyaz tüylerimin olmasını çok istiyordum. Ne dersin, böyle daha güzel&lt;br /&gt;olmamış mıyım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bilemiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Galiba beyaz tüylerim pek hoşuna gitmedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne bileyim. Benim arkadaşım Sıska böyle değildi. Senin bu durumuna alışmam gerek belki de... Biraz zaman geçsin bakalım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Beni arkadaşlarının yanına götürür müsün? Bakalım onların bana yaklaşımı nasıl olacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gerçekten bunu istiyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet istiyorum. Beyaz güvercinlerin beyaz tüylü bir kuşa nasıl davranacaklarını çok merak ediyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bana kalırsa şaşıracaklardır. Senin bu durumunun pek hoşlarına gideceğini sanmıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;– Ama neden? Daha önce kaç kez onlarla birlikte oldum. Çoğu beni seviyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette seni seviyorlar. Ama İnci’nin arkadaşı bir karga olarak... Oysa şimdi sen bir karga değil, güvercin olmaya özenen yabancı bir kuş olmuşsun. Bu nedenle seni yadırgayabilirler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;–Neyse, bir gidelim bakalım. Neler olacağını orada görürüz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;İnci ile Beyaz Karga, havalandılarl. Az sonra da beyaz güvercinlerin bulunduğu bölgeye indiler. İnci, güvercinlerin yanına giderek onlara durumu anlattı. Beyaz güvercinler olayı şaşkınlıkla karşıladılar. Merakla gelip Beyaz Karga’yı sorguya çekmeye başladılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İlk soru soran İnci’nin kardeşi Zümrüt oldu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden bir karga gibi değil de bir güvercin &lt;/span&gt;gibi olmak istiyorsun? Karga olmaktan utanıyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır. Karga olmaktan neden utanayım? Ben yalnızca siyah tüylerimden&lt;br /&gt;hoşlanmıyordum. Beyaz rengi daha çok sevdiğim için böyle olmayı istedim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İnci’nin annesi söze karıştı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi ama siyah tüyler, karga olmanın en belirgin işareti. Sen, siyah tüyü istemeyince karga olmayı da istememiş oluyorsun. Zaten bu durumunla kargalar seni kendilerinden birisi saymazlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, ne yazık ki öyle. Kargalar beni bu biçimde kabul etmiyorlar. Dünden beri onlarla bir türlü anlaşamadım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sanırım benim kargaları küçümsediğimi ve onları beğenmediğimi düşünüyorlar. Oysa ben böyle düşünmüyorum ama onlar beni yanlış anlıyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haklılar. Ben şimdi kalkıp simsiyah tüylerle buraya gelsem ne olur? Buradaki hiç kimse bana alışamaz. Bana hep kuşkuyla bakarlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga ile güvercinler bu biçimde epey tartıştılar. Daha sonra güvercinler dağıldı. Beyaz Karga’ya olan ilgi azaldı. Çok geçmeden Beyaz Karga, güvercinler arasında huzursuz olmaya başladı. Güvercinler ona küçümeyerek ve alay eder gibi bakıyorlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İlk kez gördükleri bu durum karşısında güvercinlerin çoğu, kıs kıs gülüyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Tıpkı kargalarda olduğu gibi, güvercinler arasında da Beyaz Karga’yı öven çıkmamıştı. Kimse onun tüylerinin güzelliğinden söz etmiyordu. Bir süre sonra Beyaz Karga, bütün güvercinlerin kendisine küçümseyerek baktıklarını anladı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Çok geçmeden İnci’nin annesi onu bir kenara çekti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yavrucuğum, neden böyle bir şeyi yaptın? Tutmuş tüylerini beyaza boyatmışsın aklın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sıra bize benzeyeceksin! Hiç öyle şey olur mu? Sen bir kargasın. Önceden ne kadar sevimli ve ne kadar güzeldin. Bir karga olarak herkes seni&lt;br /&gt;seviyordu, sana saygı duyuyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya şimdi?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu hâlinle yalnızca başkalarının alay konusu olabilirsin. Kimse beyaz bir kargaya alışamaz. Sen her zaman garip bir yaratık olarak kalırsın. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ama bu ayrımcılık değil mi? Neden benim kim olduğuma değil de tüylerime bakarak beni değerlendiriyorlar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çok güzel bir konuya değindin. Söylediklerinde çok da haklısın. Hiç kimseyi&lt;br /&gt;tüyünün renginden, biçiminden, güzelliğinden ya da çirkinliğinden dolayı ayırmamak gerekir. Önemli olan onun kişiliği, kendi değeridir. Bunda anlaştık mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, dediklerinize katılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Madem bu dediklerim doğru, o zaman sana soruyorum: sen neden siyah tüylerinden mutsuzluk duydun da beyaz tüyler edinmek istedin? Seni sevenler, seni siyah tüylerinle birlikte seviyorlardı. Sen beyaz tüylere kavuşarak kendin olmayı değil de başkaları gibi olmayı neden istedin? Önemli olan bir canlının kişiliği, kendi değeri değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eeeee, şeyyyyy, ben...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Anne güvercinin bu sözleri karşısında Beyaz Karga, önce kekeledi sonra sustu. Epey düşündü. Ancak anne güvercine söyleyecek hiçbir şey bulamadı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu konuşmanın ardından Beyaz Karga, güvercinlerin yanından ayrıldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Üçüncü günün sonunda Beyaz Karga, kurbağayı gördüğü yere gitti. Heyecanla&lt;br /&gt;kurbağanın gelmesini bekledi. Çok geçmeden kurbağa sudan başını çıkardı. Bir&lt;br /&gt;büyük yaprağın üzerine çıkarak Beyaz Karga’ya seslendi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Merhaba, dostum. Nasılsın?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Karga:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hiç sorma, iyi değilim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne oldu? Beyaz tüylerinden memnun değil misin? Onlara kavuşunca çok mutlu olacağını söylüyordun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Hatırlıyor musun, bana “&lt;span style="color: rgb(34, 30, 31);"&gt;Başkalarına benzemek istemen anlamsız. Üstelik gereksiz... Başkalarına benzeyeceğine kendi güzelliklerini fark etsen daha iyi olur.&lt;/span&gt;” demiştin.   &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;  &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen haklıymışsın. Ben başkalarına öykünerek kendi değerimi küçülttüm. Lütfen beni eski durumuma döndürür müsün?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa, üzerinde durduğu yapraktan suya atladı. Daha sonra başını sudan çıkartıp Beyaz Karga’ya su püskürttü. Kurbağanın püskürttüğü sular üzerine gelir gelmez Beyaz Karga’nın tüyleri eskisi gibi simsiyah oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kurbağa suya dalarken:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Üç günde bu sonuca ulaşmana çok sevindim. Sana yaşamında mutluluklar dilerim, dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sıska:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çok teşekkür ederim. Sayende artık kendimle barıştım!  &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;  &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 173, 239);"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;–&lt;/span&gt;SON &lt;span style="color:black;"&gt;–  &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;  &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-1341493982908145783?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/1341493982908145783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=1341493982908145783' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/1341493982908145783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/1341493982908145783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/beyaz-karga.html' title='Beyaz Karga'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-qLEssqgI/AAAAAAAAAtY/aipQcASAH3Y/s72-c/beyaz-karg.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-3749225366213139914</id><published>2010-01-02T12:16:00.001-08:00</published><updated>2010-01-03T07:48:53.418-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Angut Kuşu/3. sınıf-Tam metin'/><title type='text'>Angut Kuşu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-p1SGA-oI/AAAAAAAAAtQ/SZl3wFKVaOo/s1600-h/angut.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-p1SGA-oI/AAAAAAAAAtQ/SZl3wFKVaOo/s320/angut.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422239209232595586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta name="Title" content=""&gt; &lt;meta name="Keywords" content=""&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt; &lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt; &lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;link rel="File-List" href="file://localhost/Users/imac/Library/Caches/TemporaryItems/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt; &lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:documentproperties&gt;   &lt;o:template&gt;Normal&lt;/o:Template&gt;   &lt;o:revision&gt;0&lt;/o:Revision&gt;   &lt;o:totaltime&gt;0&lt;/o:TotalTime&gt;   &lt;o:pages&gt;1&lt;/o:Pages&gt;   &lt;o:words&gt;3378&lt;/o:Words&gt;   &lt;o:characters&gt;19256&lt;/o:Characters&gt;   &lt;o:lines&gt;160&lt;/o:Lines&gt;   &lt;o:paragraphs&gt;38&lt;/o:Paragraphs&gt;   &lt;o:characterswithspaces&gt;23647&lt;/o:CharactersWithSpaces&gt;   &lt;o:version&gt;11.1282&lt;/o:Version&gt;  &lt;/o:DocumentProperties&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotshowrevisions/&gt;   &lt;w:donotprintrevisions/&gt;   &lt;w:displayhorizontaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayHorizontalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:displayverticaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayVerticalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:usemarginsfordrawinggridorigin/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt; &lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Times New Roman"; 	panose-1:0 2 2 6 3 5 4 5 2 3; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:50331648 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 3.0in right 6.0in; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} table.MsoNormalTable 	{mso-style-parent:""; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.0pt 842.0pt; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;!--StartFragment--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:18pt;"&gt;&lt;b&gt;ANGUT KUŞU&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;                      &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Küçük kasabanın meydanındaki çardaklı kahvenin bahçesinde iki arkadaş tavla oynuyordu. Oyunculardan birisi eczacı Salim, diğeri öğretmen Necmi’ydi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hooooop şu kapıyı da aldık mı, senin işin bitiktir Salim efendi!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen öyle san, ben şimdi sana öyle bir oyun edeceğim ki bir daha benimle tavla oynamaya tövbe edeceksin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Oyuncuların ikisi de doğma büyüme bu kasabalıydı. Çocuklukları birlikte geçmiş, ilkokulu ve liseyi bu kasabada okumuşlardı. Daha sonra üniversiteyi birlikte İzmir’de okumuşlardı. Üniversiteyi bitirince birisi eczacı, diğeri öğretmen olmuştu. Ardından değişik yerlerde çalışmışlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim, altı yıl İzmir’de eczacılık yapmıştı. Daha sonra memleket hasretine dayanamayınca kasabaya dönmüştü. Dört yıldır kasabada eczane işletiyordu. Necmi ise kasabaya yeni gelmişti. Daha önce uzun yıllar Doğu’da ve İç Anadolu’da köy okullarında görev yapmıştı. İkisi de evlenmişti. İkisinin de çocukları vardı. Salim’in iki kızı vardı. Necmi’nin ise bir oğlu ve bir kızı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Sonunda tavla oyununu&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Salim kazanmıştı.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Oyun sona erince tavlayı gürültüyle kapattılar. Salim, bir süre Necmi’yi kızdırdı. Daha sonra sohbete başladılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Salim, burada nasıl vakit geçiyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hafta içi işlerim yoğun oluyor. Boş kaldığım yok ki... Akşamları bazen buraya geliyorum. Bazen de arkadaşlarla takılıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ya hafta sonları?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eğer bizim eczane nöbetçi değilse genellikle ava gidiyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ava mı, ne avı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bildiğin av işte... Kuş, tavşan, ördek, keklik avı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne zaman başladı bu merak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biliyorsun benim babam avcıydı... Küçükken onunla az ava çıkmamıştım. Babam ölünce tüfekleri ve köpekleri bana kaldı. Bir iki kez ava çıktım, derken iyice merak saldım. Öylece devam ediyorum işte... Haaa, bak iyi aklıma getirdin.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bu hafta sonu ördek avına gideceğim. Sen de gelsene!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ava mı? Yok, olmaz!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden? Gelsene, çok zevkli oluyor...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben öyle zevk istemem... Güzelim hayvanları öldürmekten ne zevk alınabilir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;anlamıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O yüzden mi avdan hoşlanmıyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bence avcılık berbat bir iş... Zavallı hayvanları vurmak için saatlerce taban tepiyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Seni gören de kasaptan et almadığını, tavuk falan yemediğini sanacak... Ördek vurmak kötü de tavuk, kuzu kesmek iyi mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi ama onları ben öldürmüyorum ki! Zaten onları kesip tezgaha getiriyorlar.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Oysa av öyle değil... Elimde tüfek hayvanların canını ben alıyorum. Bu hiç hoşuma gidecek bir iş değil doğrusu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neyse, bu konuyu tartışmak uzun sürer.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Herkesin görüşü kendine... Ancak benim av işini sen fazla ciddiye aldın. Sanıyormusun ki ben her ava gidince onlarca ördek, kuş, tavşan vuruyorum... Yooooo, çoğu zaman&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bir tane bile hayvan vurmadan geri dönüyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman ne diye ava gidiyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim için dağ tepe yürümek iyi bir spor oluyor. Doğada uzun yürüyüş yapıyorum. Çoğu kez de yürüyüş yolunu ırmağa ve göl kıyısına kadar uzatıyorum. Orada balık tutuyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gerçekten mi? Bak, o zaman olabilir. Hafta sonları uzun yürüyüşler yapmak, doğada gezmek benim de hoşuma gidiyor. Hem benim oğlum Zeki de bu çevreyi gezip görmek istiyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O zaman ikiniz&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;birlikte gelin... Hem gezeriz, hem avlanırız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biz gezeriz... Avlanmana karışmayız!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Böylece iki arkadaş hafta&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sonu için sözleştiler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi öğretmen, hafta sonu gezmeye gideceklerini söyleyince oğlu Zeki çok heyecanlandı. Birbiri ardına babasına sorular sormaya başladı. Zeki, üçüncü sınıfa gidiyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne gezisi bu baba, nereden çıktı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim çocukluk arkadaşım Salim amcan var ya, işte onunla ava gideceğiz. Hafta sonları ava çıkıyormuş...&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Biz de onunla birlikte çevrede gezeceğiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Senin de tüfeğin olacak mı? Sen de avlanacak mısın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır oğlum. Ben avcı değilim... Hayvanlara ateş etmekten hoşlanmıyorum.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Biz seninle oltalarımızı alırız. Belki göl&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kıyısında balık tutarız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Göl kıyısına mı gideceğiz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Salim amcanın demesine göre ırmak, göl, orman, ova... Her yere girip çıkacağız. Senin anlayacağın pazar günü epey yorulacaksın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben hazırım, sen merak etme baba. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Pazar günü baba oğul erkenden, daha hava aydınlanmadan uyandılar. Çantalarını akşamdan hazırlamışlardı. Hemen evden çıktılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu saatte dışarıya çıkmaya alışkın olmayan Zeki, oldukça şaşkındı. Merakla neler olacağını bekliyorlardı. Az sonra kasabanın dışında Salim ile buluştular. Salim’in yanında av köpeği Zıpkın vardı. Zıpkın, tam bir tazıydı ve gerçekten zıpkın gibi bir hayvandı. Yerinde duramıyordu. Zincirini serbest bıraksalar ok gibi yerinden fırlayacağı belliydi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hızlı hızlı yürüyerek ormana doğru ilerlemeye başladılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ormana mı gidiyoruz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yok canım. Ormanda avlanmak yasak... Biz ormanın kıyısından geçip göl tarafına doğru gideceğiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ormanda avlanmak yasak mı? Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Avcılık yapmanın çok sıkı kuralları var Zeki. Öyle her canı isteyen eline silah alıp ava çıkamaz. İstediği yerde istediği hayvanları avlayamaz. Avlanmaya kalkarsa ceza yer. Hatta tüfeğine el bile konulabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Vay canına!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette oğlum. Salim amcanın elindeki tüfeği görmüyor musun? O tüfekle birçok hayvan vurulabilir. Salim amcan gibi yüzlerce avcının olduğunu düşün. Bu kadar avcı sürekli avlansa dağda, bayırda, ormanda canlı hayvan kalır mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kalmaz mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kalmaz... O nedenle yılın belli aylarında belli hayvanların avlanması yasaktır. Bazı bölgelerde ise avlanmak her zaman yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Niye?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayvanların üreme döneminde avlanma olursa bu&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;onları tümüyle ortadan kaldırır. Bu nedenle bunlara dikkat edilir. Bazı bölgelerdeki hayvanların&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sayısı çok az. O yüzden onların avlanması her zaman için yasaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bana kalsa avcılığı tümden yasaklamak gerekir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi bu konuyu burada tartışmayalım bence...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bugün ne avlamayı düşünüyorsun Salim amca?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu günler ördek avı için en uygun zaman...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Buralarda ördek bol&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;oluyor mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ülkemizde birçok ördek türü var. Bunlardan benim bildiklerimden bazıları şunlar: dalıcılardan patka, elmabaş, altıngöz, dikkuyruk, pasbaş ve denizalası... Bataklık ördeklerinden bildiklerim ise; yeşilbaş, kaşıkgaga, kılkuyruk, macar ve çamurcun. Belki arada adını saymayı unuttuğum da vardır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Vay canına ne kadar çok ördek türü varmış? Bu dalıcılar ile bataklık ördekleri ne oluyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Dalıcılar, suya diklemesine ve iyi dalarlar. Suyun dibindeki yengeçleri, karidesleri, yakalayabildikleri balıkları yerler. Bataklık ördekleri ise pek suya dalmazlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunlar birbirlerinden farklı tipte mi oluyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Evet, dalıcı ördeği sudayken ya da havadayken bataklık yada çipil&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ördeğinden kolayca ayırabiliriz. Dalıcı ördeklerin boyun kısımları bataklık ördeğine&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;göre daha uzundur. Vücudunun arka kısmı ise kısadır. Bataklık ördeklerinde ise bu durum tam tersidir. Ayrıca dalıcı ördeklerin kanatları bataklık ördeklerine oranla daha kısadır. Dalıcı ördekler diğerlerine nazaran daha hızlı uçarlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ördek avı kolay mı Salim amca?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hayır, oldukça zordur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bir kere ördekler çok hızlı uçarlar. Arkandan gelen bir ördek sürüsünü bir anda yüz metre önünde atış menzili dışında bulabilirsin. Bazen o kadar hızlı&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;geçerler ki onları göremezsin bile. Yalnızca ördeğin kanat seslerini duyarsın ve gözlerinin neden daha iyi görmediğine lanet edersin. Ancak sorun gözlerinin kötü olmasında değil, ördeğin kanatlarının çok iyi olmasındadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bak buna sevindim işte!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Dahası var dostum. Ördeğin görme yeteneği bizden çok daha fazladır.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bizim algılayamadığımız renkleri ve hareketleri çok uzaktan ayırt edebilir. Bu yüzden ördek avı için kamuflaj ve gizlenme çok önemlidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kamuflaj dediğin şu askerlerin çalıları ve yeşil dalları üstlerine bağlayarak yaptıkları gizlenme mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet. Kamuflaj dendiğinde ilk akla her avda giydiğimiz ya da kullandığımız koyu yeşil ve kahverengi desenli giysiler gelir. Bu desende bir yağmurluğu ya da parkayı sırtımıza geçirir sazın arasında ya da sandalda ördeği öylece bekleriz. Sazların arasına uygun kamufle olmuş, mührelerini düzgün sıralamış ve sabırlı her avcı doğru yerde ise er geç ördek vurabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu mühre dediğin ne oluyor Salim amca?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Mühre, bizim önceden yakaladığımız ve canlı olarak bir yere bağladığımız kuştur. Bu hayvanlar çok dikkatli ve ördeklerle dost yaşayan, yemlikleri onlarla paylaşan kuşlardır. Doğal yaşam sırasında en küçük bir tehlike sırasında havalanarak tehlikeyi çevreye&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;belli ederler.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bu nedenle mührelerin olduğu bir yere ördek korkmadan gider. Mührenin varlığı ördek açısından ortalığın güvenli olduğu anlamına gelir. Bu nedenle mühreler&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ördek avını kolaylaştırırlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu var ya, resmen hainlik! Zavallı kuşları başka kuşlarla aldatıyorsunuz. Siz avcılara hiç güven olmaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne yapalım, yoksa ördekler bizden daha becerikliler. Onları avlamak için tuzak kurmak zorundayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eeee, Salih amca, hani senin mühren yok ki!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bugün mühre ile avlanmayacağım. Mühre bulmak zor iş, onlarla uğraşamam. Ben şimdi geçit avı yapacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- O nasıl bir şey?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Rastgele üzerimden ördek geçmesini bekleyeceğim. Ördekler havadayken, yani geçerken&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;onları vurmaya çalışacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Başka ördek avlama yöntemi var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bir de parlama yöntemi var. Parlama avı, sandalla sazların içinden ya da kenarından ilerleyerek yerden kalkan kuşlara ateş etme biçiminde yapılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu arada yürüye yürüye orman kıyısına gelmişlerdi.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ormanın içine girmeden yürümeye devam ettiler. Yaklaşık iki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;saatlik bir yürüyüşten sonra ormanı terk ederek ileride görünen göle doğru yürümeye başladılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu sırada Salim, Zıpkın’ı serbest bırakmıştı. Zıpkın, bir ok gibi fırlamış sağa sola koşmaya başlamıştı. Bazen gözden kayboluyor, yalnızca havlayan sesi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;duyuluyordu. Çok geçmeden o kadar uzaklaşıyordu ki sesi bile duyulmaz oluyordu. O sırada Zeki telaşlanıyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Salim amca, Zıpkın kaybolmasın? Bak, artık sesi duyulmuyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Merak&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;etme Zeki, kaybolmaz. Onda öyle bir burun var ki buradan bir günlük mesafede olsak bile kokumuzu alır ve bizi bulur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Köpeklerin burnu o kadar hassas mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, bunu sana şöyle anlatabilirim. Bizim beynimizde koku ile ilgili hücreler beynimizin yirmide birini kaplar. Köpeklerdeki koku hücreli ise beyinlerinin üçte birini kaplar! Yani onlar bizden onlarca kez daha iyi koku alırlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek öyle... Peki bizi nasıl takip edebiliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ayakkabına ayak kokun siner ve bu koku bastığın yere geçer. Köpek üstün koklama yeteneğiyle yerdeki o kokulardan senin izini bulabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O sırada Zıpkın’ın sesi yaklaşmaya başladı. Az sonra da göründü. Hızla Salim’e doğru geldi. Daha sonra yerinde dönerek ileriye doğru birkaç adım attı. Salim’e baktı, ardından yeniden yerinde döndü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Zıpkın av bulmuş, ben gidiyorum. Siz de biraz mesafe bırakarak arkamdan gelin. Ama bana fazla yaklaşmayın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim bu sözlerin ardından hızlı hızlı Zıpkın’ın ardı sıra gitmeye başladı. Neredeyse koşuyordu. Onu gören Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Hıh, sanki ona yaklaşabilirmişiz gibi... Şuna bak, adeta koşar adım gidiyor. Ben yorgunluktan bittim. Onun kadar hızlı gidemem doğrusu...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben de çok yoruldum baba... Avcı olmak kolay değil baksana!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Önde Zıpkın, ardında Salim hızlı hızlı göle doğru gidiyorlardı. Çok geçmeden ikisi de gözden kayboldular. Necmi ile Zeki, onların gittiği yönde yürümeye devam ettiler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Yaklaşık 15 dakika sonra Salim ile Zıpkın’ı ileride gördüler. Zıpkın hafifçe çömelmişti. Salim ise tüfeği omuzuna dayamış nişan alıyordu. Bir dakika geçmeden bir patlama sesi duyuldu. Daha sonra Zıpkın ok gibi fırladı. Onun ardından da Salim koşmaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi ile Zeki, heyecanlanmışlardı. Hızlanarak onların gittiği yöne doğru koştular. Biraz sonra Salim, iki elinde birer ördek sallayarak onlara doğru gelmeye başladı. Zıpkın sevinç içinde onun çevresinde daireler çiziyordu. Bir iki dakika sonra karşı karşıya geldiler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim elindeki ördekleri sallayarak keyifle bağırdı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Heeeeeeyt beeeeeee, bakın, bir atışta iki ördek!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi ile Zeki, onun yanına gelmişlerdi. Gerçekten Salim’in iki elinde birer ördek vardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Şaşıran Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu nasıl iş Salim amca, bir kez&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ateş ettin iki ördek vurdun? Sen nasıl kurşun kullanıyorsun böyle?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tek kurşun yeğenim... Bir kurşunla işi bitirdim!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi de bu nasıl oldu arkadaş, ben de anlamadım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu arada Salim, sırt çantasını çıkardı. Elindeki ördeklerden birisini çantanın içinden çıkarttığı bir poşete koydu. Sonra da poşeti çantaya koydu. Daha sonra diğer ördeği kucağında tutarak Zeki’nin yanına geldi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yeğenim, attığım kurşun ile bunun eşini vurdum. Bunu da onun başında sağ olarak yakaladım. Bak, bu ördek ölü değil!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Gerçekten Salim’in kucağındaki ördek canlıydı. Ördeğin tüyleri açık kahverengi ile kiremit rengi arasındaydı. Boynuna doğru üzerindeki tüylerin rengi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;turuncuya dönüyordu. Hayvanın başındaki tüyler ise beyazdı. Gagası gri renkliydi ve biraz uzundu. Ayakları kahverengiydi. Çok güzel bir hayvandı. Salim’in kucağında uslu uslu duruyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl? Eşini vurdun ve bunu da eşinin başında mı yakaladın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet yeğenim, aynen öyle oldu. Şimdi sen bunun nasıl olduğunu, silah sesini duyunca bunun neden kaçmadığını soracaksın, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sana yanıtım kısa olacak: çünkü bu bir angut!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Angut mu? Angut da neymiş?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neeeee, angut bu mu? Demek angut bu ha!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki, şaşkınlıkla&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;babasına baktı ve sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Baba, sen angutu tanıyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ben angutu tanımıyorum oğlum ama angut adını çok duydum. Bu sözcük genellikle kötü anlamda kullanılır. Aptal, anlayışı kıt, söyleneni anlamayan, aval&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;aval bakan insanlara angut denir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Angut musun sen!”, “Neden öyle angut angut bakıyorsun!”, “Angut gibi bakma bana!” falan gibi, değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, ama ben angutun bir ördek olduğunu bilmiyordum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şimdi öğrendin işte.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi uzanıp ördeği Salim’in elinden aldı ve okşamaya başladı. Sonra şaşkınlıkla Salim’e baktı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi de bu güzelim hayvanın o kaba deyişlerle ne ilgisi var? Neden bunun adını öyle kullanıyoruz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Aslında bu hayvana yapılan bir haksızlık bu... Bunun aptal olduğunu kimse söyleyemez. Bütün ördekler gibi bu da uyanık bir kuştur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi de o benzetme nereden çıkıyor o zaman?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bunlar eşlerine çok bağlı hayvanlardır. Bir angut öldüğünde diğer eş onun başucundan ayrılamaz. Eşini ister yırtıcı bir hayvan, ister bir insan kurşunu, isterse de elektrik çarpması öldürmüş olsun... Ölen angut kuşunun eşi gelir,&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ölen eşinin başucuna konar. Üzüntüden kaskatı kesilir, eşinin ölümüne öylece bakar durur... Bir daha kıpırdamaz, öylece orada kalır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek az önce sen eşini vurunca bu da kaçmayıp onun başına geldi, öyle mi Salim amca?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öyle yeğenim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sen de onu yakaladın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki bunu büyük bir öfkeyle söylemişti. Bu bağırmanın ardından Zeki ağlamaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi de çok duygulanmışdı. Ağlayan oğluna bir süre baktı. Onun da gözleri yaşarmıştı. Neredeyse ağlamak üzereydi. Onların bu durumunu gören Salim de duygulanmıştı. Birden yaptığından utanç duymaya başladı. Sessizce arkasını dönüp göle doğru yürümeye başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi, kenardaki büyük bir incir ağacının altına oturdu. Kucağında tuttuğu angutu okşamayı sürdürüyordu. Çok geçmeden Zeki de yanına geldi ve angutu okşamaya başladı. Zavallı hayvan, okşamalara hiçbir tepki vermiyordu. Necmi’nin kucağında uslu uslu duruyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki’nin ağlaması durmuştu. Gözlerini oğuşturarak babasına sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Babacığım, onu ne yapacağız? Salim amca onu kesecek mi yoksa?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sanmıyorum oğlum... Baksana o da üzüldü ve utandı. O yüzden buradan uzaklaştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Onu serbest bırakalım babacığım. Eşi öldü ama o kurtulsun bari!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haklısın oğlum. Bence de en uygunu bu. Salim de buna karşı çıkmaz sanırım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi, ayağa kalktı. Biraz ileriye yürüdü. Daha sonra kucağındaki angutu yere bırakıp yanından uzaklaştı. Gelip ağacın altında oturan Zeki’nin yanına oturdu. İkisi birlikte anguta bakmaya başladılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Angut, Necmi’nin bıraktığı yerde duruyordu. Boş gözlerle yere bakıyordu. Hiçbir hareket yapmıyordu. Yaklaşık onbeş dakika geçti. Necmi ile Zeki, hiç konuşmadan kuşu seyrediyor, onun uçmasını bekliyorlardı. Ancak angut yerinden kımıldamadan Necmi’nin bıraktığı yerde duruyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Babacığım, ben onu uçurmaya çalışacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bir dene bakalım oğlum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki, yerinden kalktı. Anguta doğru biraz yürüdü, daha sonra ellerini iki yana açarak onu kovalamaya çalıştı. Birkaç kez bağırdı, ellerini kaldırdı, kuşun üzerine doğru koşar gibi yaptı. Ancak hiçbiri işe yaramadı. Angut, yerinde kımıldamadan duruyor, boş boş&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çevresine bakıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki babasının yanına geldi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Baba, bu hayvan kendinde değil sanki... Baksana, yerinden kımıldamıyor, öylece duruyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet oğlum, bunu bu halde buraya bırakamayız. Her an bir hayvan ya da düşüncesiz bir insan ona zarar verebilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi gidip angutu yeniden kucağına aldı. Daha sonra Zeki ile birlikte Salim ile Zıpkın’ın gittikleri göl tarafına doğru yürümüye başladı. Salim, göl kıyısında balık tutuyordu. Zıpkın ise çevrede dört dönüyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi, kucağında angut ile Salim’in yanına yaklaştı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne oldu, avlanmaya devam etmeyecek misin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yok, canım sıkıldı... Ömrümde ilk kez avcılıktan soğudum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki, bu hayvanı ne yapacağız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bilmem, siz karar verin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Biz onu salıvermek istedik... Yere bıraktık, kovalamaya çalıştık ama gitmiyor. Ne olacak bunun hali?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Valla bilmiyorum. Bu durumdan nasıl çıkıyorlar, çıkabiliyorlar mı hiç bilmiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Onu buralarda bırakamayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bence de bırakmayın... Yoksa birileri ona zarar verebilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;O zaman eve götürelim baba. Kardeşimle ben ona bakarız. Nasılsa kümeste tavuklarımız var. O da kümeste kalabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu yabani bir hayvan. Eve alışabilir mi bilmiyorum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- En azından denemeliyiz. Burada bırakırsak bu haliyle hiç şansı yok.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Göl kıyısında bir süre daha balık tuttular. Daha sonra da kasabaya geri döndüler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi ile Zeki, eve angutla birlikte döndüler. Hayvanın öyküsünü anlatınca Zeki’nin annesi Nevin Hanım&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ile kızkardeşi Duygu çok duygulandılar. Uzun süre sevimli angutu sevip okşadılar. O günden sonra evdeki herkes angutu yaşama döndürmek için seferber oldu. Onu neşelendirmek için herkes elinden geleni yapıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İlk günler angut, dalgın halinden sıyrılamadı. Konduğu yerde duruyor, çevresine boş boş bakıyordu. Aradan günler geçtikçe yavaş yavaş yaşama dönmeye başladı. Önüne konulan değişik yiyeceklerden yemeye başladı. Evin bahçesindeki küçük havuzda yüzüyordu. Ancak&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;hiç uçmuyordu. Evdekiler merakla onun uçup uçmayacağını bekliyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Birgün Zeki ile Duygu okuldan geldiklerinde anneleri onları heyecanla karşıladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çocuklar, gözünüz aydın, angut uçtu!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neee, uçtu mu? Yaşasııııııııın...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Duygu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Uçtu mu? Eyvaaaaaaaaaah....&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki, şaşırarak kardeşine baktı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Eyvah mı dedin, niye öyle dedin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Duygu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ama ben onu çok seviyordum. Uçup gittiyse onu bir daha göremeyeceğim demektir. Buna çok üzüldüm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki bahçedeki havuzda yüzen angutu kardeşine gösterdi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- İyi ama&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;baksana angut orada!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Duygu hemen koşarak havuzun oraya gitti. Atılıp angutu sudan kucağına aldı. Sevip okşamaya başladı. Bir yandan da heyecanla annesine sorular soruyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Anneciğim, gerçekten uçtu mu? Uçtuktan sonra geri mi geldi? Demek artık bizden hiç ayrılmayacak, öyle mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Nevin Hanım:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet Duygu, dediğin gibi oldu. Bahçedeydi, birden kanatlarını hızlı hızlı çarparak havalandı. Kısa bir süre sonra da uçtu gitti. İlk uçtuğunda çok sevinmiştim ama gözden kaybolunca doğrusu çok&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;üzüldüm. Bir süre arkasından baktım... Ancak görünmedi. Bunun&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;üzerine içeriye girdim... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Duygu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek çok uzaklara gitti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Nevin Hanım:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Elbette... Bir süre ev işi yaptım. Aradan yaklaşık iki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;saat geçmişti. Bir ara bahçeye çıktım. Tam o sırada angut, süzülerek gelip havuzun kenarına kondu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Zeki:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Yaşasın, demek artık normal yaşama döndü ve bize alıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O günden sonra angut evcil bir güvercin gibi yaşamaya başladı. Bazen canı sıkılınca havalanıp kasabanın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;çevresinde tur atıyordu. Daha sonra da yeniden&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Zekilerin bahçeye iniyordu. Zamanla kasabanın meydanındaki büyük havuza da gitmeye başlamıştı. Küçük kasabadaki herkes angutun macerasını biliyordu. Bu nedenle büyük küçük herkes onu çok seviyordu. Kasaba meydanındaki büyük havuza geldiğinde herkes ona en sevdiği yiyeceklerden vermek için birbiriyle yarışıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O gün Necmi ile Salim, çardaklı kahvede sohbet ediyorlardı. Yanlarında yaşlı bir balıkçı olan Hasan Dayı da vardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Necmi, sizin angut artık kasabanın maskotu oldu. Yakında onu sizin elinizden alıp belediyenin kadrosuna geçirirlerse şaşmam.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Doğru. Herkesin gözü onda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hasan Dayı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu angutlar çok vefalı hayvanlardır, biliyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öyle&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;mi, bilmiyordum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hasan Dayı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Peki siz hiç Beyşehir Gölü balıkçılarının&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;anlattıkları angut efsanesini dinlediniz mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim ile Necmi birbirlerine baktılar. Sonra Necmi, Hasan Dayı’ya dönüp sordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne efsanesi bu Hasan Dayı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hasan Dayı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bu efsane yüzünden Beyşehir Gölü çevresinde hiç kimse angutlara kurşun atmaz, biliyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Haydi Hasan Dayı, anlat şu efsaneyi de bizi merakta koyma.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Hasan Dayı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Halk arasında dolaşan angut kuşu efsanesine göre, bir zamanlar yaşlı bir balıkçı varmış. Bu yaşlı balıkçı, bir gün Beyşehir Gölü çevresinde yaralı bir angut kuşu bulmuş. Hayvanın haline acımış ve ona bakıp iyileştirmiş. Bu olayın ardından angut kuşu, yaşlı balıkçıya alışmış ve ikisi dost olmuşlar. Kış mevsiminde günün birinde yaşlı balıkçı&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;avlanmak için Beyşehir gölüne gitmiş. Eski teknesiyle göle açılmış ve başlamış balık tutmaya. Derken birdenbire hava bozmuş ve az sonra da büyük bir fırtına çıkmış. Çok eski ve yıpranmış olan tekne, kısa sürede dalgalara dayanamamış ve parçalanmış. Yaşlı balıkçı yüzerek gölün içindeki küçük&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;adacıklardan birisinin üzerine çıkmış. Çıkmış ama kışın ortasında buz gibi sudan çıkınca donma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. Yaşlı adam çok geçmeden donmaya başlamış. Tam o sırada vefalı dostu angut kuşu yetişmiş. Angut, ada yakınlarındaki bir balıkçı kulübesinde balıkçıların ısındığını görmüş. Hemen oradan ateşli dallardan birisini kapıp yaşlı dostuna ulaştırmış. Bu yanan odun parçasıyla adadaki ağaçlardan ateş yakan yaşlı adam donmaktan kurtulmuş. Daha sonra gelen balıkçılar onu oradan götürmüşler. Bunun üzerine yaşlı balıkçı, 'Kim angut kuşuna ateş ederse, tüfeği kırılsın' şeklinde dua etmiş. O günden bu yana Beyşehirli avcılar angut kuşuna tüfek atmazlar, atarlarsa tüfeklerinin parçalanmasından korkarlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim, Necmi’ye döndü:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Desene ben ucuz atlatmışım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Salim, gel şu avcılıktan vazgeç. Bak, bizim angutun hatırı için.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Avcılıktan vaz mı geçeyim? Olamaz, imkansız bu!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden imkansız olsun dostum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çünkü ben avcı değilim!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Necmi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Nasıl avcı değilsin? Zıpkın ve tüfeğin ne oldu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Salim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Sizin angutun eşini vurduktan sonra ikisini de sattım. Aylar var ki ben artık ava çıkmıyorum. O gün sizi öyle gördükten sonra ava da avcılığa da tövbe ettim. Bir angutu daha aynı duruma düşürmeye dayanamazdım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;-&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;SON -&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;!--EndFragment--&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1900648974738719533-3749225366213139914?l=filozoftosbaga.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/feeds/3749225366213139914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1900648974738719533&amp;postID=3749225366213139914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/3749225366213139914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1900648974738719533/posts/default/3749225366213139914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://filozoftosbaga.blogspot.com/2010/01/angut-kusu.html' title='Angut Kuşu'/><author><name>Yardımcı Kitaplar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12283860909559825315</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-p1SGA-oI/AAAAAAAAAtQ/SZl3wFKVaOo/s72-c/angut.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1900648974738719533.post-6097677940790603159</id><published>2010-01-02T12:13:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T07:49:33.581-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hırsız Bukalemun/3. sınıf- Tam metin'/><title type='text'>Hırsız Bukalemun</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-pS_pDZcI/AAAAAAAAAtI/dBHv_mGY4Qs/s1600-h/hirsiz-bukel.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 218px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Q36wz8lHxCA/Sz-pS_pDZcI/AAAAAAAAAtI/dBHv_mGY4Qs/s320/hirsiz-bukel.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422238620163728834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta name="Title" content=""&gt; &lt;meta name="Keywords" content=""&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt; &lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt; &lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt; &lt;link rel="File-List" href="file://localhost/Users/imac/Library/Caches/TemporaryItems/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt; &lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:documentproperties&gt;   &lt;o:template&gt;Normal&lt;/o:Template&gt;   &lt;o:revision&gt;0&lt;/o:Revision&gt;   &lt;o:totaltime&gt;0&lt;/o:TotalTime&gt;   &lt;o:pages&gt;1&lt;/o:Pages&gt;   &lt;o:words&gt;3202&lt;/o:Words&gt;   &lt;o:characters&gt;18257&lt;/o:Characters&gt;   &lt;o:lines&gt;152&lt;/o:Lines&gt;   &lt;o:paragraphs&gt;36&lt;/o:Paragraphs&gt;   &lt;o:characterswithspaces&gt;22420&lt;/o:CharactersWithSpaces&gt;   &lt;o:version&gt;11.1282&lt;/o:Version&gt;  &lt;/o:DocumentProperties&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotshowrevisions/&gt;   &lt;w:donotprintrevisions/&gt;   &lt;w:displayhorizontaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayHorizontalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:displayverticaldrawinggridevery&gt;0&lt;/w:DisplayVerticalDrawingGridEvery&gt;   &lt;w:usemarginsfordrawinggridorigin/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt; &lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Times New Roman"; 	panose-1:0 2 2 6 3 5 4 5 2 3; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:50331648 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 3.0in right 6.0in; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} table.MsoNormalTable 	{mso-style-parent:""; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.0pt 842.0pt; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;!--StartFragment--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:18pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;HIRSIZ BUKALEMUN&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:18pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, oldukça büyük ve zengin bir meşelikte yaşıyordu. Bu meşelikte onun dışında sayısız hayvan vardı. Meşelikte kuşkusuz birçok meşe ağacı vardı. Ancak meşelerin dışında başka birçok meyve ağacı ve değişik bitkiler de bol bol vardı. Bu zengin çeşitlilik nedeniyle değişik hayvanlar burada karınlarını rahatlıkla doyurabiliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap’ın boyu 20 santimetre, kuyruğu ise 18 santimetre kadardı. Sırt tüyleri kızıl, karnı ise beyazdı. Küçük ve sevimli bir yüzü vardı. Sürekli hareket eder, neşeli sesler çıkartarak oradan oraya zıplar dururdu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Onu yerinde otururken görmek neredeyse olanaksızdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, bir meşe ağacının tepesinde çürümekte olan ağaç dallarından yararlanarak 30-40 santimetre çapında bir yuva yapmıştı. Yuvanın ağzının altta olması nedeniyle kuş yuvalarından rahatlıkla ayırdediliyordu. Yuvanın içini yosunlarla ve otlarla döşemişti. Yuvanın üstü kapalı, girişi yandandı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Aynı yuvanın benzerlerinden yakınlardaki iki ağacın üzerinde daha yapmıştı. Duruma göre her gece bu yuvalardan birisinde kalıyordu. Yuvasından ayrılmadan önce yuvanın ağzını otlarla dikkatli biçimde örtüyordu. Kızıl Sincap, çok zeki, temiz ve son derece düzenli bir hayvandı. Yiyecek yerken arka ayakları üzerine oturuyordu. Yiyeceği besini ön ayaklarının arasına alıyor ve kuyruğunu geriye kıvırıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap ağaçların üstünde rahatça dolaşabiliyordu. Yüksek dallarda koşarak hareket ederken kuyruğunu denge sağlamak için kullanıyordu. Bu arada yön değiştirmek istediğinde kuyruğunu kullanıyordu. Bir başka deyişle onun kuyruğu bir geminin dümeni ile aynı işlemi görüyordu. Kuyruğunu ağaçlardaki dallardan atlarken denge organı, güneşte gölgelik, yağmurlu havalarda şemsiye, uyurken de battaniye gibi kullanıyordu. Kısacası bol tüylü ve uzun kuyruğu onun en önemli ve en yararlı organlarının başında geliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap’ın ağaçların tepesinde dengesini sağlamasında bıyıklarının da önemli rolü vardı. Nitekim bıyıkları kesilen sincapların dengelerini koruyamadıkları görülüyordu. Kızıl Sincap, aynı zamanda bıyıklarını geceleri dolaşırken etrafta bulunan nesneleri hissetmek için de kullanıyordu.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, gündüzleri hiç yerinde durmazdı. Sürekli sağa sola gider, ya yiyecek arar ya da oyunlar oynardı. Kötü havalarda ise yuvasından pek çıkmıyordu. Tehlikeli birisini gördüğünde hemen kuyruğunu sallamaya başlıyordu. Açlığa dayanıklıydı. Kışın çok soğuk havalarda uykuya yatıyordu. Ancak bu ayılarınki gibi tam bir kış uykusu değildi. Onun uykuya yatmasındaki amaç daha az hareket ederek daha az enerji harcamaktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beslenmesi bitki ağırlıklı olmakla beraber zaman zaman küçük hayvanları da yiyebiliyordu. En çok değişik meyveler, bitki filizleri, fındık, badem, meşe palamutu, tomurcuklar, mantarlar, taze ağaç kabukları, böcekler, salyangoz, çam fıstığı, ceviz gibi yiyeceklerle besleniyordu. İğne yapraklı ağaçların tohumlarını kozalakları, fıstıkları, palamutları, vb.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;dişleri ile ısırarak çıkartıyordu. Porsuk ağacının tohumları birçok hayvan için zehirli olmasına karşın Kızıl Sincap, bu tohumları yemeyi çok seviyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Meşelikte yaşayan Kızıl Sincap, kış yaklaşırken yiyecek toplamaya hız vermişti. Uzun kış günlerinde beslenmek için olabildiğince yiyecek depolaması gerekiyordu. Bu yerler ağaç kovukları ya da kayalardaki delikler olabildiği gibi toprağın altı da olabiliyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Yerin altına gömeceği yiyecekler olarak özellikle kabukları sağlam olan ceviz, fıstık ve fındıkları tercih ediyordu. Üstelik bu yiyecekler yağlı oldukları için kışın ona ihtiyacı olan enerjiyi bol bol sağlıyordu.&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, son günlerde harıl harıl çalışıyor, bulduğu bütün sert kabuklu yiyecekleri meşeliğin çeşitli yerlerine gömüyordu. Daha sonra gömdüğü yiyecekleri mükemmel koku duyusu sayesinde kolaylıkla buluyordu. O kadar ki kışın zorlu günlerinde, 30 santimetre kalınlığındaki karın altında bile gizlediği yiyeceklerin kokusunu alabiliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, o gün de çok çalışmıştı. Yine birçok fındık, fıstık ve ceviz toplamış, bunları meşeliğin değişik yerlerine özenle gömmüştü. Hava neredeyse kararmak üzereydi. Kendi kendine mırıldandı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Şuradaki ağaçtan da biraz fıstık toplayayım. Sonra yuvama giderim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Bu düşünceyle gözüne kestirdiği çam ağacının üzerine çıktı. Bir kozalağı aldı ve içindeki fıstıkları çıkartmaya başladı. Daha sonra iki üç fıstıkla yere indi. Bir meşe ağacının yanına geldi. Ağacın dibini kazarak fıstıkları oraya saklamak istedi. Tam toprağı kazmaya başlıyordu ki birden biraz ileride toprağın üzerinde yeni kazılmış bir yer dikkatini çekti. Hemen kazılan yerin yanına gitti; çünkü daha önce oraya iki üç ceviz saklamıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Dikkatle çevreyi yokladı. Oraya gömdüğü cevizler ortada yoktu. Birisi sakladığı cevizleri almıştı. Kızıl Sincap’ın bu işe canı çok sıkılmıştı. Hemen aklına bir soru takıldı: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Acaba birisi tesadüfen mi cevizlerimi buldu? Yoksa diğer sakladığım yiyeceklere de&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;birisi mi dadandı?” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;İçine bu kuşku düşünce hemen sakladığı diğer yiyecekleri kontrol etmeye başladı. Meşeliğin değişik yerlerine gömdüğü yiyeceklerin bulunduğu yerlere tek tek gitti. Sonuç kötüydü. Kontrol ettiği on yerden dördündeki yiyecekler çalınmıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, kendi kendine söylenmeye başladı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Acaba bu hırsız kim? Bu meşelikte daha önce böyle bir olay olmamıştı. Hay aksi, ne yapacağım şimdi ben?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap, ne yapacağını kara kara düşünürken yanına arkadaşı Beyaz Kuyruk geldi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Ne oldu Kızıl, neden öyle somurtuyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Kış için gömdüğüm yiyeceklerime bir hırsız dadanmış. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Gerçekten mi? Nasıl anladın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Az önce şurada yeni kazılmış bir yer gördüm. Benim cevizlerimi sakladığım yerdi. Daha sonra diğer yiyecek sakladığım yerleri tek tek kontrol ettim. On yerden dördü kazılmış, içindeki yiyecekler alınmıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek öyle, birisi yiyeceklerini sakladığın yerleri tespit etmiş demek ki! Kuşkulandığın kimse var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet var. Şu yeni gelen Alakarga’dan kuşkulanıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neden ondan kuşkulanıyorsun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Birkaç kez onu sağı solu&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;eşelerken gördüm. Ne zaman beni görse hemen hızla kaçıyordu. Onun bu kuşkulu hareketleri dikkatimi çekiyordu. Benden bir şeyler gizlediğini düşünüyordum zaten.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Alakarga’nın yiyeceklerini aldığından nasıl emin olabilirsin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Bilmiyorum. Ama artık ona karşı daha dikkatli olacağım. Bu arada sen de dikkatli ol. Ayrıca gördüğün bütün sincaplara bu olaydan söz etmeyi unutma. Herkesin uyanık olması gerekiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Tamam, merak etme. Herkese söylerim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;O günden sonra Kızıl Sincap, çok dikkatli davranmaya başladı. Yiyeceklerini saklarken meşeliğin en ıssız köşelerini seçiyordu. Üstelik yiyecekleri saklamadan önce çevreyi dikkatle gözlüyor, kimsenin olmadığından emin olunca yiyeceğini saklıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Ancak Kızıl Sincap’ın aldığı bütün tedbirler işe yaramadı. Sakladığı yiyecekler azalmaya devam ediyordu. İşin garibi diğer sincapların sakladıkları yiyecekler de azalmaya başlamıştı. Yiyecekleri çalınan sincaplardan birisi de Beyaz Kuyruk idi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk, Kızıl Sincap’ın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yanına gelmişti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Benim yiyeceklerim de çalınmaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Öyle mi? Nasıl fark ettin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Senin yiyeceklerin çalınınca içime kurt düşmüştü. Kendi sakladığım yiyecekleri kontrol etmek istedim. Kontrol edince de bazılarının eksik olduğunu&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;anladım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Demek bu hırsız yalnızca bana dadanmamış.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Evet, üstelik bir şey dikkatimi çekti?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Neymiş o?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Beyaz Kuyruk:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;- Çalınan yiyeceklerin bulunduğu yerlerle ilgili olarak senin dikkatini çeken bir şey oldu mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;Kızıl Sincap:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;
